Devrim Lideri: Toplumsal bütünlüğe zarar veren her türlü eylem yasaktır
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i300026-devrim_lideri_toplumsal_bütünlüğe_zarar_veren_her_türlü_eylem_yasaktır
Pars Today – İslam Devrimi Lideri, Hükümet Haftası münasebetiyle yayımladığı mesajında, başta dürüst ve fedakâr Cumhurbaşkanı olmak üzere hükümetin, tüm kısıtlamalara, Amerikan-Siyonist düşmanın çeşitli komplolarına, yaptırımların ve kuşatmaların ağırlaştırılmasına rağmen gerçekleştirdiği değerli çalışmaları takdir ederek şunları vurguladı: “Kesin olarak ilan ediyorum; toplumsal bütünlüğe zarar veren her türlü eylem yasaktır.”
(last modified 2026-08-29T06:26:53+00:00 )
Ağustos 29, 2026 05:22 Europe/Istanbul
  • Devrim Lideri: Toplumsal bütünlüğe zarar veren her türlü eylem yasaktır

Pars Today – İslam Devrimi Lideri, Hükümet Haftası münasebetiyle yayımladığı mesajında, başta dürüst ve fedakâr Cumhurbaşkanı olmak üzere hükümetin, tüm kısıtlamalara, Amerikan-Siyonist düşmanın çeşitli komplolarına, yaptırımların ve kuşatmaların ağırlaştırılmasına rağmen gerçekleştirdiği değerli çalışmaları takdir ederek şunları vurguladı: “Kesin olarak ilan ediyorum; toplumsal bütünlüğe zarar veren her türlü eylem yasaktır.”

Pars Today'in IRIB'e dayanarak bildirdiğine göre, İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney'in mesajının tam metni şöyledir:

بسم‌الله الرّحمن الرّحیم

Her yıl Şehriver ayının ilk haftası, İran İslam Cumhuriyeti Hükümeti'nin hizmetlerinin ele alındığı bir vesiledir. Bu yıl İran İslam Cumhuriyeti Hükümeti, Hükümet Haftası'nın, Rebîülevvel ayının iki doğumlusu (صلوات‌الله و سلامه‌علیهما و آلهما)

mübarek ve bereketli yıldönümünün günlerine denk gelmesinden dolayı iftihar etmektedir.

Bu vesileyle bütün devlet kurumlarında görev yapan aktif çalışanları ve yöneticileri, özellikle de On Dördüncü Hükümet'in dürüst ve fedakâr Cumhurbaşkanı'nı tebrik ediyor ve kendilerine kolaylıklar diliyorum. Özellikle Amerikan-Siyonist düşmanın çeşitli kısıtlamaları ve komplolarına, yaptırımların ve kuşatmaların ağırlaştırılmasına rağmen, Üçüncü Dayatma Savaş boyunca ve sonrasında halkın ihtiyaç duyduğu malların ve çeşitli hizmetlerin temini, önemli hasar görmüş noktaların onarılması ve enerji yönetimi alanlarında gerçekleştirilen değerli çalışmalar dikkate değerdir.

Ayrıca şehit Cumhurbaşkanları Recai ve Reisi'nin, şehit Başbakan Bahoner'in ve farklı dönemlerde hükümetlerde görev yapan şehit çalışan, yönetici ve bakanların; bunların başında da yaklaşık iki dönem Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmiş olan büyük ve şehit liderin hatırasını yâd etmeli, hepsi için yüce dereceler ve ilahi lütuflar dilemeliyiz.

Halka ve İslam Cumhuriyeti'nin hedeflerine hizmet etme fırsatı, kıymetli bir nimettir ve bunun hakkı gözetilmelidir. Günümüzde, «daha güçlü bir İran» hedefine ulaşmanın karşı karşıya olduğu hassas ve karmaşık şartlarda, gece gündüz süren çaba ve sürekli yenilikçiliğin yanı sıra bu hedefe ulaşmanın gerekli unsurlarından biri, İran'ın ve aziz milletinin gücünü ve kudretini açıklamak ve anlatmaktır.

Zayıflık, eksiklik ve yetersizliklerin anlatılmaya ve öne çıkarılmaya ihtiyacı yoktur; bunların giderilmesi ve çözülmesi için planlama ve eyleme ihtiyaç vardır. Bazen düşmanın morale ihtiyaç duyduğu bir dönemde kendi zayıflıklarımızı dürüstçe dile getirmek ona büyük bir yardım olur; hatta dostların ve yol arkadaşlarının gönüllerinde endişe oluşturabilir, onları şaşkın ve kararsız hâle getirebilir. Evet, bu dürüst açıklamaların dinleyicileri yalnızca halkımız ve iyi niyetli kişiler olduğunda sorun azalır. Ancak güç, kudret ve olumlu noktalar, Kur'ânî öğreti olan «و، امّا بِنِعمَة ربِّکَ فَحَدِّث» gereğince anlatılmaya ve öne çıkarılmaya muhtaçtır.

Son altı ay içerisinde düşmanla mücadelede, meydanlarda bulunmada, birlik, dayanışma ve beraberlikte gerçek değerini çeşitli şekillerde ortaya koyan aziz İran halkı, İslam Cumhuriyeti'ndeki güçlerin ve sorumlu kurumların, bu kutsal sistemin arzu edilen seviyesine ve seçilmiş milletin yüce makamına ulaşma yolunda hizmet ettiğini hissetmeye layık ve hak sahibidir.

Şüphesiz aşağıda ifade edilecek hususlar, hizmetkâr hükümetin programlarının merkezinde veya bir şekilde hedefleri listesinde bulunmaktadır ve burada zikredilmeleri yalnızca hatırlatma mahiyetindedir.

Bunların arasında enflasyon, işsizlik, fiyatların ve mal ve hizmet piyasasının yönetimi gibi ekonomik ve geçim kaynaklarına ilişkin sorunlar zincirine ciddi biçimde dikkat edilmesi; ayrıca büyüme, yatırımların artırılması ve bunların yararlı ve ihtiyaç duyulan alanlara yönlendirilmesi, üretimin canlandırılması ve nihayetinde Direniş Ekonomisi politikalarının bütününün temel eksen hâline getirilmesi gibi ekonominin diğer bazı unsurlarına özel önem verilmesi bulunmaktadır.

Bu alandaki bütün bu sorunların çözümü için temel anahtar, mümkün olduğunca yerli üretime dayanma başlığında görülmektedir. Elbette yeterli miktarda kamuya yönelik ve uzmanlık gerektiren malların bulunması kesin bir zorunluluktur. Bu nedenle yerli üretimin yeterli düzeyde bulunmadığı durumlarda ithalattan doğru ve hikmetli bir şekilde yararlanılmalıdır.

Doğal olarak üretimin teşvik edilmesi ve aynı zamanda ithalat ile fiyatların yönetilmesi, ülke ekonomisinin görünümünde kendini gösteren karanlık noktaların giderek küçülmesine ve nihayet tamamen ortadan kalkmasına yol açabilir.

Bu sahnede, düşmanın savaş sırasında ve sonrasında sergilediği davranışın etkisi göz ardı edilemez. Ancak bu alanın unsurlarının daha akıllı bir şekilde yönetilmesi, bazı durumlarda halkın fertlerinden, bazı durumlarda ise uzmanlardan ve teknoloji çalışanlarından yardım alınması ve yeni kapasitelere işlerlik kazandırılması, ülkeyi işlerin genişletilmesi ve kalkınma yönünde ilerletecektir.

Bu milletin yeminli düşmanı, kalkınma ve ilerleme yolunun kendisine ve onun yersiz taleplerine tabi olmaktan geçtiğini telkin etmeye çalışmaktadır. Oysa onun geçmiş dönemlerde, hatta İslam Devrimi'nden yıllar önce bile bu ülkeye ve kaynaklarına yaptıklarına bakıldığında bunun tam tersi görülmektedir.

Ayrıca önemli mesele ve konular arasında genç seçkinler tarafından önerilen teknolojilerin ve yeniliklerin kullanılması da bulunmaktadır. Bazen bu avantajdan zamanında yararlanmak ve belirli bir konuda alışılmış yöntemlerden ve geleneksel alışkanlıklardan vazgeçmek, ülkenin ilerleme ve yücelme yolunda etkili sıçramalar meydana getirir.

Bu husus; tarım, sanayi, kültür ve eğitim, iletişim ve sosyal işler dâhil olmak üzere güç üretiminin çeşitli alanlarında düşünülebilir.

Yine ülkenin, her zaman hükümetin, devlet görevlilerinin, bütün sorumluların ve yönetim yapısının tüm unsurlarının merkezî dikkatinde bulunması gereken temel meselelerinden biri, birlik ve toplumsal bütünlüğün korunmasıdır.

Kültürel, sosyal, siyasi, güvenlik ve ekonomik alanların her birindeki her türlü büyük ölçekli eylem, toplumsal bütünlükle ilgili ek husus dikkate alınarak gerçekleştirilmelidir.

Bazı eylemler görünüşte ülkenin bazı kesimleri arasında destekçilere sahip olabilir. Ancak bu eylemler söz konusu eki taşımıyorsa veya ek olarak hazırlanan hususlar uygulamada göz ardı edilirse, aynı kesimlere ve diğer insanlara zarar verebilir.

Şüphesiz umutsuzluk aşılayan, milli ve genel motivasyonları zayıflatan her söz ve geçmişte aziz halkımıza doğrudan veya dolaylı olarak zararlar vermiş olan; savaş veya müzakere, uzlaşma veya aşırıcılık, uzlaşma veya savaş yanlılığı gibi hayali ikilikler oluşturan her türlü yaklaşım, bundan sonra da aynı etkiyi meydana getirebilir.

Bu nedenle kesin olarak ilan ediyorum ki toplumsal bütünlüğe zarar veren her türlü eylem yasaktır.

Bir diğer önemli mesele ise kültür, eğitim ve öğretim konusuna stratejiler üstü bir bakışla yaklaşılmasıdır. Stratejiler üstü ifadesinden maksat, diğer stratejilerin belirlenmesinde bu meselenin dikkate alınmasıdır.

Bu çerçevede, olumlu ve yapıcı kültürün yayılmasının kaynağı olan kesimlere; eğitim ve öğretimdeki öğretmenler, üniversite ve dinî ilim merkezlerindeki hocalar ile kendilerini özel olmayan kurumlarda görev yapmaya adamış hemşireler ve hekimlere özel önem verilmesi büyük bir önem taşımaktadır.

Aynı şekilde, güzel ve arzu edilen geleceğin kültürünün en hassas unsurlarını evlerin mahrem ortamında bu toprakların her bir çocuğuna öğreten ev hanımlarının rolüne dikkat edilmesi de aynı derecede önemlidir.

Umut edilir ki bu hususların ve hamdolsun hükümetin programları listesinde bulunan diğer faydalı maddelerin hayata geçirilmesi, aziz ülkemizi «daha güçlü bir İran» yönünde ilerletsin ve bu yolda faaliyet gösterenleri Efendimiz'in عجّل‌الله تعالی) فرجه‌الشّریف) özel iltifatlarına ve hayır, bereket ve hidayet dualarına layık kılsın.

والسّلام علیکم و رحمة ¬الله و برکاته

Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney

6 Şehriver 1405 / 28 Ağustos 2026