CENTCOM, İran’la savaşta ABD’nin kayıplarını neden gizliyor?
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i301762-centcom_İran’la_savaşta_abd’nin_kayıplarını_neden_gizliyor
Pars Today – İran Dışişleri Bakanı, CENTCOM’un İran’la savaşta ABD’nin uğradığı kayıplar konusunda yürüttüğü gizlilik politikasına tepki göstererek, “İnsanları sonsuza kadar kandıramazsınız.” dedi.
(last modified 2026-10-08T13:33:47+00:00 )
Ekim 08, 2026 16:32 Europe/Istanbul
  • CENTCOM, İran’la savaşta ABD’nin kayıplarını neden gizliyor?

Pars Today – İran Dışişleri Bakanı, CENTCOM’un İran’la savaşta ABD’nin uğradığı kayıplar konusunda yürüttüğü gizlilik politikasına tepki göstererek, “İnsanları sonsuza kadar kandıramazsınız.” dedi.

Seyyid Abbas Irakçi’nin bu tepkisi, ABD Kongresi Araştırma Servisi’nin yeni bir raporunun yayımlanmasının ardından geldi. Raporda, İran’a yönelik askeri saldırı sırasında en az 81 Amerikan uçağı, helikopteri ve insansız hava aracının hasar gördüğü veya operasyonel döngüden çıkarıldığı belirtiliyor. Bu kayıpların maliyetinin de yaklaşık 3,3 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.

Bu rakamların önemi, kaynağından kaynaklanıyor. Söz konusu rapor İran medyası ya da ABD hükümetini eleştiren bir medya kuruluşu tarafından yayımlanmadı. Rapor, araştırma ve politika geliştirme alanında faaliyet gösteren ABD Kongresi Araştırma Servisi tarafından yayımlandı. Bu kurumun raporları, ABD Temsilciler Meclisi üyeleri ve senatörlerin kullanımına sunuluyor.

ABD Kongresi Araştırma Servisi, mayıs ayında da 42 Amerikan askeri uçağının operasyonel döngüden çıkarıldığını bildirmişti. Şimdi bu sayı 81’e yükselmiş durumda. Irakçi ise gerçek sayının bundan da fazla olduğunu söylüyor.

İşte burada CENTCOM’un gizlilik politikası önem kazanıyor. Eğer kayıplar sınırlı ve önemsizse, neden Kongre üyelerinin ABD üslerini bağımsız biçimde ziyaret etmesine izin verilmiyor? Neden tek bir Amerikalı senatör bile CENTCOM tarafından durumlarının normal olduğu açıklanan üsleri ziyaret ederek ekipmanların gerçek durumunu inceleyemiyor?

Bu soruların yanıtı, savaşın gerçek tablosunun önemli bir bölümünü ortaya çıkarabilir. ABD ordusu, operasyonel kapasitesi ve askeri kayıplarıyla ilgili bilgileri doğal olarak kontrol altında tutar. Ancak askeri komutanlığın resmi anlatısı ile Kongre’nin resmi kurumları tarafından yayımlanan bilgiler arasında fark ortaya çıktığında, mesele basit bir istatistik farklılığının ötesine geçer. Sorun, ABD’nin resmi anlatısının güvenilirliği haline gelir.

Washington yıllardır ABD ordusunu dünyanın en güçlü askeri gücü olarak gösteren bir imaj oluşturmuştur. Bu imajın önemli bir bölümü hava üstünlüğü, ileri teknoloji ile keşif ve savunma kapasitesine dayanmaktadır. Bu nedenle, İran’la doğrudan bir savaşta onlarca uçak, helikopter ve insansız hava aracının hasar görmesi yalnızca teknik bir kayıp değildir. Bu kayıplar aynı zamanda ABD’nin caydırıcılık imajını da hedef almaktadır.

81 sayısı da bu çerçevede anlam kazanmaktadır. Bu rakam nihai sayı bile olmayabilir. Kongre Araştırma Servisi’nin raporunda, yeni bilgilerin yayımlanmasıyla hasar gören ekipman sayısının artabileceği belirtiliyor. Dolayısıyla bugün ABD kamuoyunun erişimine sunulan bilgiler, gerçek kayıpların yalnızca bir bölümünü oluşturuyor olabilir.

3,3 milyar dolar da yalnızca ekonomik bir rakam değildir. Her bir uçak, helikopter ve insansız hava aracının arkasında yüksek üretim, bakım, onarım, konuşlandırma, eğitim ve lojistik destek maliyetleri bulunuyor. Savaş alanındaki askeri kayıplar, sonunda ABD kamu bütçesinden karşılanması gereken zincirleme maliyetler doğuruyor.

Daha önemli mesele ise bu kayıpların ABD kamuoyu üzerindeki etkisidir. Amerikalı vatandaşların, ülkelerinin başlattığı veya katıldığı bir savaşta ülke güçlerinin ne kadar bedel ödediğini bilme hakkı vardır. Kongre’nin de ABD askeri ekipmanlarının hangi durumda olduğunu bilme hakkı bulunmaktadır.

Temsilcilerin üslere erişiminin engellenmesi de daha fazla soru işareti yaratıyor. Irakçi’nin açıklaması tam olarak bu noktaya dikkat çekiyor. Irakçi basit bir gerçekten söz ediyor: Bilgiler bir süre sınırlandırılabilir, ancak gerçek sonsuza kadar gizlenemez.

Uydu görüntüleri, Kongre raporları, saha bilgileri ve yayımlanan veriler nihayetinde bir araya gelerek resmi anlatıdan farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Bu savaş, ABD açısından yalnızca füze atışlarının ve uçakların uçuşlarının gerçekleştiği bir alan değildir. Aynı zamanda bir anlatılar savaşıdır. CENTCOM maliyetleri ve kayıpları küçük göstermeye çalışıyor. ABD’nin resmi raporları ise istemeden de olsa kayıpların başka boyutlarını ortaya çıkarıyor.

Bu iki anlatı arasındaki mesafe arttıkça, kamuoyunun resmi anlatıya duyduğu güven de daha fazla aşınacaktır. Bu nedenle Irakçi’nin “İnsanları sonsuza kadar kandıramazsınız” sözü basit bir siyasi uyarı değildir. Bu ifade, daha büyük bir gerçeğin özetidir: “Savaşın gerçekleri askeri üslerin duvarlarının arkasında sonsuza kadar gizlenemez.”

ABD içinde onlarca hasarlı askeri ekipmana ilişkin resmi raporların yayımlanması, bu savaşın gerçek tablosunun CENTCOM’un kamuoyuna sunmaya çalıştığı görüntüden çok daha farklı olduğunu göstermektedir./