Minab’dan Corinto’ya: İranlılarla 14 Bin Kilometre Uzaklıktan Dayanışma
Pars Today – Minab’ın meleklerinin adının bir sokağa verilmesi ve Corinto’da şehit olan 168 öğrenci için anma töreni düzenlenmesi, aralarında 14 bin kilometre bulunan iki şehrin halkları arasındaki dayanışmanın hikâyesini anlatıyor.
Pars Today’in haberine göre, çok da uzak olmayan bir geçmişte, kitle iletişim araçları, radyo, televizyon ve internet yaygınlaşmadan önce dünya, birçok insan için kendi şehri, köyü ve ülkesiyle sınırlıydı. Birbirlerinden binlerce kilometre uzakta yaşayan insanların, birbirlerinin şehirlerinin adını bile duymadan ya da birbirlerinin sevinçlerinden ve acılarından haberdar olmadan yıllarca yaşamaları mümkündü.
O dönemde uzak bir şehirde bir felaket yaşandığında, haberi dünyanın öteki ucundaki insanlara belki de hiçbir zaman ulaşmazdı. Asya’daki bir ailenin acısı, Orta Amerika’daki bir aile için bilinmez olarak kalırdı. Bunun nedeni mutlaka kayıtsızlık değil, insanların birbirlerinden haberdar olmasını ve iletişim kurmasını sağlayacak imkânların bulunmamasıydı. Ancak dünya değişti.
Bugün bir olayın haberi kısa sürede bir kıtadan diğerine ulaşabiliyor. İran’da gözyaşı döken bir annenin görüntüsü Nikaragua’daki bir evde izlenebiliyor. İran’ın güneyindeki küçük Minab kentinin adı, Pasifik Okyanusu’nun ötesinde, Amerika kıtasındaki insanların hafızasında yer edinebiliyor. Bu insani bağın etkileyici örneklerinden biri, Minab’daki Şecere-i Tayyibe Okulu’nda hayatını kaybeden çocuklar ile Nikaragua’nın liman kenti Corinto arasında kurulan bağda görülebilir.
Minab’ın meleklerinin adı, Nikaragua’nın uzak bir şehrindeki sokağa nasıl ulaştı?
Minab, ABD’nin terörist güçlerinin gerçekleştirdiği saldırı ve saldırıda hayatını kaybedenlerin ardından yaşanan derin acı nedeniyle dünyanın dört bir yanında tanınan bir isim hâline geldi.
Hürmüzgan eyaletinde bulunan Minab, hava saldırısına uğramadan önce dünyanın birçok insanı için belki de tanınmayan bir şehirdi. Masum 168 çocuğun hayatını kaybetmesi ve onların maruz kaldığı haksızlığın yarattığı derin acı, bu terör saldırısının ardından Minab adının dünya kamuoyunda duyulmasını sağladı.
Oysa her sayının ardında kısa bir yaşam hikâyesi vardı: Yıllarca eğitim görebilecek, hayallerinin peşinden koşabilecek, ailesine mutluluk verebilecek ve artık asla deneyimleme fırsatı bulamayacağı bir gelecek kurabilecek bir kız çocuğunun hikâyesi…
Ancak Minab’ın acısı İran’ın coğrafi sınırları içinde kalmadı. Bu felakete ilişkin görüntüler, haberler ve medyadaki yansımalar, daha önce Minab’ın dünya haritasında nerede bulunduğunu bile bilmeyen insanların da olaydan haberdar olmasını sağladı.
Corinto: Minab’ın adını hafızasına kazıyan uzak şehir
Nikaragua’nın Pasifik kıyısında, liman kenti Corinto bulunuyor. Bu şehrin Minab’a olan kuş uçuşu uzaklığı yaklaşık 14 bin kilometre. Dünyanın iki farklı ucunda bulunan bu şehirlerin dilleri, kültürleri ve tarihleri birbirinden farklı. Buna rağmen Minab, Corinto’da yalnızca coğrafi bir yer adı olarak kalmadı.
Corinto Belediyesi, Minab’daki Şecere-i Tayyibe Okulu’nda hayatını kaybeden çocukların anısına bir sokağa “Minab’ın Melekleri Sokağı” adını verdi. (Calle ANGELS De MINAB)
Bu adım, kurbanların aileleriyle dayanışma göstermek amacıyla atıldı. Böylece İran’ın güneyindeki bir şehrin adı, Orta Amerika’daki bir şehrin bir bölümünde kalıcı hâle geldi. Corinto halkı, Minab’da evlatlarını kaybeden ailelerden binlerce kilometre uzakta olmasına rağmen, o şehirdeki çocukların anısını kendi kamusal alanlarında yaşatmaya karar verdi.
Coğrafi bilinmezlikten insani farkındalığa
Bu olayın önemi yalnızca bir sokağa isim verilmesinden ibaret değil. Asıl önem taşıyan, haberin, görüntülerin ve dayanışma duygusunun katettiği yol.
Kitle iletişim araçlarının yaygın olmadığı dönemlerde Corinto sakinlerinin birçoğunun Minab adını belki de hiçbir zaman duymayacağını düşünmek mümkün.
Ancak günümüz medyası, bütün eksikliklerine ve sınırlamalarına rağmen insanlara başka bir imkân sunuyor: İnsanlar artık kendi dillerini konuşmayan, aynı ülkenin vatandaşı olmayan, hatta aynı kıtada bile yaşamayan kişilerin acılarından haberdar olabiliyor.
Elbette medya tek başına dayanışma duygusu yaratmaz. Haberlerin insanların kalbine ulaşması, farkındalığın bir karara ve eyleme dönüşmesi gerekir. Corinto’da yaşananlar da tam olarak bu dönüşümün bir örneğidir: Bir haberi duymaktan kurbanları hatırlamaya, onların adlarını şehrin kamusal alanına kazımaya uzanan bir süreç.
Coğrafi sınırları aşan bir sokak
Bir sokağa “Minab’ın Melekleri” adının verilmesi, ilk bakışta bir tabelanın üzerindeki birkaç kelimeden ibaret görünebilir. Ancak bu adın simgesel anlamı, tabelanın ve isim verme işleminin çok ötesine uzanıyor.
Bu isim, hikâyeyi bilmeyen bir yayanın aklında şu soruları uyandırabilir: Minab nerede? Bu melekler kimdi? İran’daki bir şehrin çocuklarının adları neden Nikaragua’daki bir sokağa verildi?
Bu sorular her gündeme geldiğinde ve çocukların hikâyesi anlatıldığında, yaşanan felaketin hafızası unutulmaktan biraz daha uzaklaşır.
Elbette bir sokağa isim verilmesi, çocukların ailelerinde bıraktığı boşluğu dolduramaz ve saldırıyla ilgili bütün sorulara tek başına yanıt veremez. Ancak bu adım, çocukların canının milliyetlerinden, dillerinden ve yaşadıkları yerden bağımsız olarak değerli olduğunu; yaslı ailelerin acılarının coğrafi uzaklık nedeniyle görmezden gelinmemesi gerektiğini hatırlatabilir.
Minab ve Corinto’nun hikâyesi, aralarında muazzam bir mesafe bulunan iki şehrin hikâyesidir. Aynı zamanda dünya halkları arasındaki insani mesafenin nasıl kısalabildiğinin de hikâyesidir.
İletişim teknolojileri savaş, şiddet ve yıkım haberlerini dünyanın dört bir yanına taşıyabilir. Ancak bu teknolojilerin değeri, söz konusu farkındalığın hatırlamaya, dayanışmaya ve insani eylemlere dönüştüğü zaman daha belirgin hâle gelir.
Minab ve Corinto haritada birbirinden çok uzakta bulunan iki noktadır. Ancak “Minab’ın Melekleri” adını taşıyan bir sokak, bu iki şehri ortak bir hafızada birbirine bağlamaktadır.
Bir sokak adından anma törenine: Corinto, Minab’ın melekleri için yas tutuyor
Corinto’nun Minab’la dayanışması yalnızca bir sokağa isim verilmesiyle sınırlı kalmadı.
Bu anma etkinliklerinin devamında, Corinto kentindeki Bandar Abbas Parkı, İran’ın güneyindeki Minab’da bulunan Şecere-i Tayyibe Okulu’nda hayatını kaybeden 168 öğrenciyi anma törenine ev sahipliği yaptı.
Nikaragua’dan yetkililerin, İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçisi Ramin Zare’nin ve bu ülkeden çok sayıda öğrencinin katıldığı tören, yaşamları okullarında sona eren çocukların adlarını ve hatıralarını doğdukları topraklardan binlerce kilometre uzaktaki bir şehirde yaşatmak amacıyla düzenlendi.
Ancak belki de törenin en anlamlı görüntüsü konuşmalarda değil, son anlarında ortaya çıktı. Katılımcılar, ellerindeki çiçek dallarıyla Şecere-i Tayyibe Okulu’nda hayatını kaybeden çocuklar için oluşturulan anma alanına giderek kurbanları saygıyla andılar.
Uzak bir şehrin toprağına bırakılan çiçekler, çocukların yokluğunu gideremez ya da ailelerinin acısını ortadan kaldıramazdı. Ancak bu çiçekler, onların yaşadığı acının İran sınırlarını aşarak başka insanların hafızasına ulaştığının bir işaretiydi.
Corinto’da “Minab’ın Melekleri” adı artık yalnızca bir sokak tabelasında görülmüyor. Bu isim, çocukları, yerel yetkilileri ve iki ülkenin temsilcilerini bir araya getiren bir anma töreninde de yankılandı.
İki şehir arasındaki 14 bin kilometrelik mesafe haritada hâlâ duruyor. Ancak Minab’ın meleklerinin adını taşıyan sokak, dayanışmayı yücelten konuşmalar ve anma alanına bırakılan çiçekler, bu mesafeye başka bir anlam kazandırdı.
Bu hikâye, bazen bir şehrin adının coğrafyanın sınırlarını aşarak insanların acılarını hatırlamanın bir simgesine dönüşebildiğini gösteriyor.