Bağlantısızlar Hareketi'nin liderler oturumu Ruhani'nin konuşmasıyla başladı
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i38362-bağlantısızlar_hareketi'nin_liderler_oturumu_ruhani'nin_konuşmasıyla_başladı
Bağlantısızlar Hareketi üyesi ülkelerin 11. liderler oturumu, Venezuela'da İran cumhurbaşkanı Ruhani'nin konuşmasıyla başladı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Eylül 18, 2016 02:10 Europe/Istanbul
  • Bağlantısızlar Hareketi'nin liderler oturumu Ruhani'nin konuşmasıyla başladı

Bağlantısızlar Hareketi üyesi ülkelerin 11. liderler oturumu, Venezuela'da İran cumhurbaşkanı Ruhani'nin konuşmasıyla başladı.

İRNA'nın bildirdiğine göre Ruhani, Venezuella’nın Margerita adasında düzenlenen 17. Bağlantısızlar Hareketi liderler zirvesi açılış toplantısında Hareketin 16. Dönem başkanı olarak yaptığı konuşmada, Kapsamlı Ortak Eylem Planının(KOEP) krizler ve çatışmaların barışçıl yöntemlerle çözümü için yeni bir strateji ve yöntem olduğunu belirterek, İran’ın ihtilafları diyalog yoluyla sonlandırmak için müzakereleri desteklediğini söyledi.

Ruhani, Bağlantısızlar Hareketinin İran Barışçıl nükleer programına ve nükleer müzakerelere verdiği kesin desteğin İran’ın meşru haklarının garantilenmesi ve müzakerelerin sonuçlanmasında etkili rolü olduğunu söyledi. İran Dış politikasının teamül ve diyaloga dayalı olduğunu ifade eden Ruhani, ‘’Düşmanca eylemler ve geniş siyasi ve ekonomik baskıya rağmen, İran her zaman yapıcı diyalogdan yana olmuştu’’ dedi.

İran’ın 4 yıllık dönem başkanlığında tüm imkanlarını kullanarak Hareketin kapasitelerini Hareketin amaçları yönünde ve bağlı kurumların daha etkin çalışmasında harekete geçirdiğini ifade eden Ruhani, bu dönem zarfında koordinasyon bürosu, Troyka ve çalışma guruplarının BM’de, BM Güvenlik Konseyinde 460’ı aşkın toplantı yaptığını ve BM’nin Cenevre, Viyana, Lahey ve UNESCO’daki diğer kurumlarında da ciddi faaliyetler yapıldığını ve Bağlantısızlar Hareketi bu dönemde silahsızlanma, BM’de reform, barış ve insan hakların korunması gibi hayati konularda tutumunu ciddi bir şekilde belirttiğini ifade etti.Bağlantısızlar Hareketinin gücünün üyeler arasındaki birlik ve verimliğin artmasına bağlı olduğunu ifade eden Ruhani, İran’ın dönem başkanlığında iç uzlaşma ve koordinasyon için çaba sarf edildiğini belirtti.

Barış’ın tüm boyutlarının dünya’da tehlikeye düştüğü, ülkelerin çeşitli şekillerde egemenlik haklarının çiğnendiği bir dönemde 17. Liderler zirvesinin yapıldığını hatırlatan Ruhani, ‘’Hareketin üyeleri bugün her zamandan daha fazla birlik, koordinasyona ihtiyaç duymaktadır. Hareket, BM üyelerin üçte ikisine yakının oluşturmakta ve günümüz sorunlarının çözümünün inkar edilemez unsurudur’’ dedi.

Ruhani, ‘’Silahlandırmada rekabet, savaş çıkarmak ve çatışmaların derinleşmesini sağlamak, şiddetin artması, güç ve para sahiplerinin gizli ve açık olarak gelişmekte olan ülkelerin içişlerine karışmak hegemonya mantığı dışında açıklanamaz’’ dedi.Bağlantısızlar Hareketinin ilke ve hedeflerinin tüm ülkeler için genel ilkeler olarak planlandığını ifade eden Ruhani, bu ilke ve hedeflerin ülkelerin bağımsızlık, toprak bütünlüğü ve egemenliğinin garantisi olmanın yanında milli menfaatlerin artmasına, iyi komşuluk ilişkilerin gelişmesine, kalıcı ve sürdürülebilir barış, istikrar ve gelişmenin sağlanmasına da yardımcı olunabileceğini ve bu ilkelere uyarak mevcut sorunların birçoğunu çözmenin mümkün olabileceğini ifade etti.

İran'ın İslam İnkılabı zaferinden bu yana, dış politikada ‘’Ne Doğu, Ne Batı’’ sloganı ile Bağlantısızlar Hareketinin ruhuna tam uygun hareket ettiğini ifade eden Ruhani, ‘’Biz bunu çıkış noktası olarak belirterek, dünya ile teamülün mümkün olduğunu inanmaktayız ve bize göre adaletli ve insani bir dünya şekillenmeli ve bu dünya siyasi gelişmelere göre kendini tatbik etmeli’’ dedi.

İran’ın hak arayışında olan guruplara desteğinin insani makbul ve meşru değerlere karşı gelme ve diğerlerinin içişlerini müdahale taşımadığını vurgulayan Ruhani, ‘’Bağımsızlık, hürriyet, Cumhuriyet, demokrasi ve oy sandıklarında geleceğini belirleme hakkı milli ve dini değerler olduğu kadar uluslararası kavramlardır’’ dedi. Suriye, Yemen, Irak ve Libya’daki durumlara değinen Ruhani, bu ülkelerdeki durumun milyarlarca kişinin vicdanını acıttığını fakat buralardaki olayların büyük güçlerin sorumsuzluklarının örneği olduğunu söyledi.Sorumsuz bazı Ortadoğu ülkelerinin tekfirci teröristleri silahlandırdıkları ve onları eğittiklerinde İran’ın Suriye’deki terörizme karşı ikazda bulunan ilk ülke olduğunu tüm dünya’nın bildiğini hatırlatan Ruhani, ‘’Biz Suriye ve Irak devletleri ve milletlerinin yanında cani teröristlerin karşısında durduk. Sadece bu canilerin kanlı eylemleri Suriye’yi aştıktan sonra terörizmle mücadele için verimsiz bir koalisyon kuruldu. Uluslararası camia henüz Filistin halkının ayaklar altına alınmış haklarının telimi konusunda bir şey yapmamakta ve büyük güçler bu sıkıntıların dinmesi için yardım etmedikleri gibi gelişmekte olan ülkelerde fakirlik, şiddet, ölümler ve ilticalara sebep olmaktalar. Tüm bunlar bize güvenlik, gelişme ve ilerlemek için büyük güçlere bel bağlamamızı göstermekte. Maalesef Hareketin bazı üyeleri de Hareketin ilkelerini çiğneyerek teröristlere destek vermekte ve diğer üye ülkelerin iç huzur ve güvenlerini bozmaktalar. Bu yanlış politikanın sonucu bu ülkeler ve terörist guruplara hüsran ve kara lekeden başka bir şey getirmeyecektir ve tarihi ve ilahi tecrübe bize, milletlerin meşru isteklerine direnmenin bedel ödemekten başka getirisi olmadığını ve mütecaviz güçlerin sonuçta halkın iradesine teslimden başka yolları olmadığını göstermektedir’’ dedi.

Ruhani konuşmasında Filistin meselesine değinerek, Siyonist rejimin bölgedeki son gelişmeleri özellikle terörist guruplar ve onların başında IŞİD’in cinayetlerini kullanarak cinayetlerini bastırmak istediğini ifade etti. İran’ın dini, milli ve insani ilkelerine dayalı olarak Filistin halkı ve ilkelerini desteği dış politikasının başında tuttuğunu ifade eden Ruhani, ‘’Bize göre Filistin’i desteklemek belli ırk veya mezhebi desteklemek değildir. Bu insani bir konudur ve herkesin görevidir. Biz Filistin’i desteklemeyi geçici olaylar hatta bazı yanlış politikaların etkisinde bırakmadık ve İran devleti ve milletinin Filistin mazlum halkının yanında her şartta ve koşulda durduğu için onur duyuyoruz’’ dedi. İran nükleer anlaşmasına da değinen Ruhani, Kapsamlı Ortak Eylem Planının(KOEP) krizler ve çatışmaların barışçıl yöntemlerle çözümü için yeni bir strateji ve yöntem olduğunu belirtti.

Ruhani, ‘’hiçbir ülke Ortadoğu’da kalıcı istikrar ve güvenlik kuramaz ve bölgede kalıcı istikra ve güven ve gelişme, komşuların işbirliği ile mümkün olmaktadır. Biz bölgedeki savaş olan ülkelerde krizlerin sonlandırılması için siyasi yolları destekliyoruz. Milli diyaloglar meşruiyet sahibi guruplar arasında dış müdahale olmaksızın olmalı ve sonuçta da sandıklar bu ülkelerin kaderini belirlemeli. Bölgedeki tüm ülkeler Yemen, Irak, Suriye’deki insani facialar ve ekonomik, sosyal alt yapıların tahribine hassas olmalı ve teröristlere siyasi maksatlarla desteği kesmeliler. Teröristler aleyhindeki eylemler de sivillere en az zararı verecek kadar yapılmalı’’ dedi.