İran ile Mısır ilişkilerinin normalleşme sürecine girmesi
-
İran ile Mısır ilişkilerinin normalleşme sürecine girmesi
Mısır Dış işleri bakanı Sameh Şükri 23 Şubat günü Mısır meclisi dış ilişkiler komisyonunda yaptığı açıklamada, İran ile ilişkileri normalleştirmek amacıyla bazı temaslar kurduklarını söyledi.
Sameh Şükri , Mısır ile İran İslam cumhuriyetinin İslam işbirliği teşkilatı gibi uluslararası kuruluşlara üye olduklarını, Mısır'ın İran milletine büyük saygı duyduğunu, tarafların yakın ilişkileri ve işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. İran'da İslam inkılabının zafere kavuşmasından sonra İran islam cumhuriyetiyle Mısır ilişkileri bozulup en düşük seviyeye indirildi.
Bunun nedeni İran'ın işgalci ve soykırımcı İsrail rejimini yapay ve gayri meşru bir devlet olarak nitelendirip, resmen tanımayacağını ilan etmesine karşılık Mısır yönetiminin 1979 yılında Kamp David anlaşmasıyla terörist İsrail rejimini resmen tanıması ve siyasi, ekonomik, enerji ve ticari işbirliğini geliştirmesiydi.
İran İslam cumhuriyeti, mazlum filistin halkının özgürlük ve bağımsızlık temelindeki anti Siyonist kurtuluş savaşını destekleyerek Mısır ile ilişkileri kesti. İran ile Mısır ilişkilerini normalleştirmek için, bazı görüşmeler yaptılar. Ancak başarılı olunmadı. Suudi Arabistan hanedan rejimiyle bazı batılı ülkeler ve Siyonist İsrail rejimi de Mısır'ın ekonomik sorunlarını kullanarak Kahire'nin İran ile ilişkilerinin normalleşmesini önlemeye çalıştılar.
Arap dünyasının en büyük ve etkin siyasi, dini ve kültürel gücü olan ve köklü medeniyet sahibi olan Mısır1970lı yıllarının sonlarına doğru bağımsız bir dış politika uygulamaktan aciz kaldı. İran İslam cumhuriyeti gibi anti Siyonist ve antiemperyalist ülkelerle münasebetlerini geliştirmek için üçüncü ülkelerden izin alma zorunda kaldı.
İran İslam cumhuriyeti 2011 yılında Mısır halkının diktatörlüğe karşı kıyamını canı gönülden destekledi. İhvan üyesi Muhammed Mursi'nin cumhurbaşkanlığını ve hükümetini resmen tanıdı. Mursi de Tahran'ı ziyaret etti. Ancak Mursi, güvendiği Suudi krallık rejiminin uzantısı Selefi Vahhabi Nur partisiyle eski rejime bağlı çetelerin komplosu sonucu devrildi.
Batılı güçlerle Suudi krallık rejiminin baskısıyla Kahire hükümeti tekrar İran ile ilişkilerini kesti. Çünkü Amerika ve Suudi krallık rejiminin ekonomik ve mali desteğine bağımlı hale gelmiştir. Suudi Arabistan krallık rejimi, Mısır'ı kendi yanında tutmak istiyor. Çünkü Mısır'ın İran ile ilişkilerini geliştirmesi halinde Suudi krallık rejimi Arap ve İslam âleminde büyük bir itibar kaybedecek. Mısır halkı kültürlü ve dindar bir halk olup Vahhabiliği reddetmektedir.
Ezher camiası da vahhabiliğin uydurma bir fırka olduğunu ilan etmiştir. Mısır ile Suudi krallık rejiminin ilişkileri son bir yılda gerginleşip düşük seviye 'ye ulaştığı için Mısır ile İran ilişkileri normalleşmeye yüz tutmuştur. Mısır'ın İran ile ilişkilerini geliştirmesi, Suudi krallık rejiminin Mısır'ın iç işlerine karşıma seviyesi düşecektir. Mısır iç ve dış politikada şahsiyetli ve bağımsız bir politika izleyebilecektir. Tahran ile Kahire arasında henüz resmi ilişkiler kurulmamıştır.
Ancak yabancı güçlerle Suudi krallık rejiminin Mısır iç işlerine karışamaması durumunda İran ile Mısır halkı ve hükümeti arasındaki işbirliği süreci hızla normalleşecek ve artarak devam edecektir. Bu ikili işbirliği süreci İslam ve Arap dünyasını da olumlu bir şekilde etkileyecektir. Çünkü İran ile Mısır köklü medeni ve kültürel yapıya sahip bölgesel güç ve kurucu devletler ve milletlerdir.