AB özel temsilcisinin Tahran ziyaretinde Afganistan'daki uyuşturucu madde üretiminin tartışılması
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i67012-ab_özel_temsilcisinin_tahran_ziyaretinde_afganistan'daki_uyuşturucu_madde_üretiminin_tartışılması
AB'nin Afganistan özel temsilcisi Franz-Michel Mellbin Tahran Ziyaretinde İran İslam Şura Meclisi dış ilişkiler ve milli güvenlik komisyonu başkanı Alaeddin Burucerdi'yle yaptığı görüşmede, Afganistan'da uyuşturucu madde üretiminin arttığını, bunun endişe verici boyutlara ulaştığını söyledi.
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Nisan 10, 2017 06:10 Europe/Istanbul
  • AB özel temsilcisinin Tahran ziyaretinde Afganistan'daki uyuşturucu madde üretiminin tartışılması
    AB özel temsilcisinin Tahran ziyaretinde Afganistan'daki uyuşturucu madde üretiminin tartışılması

AB'nin Afganistan özel temsilcisi Franz-Michel Mellbin Tahran Ziyaretinde İran İslam Şura Meclisi dış ilişkiler ve milli güvenlik komisyonu başkanı Alaeddin Burucerdi'yle yaptığı görüşmede, Afganistan'da uyuşturucu madde üretiminin arttığını, bunun endişe verici boyutlara ulaştığını söyledi.

Alaeddin Burucerdi bu görüşmede Amerika'yla Batılı müttefiklerinin özellikle İngiltere'nin Afganistan'daki terörist guruplara karşı şeffaf bir politika izlemediklerini, terörizmle mücadele konusunda ikili bir tutum izlediklerini, terör örgütlerini kendi emelleri doğrultusunda bir maşa olarak kullandıklarını, bu nedenle Afganistan ile bölgede güvensizlik, kriz ve çatışmaların devam ettiğini söyledi. İran İslam cumhuriyetiyle AB açısından Afganistan'daki terörizm ve güvensizlik ile krizin çözümlenmesi için, farklı etkenler harekete geçirilmelidir.

Afganistan krizini çözmek için, bu ülkenin milli hakimiyeti ve milli birliğiyle iç barışı sağlanmalıdır. Amerika ile NATO'nun işgali devam etmektedir. Amerika ve NATO, 2001 yılında bu ülkede El-kaide ve Taliban terörizmine karşı mücadele etmek, bu ülkede barış ve güvenliği sağlamak ve halkı özgürleştirmek iddiasıyla saldırdı ve bu İslam ülkesini işgal etti. İşgalin ardından İngiltere işgal güçlerine uyuşturucu madde üretimiyle mücadele görevi verildi.

Ancak uyuşturucu madde üretimi ve kaçakçılığı kat kat arttı. Amerika ile İngiltere başta olmak üzere NATO işgal güçleri 15 yıldan beri Afganistan iç güvenliği ve barışını bozmakla kalmayıp, uyuşturucu madde kaçakçılığı üretimi ve kaçakçılığını arttırıp, terör örgütlerine büyük gelir sağladılar. Bazı raporlara göre, işgal sürecinde Afganistan'daki uyuşturucu madde üretimi önceki dönmelere kıyasla 40 kat artmıştır. Hatta Amerika ve NATO askerleri bile uyuşturucu madde kaçakçılığına katılıp Avrupa ülkelerine uyuşturucu maddeler taşmış bulunuyorlar.

Bölgesel rekabetler, küresel güçlerin müdahaleleri, Vahhabi terör örgütlerinin etnik ve mezhebi çatışmalar çıkarma girişimleri, Taliban ve El-Kaide ile DAEŞ tekfirci terör örgütlerinin saldırıları, Afganistan iç barışı ve güvenliğini sarsmakta ve bu ülkede barış ve güvenliğin sağlanmasını zorlaştırmaktadır. AB'nin Afganistan özel temsilcisi Franz-Michel Melbin , AB'nin Afganistan'daki politikalarının, Afganlı guruplar arasında ve bu guruplarla Afganistan hükümeti arasında barış görüşmelerini başlatıp, bu ülkede kalıcı bir barış sağlamaya çalıştığını söyledi.

AB'nin Afganistan özel temsilcisi Melbin ayrıca, İslamabad hükümetinin de Afganistan'da Taliban Terör örgütünü desteklediğini belirtip kınadı. Ancak gerçek şudur ki; batılı güçlerin uyuşturucu madde üretimi ve Haşhaş ekimini önlemedeki başarısızlık, bu ülkenin güvenlik alt yapısına ağır darbeler indirmiştir. Uluslararası mafya şebekeleri, Amerika, NATO ve İngiliz askerlerin bu mafya şebekeleriyle işbirliği, Afganistan yönetimindeki yolsuzluk ve mali fesat, uyuşturucu ticaretini zirveye ulaştırmaktadır.

Uyuşturucu madde üretimi ve kaçakçılığı, siyasi emeller doğrultusunda da kullanılmaktadır. İran İslam cumhuriyeti Afganistan kaynaklı uyuşturucu madde ticaretinden ağır can ve mal kaybına uğratılmıştır. Afganistan'ın diğer komşusu ülkelerinde güvenliği tehdit edilmektedir. BM raporlarına göre, 2016 yılında Afganistan'da 5600 ton uyuşturucu madde üretilmiştir. Bunların yüzde 35'i İran topraklarından geçirilip Avrupa ülkelerine taşınmaktadır. İran askeri ve güvenlik güçlerinin bu uyuşturucu mafyasıyla mücadelesinde 4 bine yakın şehit vermiş ve 12'i yaralanmıştır.

Buna rağmen BM ve uluslararası toplum İran'ın bu mücadelesine mali, teknik ve güvenlik ile istihbarat desteği vermemektedir. İran uyuşturucu madde kaçakçılığının ön safında mücadele etmektedir. Afganistan kaynaklı uyuşturucu madde kaçakçılığı bölge ve dünya toplumunun güvenliğini, sosyal ve sağlık durumunu tehdit etmektedir. Bu nedenle uluslararası kuruluşlar, İran'ın bu fedakarca mücadelesine destek vermelidir.