İran'da Seçim Coşkusu
İran halkı büyük bir coşku içinde yeni bir seçime hazırlanıyor. Tam bir ay sonra 19 Mayıs tarihinde 12. Cumhurbaşkanlık seçimi 5. dönem şehir ve köy İslami şuralar seçimi ve meclis ara seçimi ile birlikte eş zamanlı olarak düzenlenecektir.
Bu seçimler için gerekli şartlar ve ortam tamamen hazırlanmış ve her şey İran halkının oldukça sıkı bir rekabet içinde coşkulu bir seçim geçireceğini gösteriyor. Öyle ki bölge ve uluslararası alandaki siyasi ve medya çevreleri de bu konuya sürekli dikkat çekmekte ve İran seçimleri coşkusunun şimdiden tüm ülkeyi sardığını itiraf etmekteler.
Elbette rekabetler henüz resmen başlamamış bulunuyor ancak cumhurbaşkanlığı seçimi için aday adaylarının salahiyetlerinin anayasayı kollama konseyi tarafından teyit edilmesinin hemen ardından 10 güne kadar bu rekabetlerin başlayacağı ve ülke genelinin bir anda cumhurbaşkanı ve yerel konseyler adaylarının sıkı rekabetleri ortamına girmiş olacaktır.
Bu arada adayların salahiyetlerinin incelenmesi meselesi sadece İran'a mahsus bir olay olmayıp ve diğer bir çok ülkede İran Anayasasını kollama konseyine benzer kurumlar cumhurbaşkanı adaylarının salahiyetli olup olmadıklarını inceleyerek ona göre karar vermekteler. Bu mesele bazı ülkelerde anayasa yüksek mahkemesinin yetkisi dahilinde olurken diğer bazılarında ise meclis bu meseleden sorumlu ilan edilmiş ve adayların salahiyetini incelemek yetkisi meclise devredilmiştir.
Tüm bunların yanı sıra bu günlerde İran'da en fazla dikkati çeken husus toplum içinde yaşanan seçim coşkusu meselesidir ve hatta bu konuda bir çok ülke İran'a gıptayla bakmakta ve İran'daki bu durumun kendi ülkeleri için de örnek olabileceğini belirtiyorlar.
Daha doğrusu İran seçimlerinin sahip olduğu bu özellik ve İran'daki seçim konusu medya açısında da ön planda tutulmakta ve İran seçimlerinin bir örnek olabileceği görüşünü savunmaktalar. Bunun nedeni ise İran'da seçimler ve adayların belli siyasi grupların uzantısı olmaması ve her birinin bağımsız olarak ve müstakil bir şahsiyet olarak adaylığını açıklayarak kendi programlarını ona göre ayarlamaları ve iktidara geldiğinde de tüm cenahlardan bağımsız olarak kendi programlarını icra etmek istemesidir. Ancak bir takım kasıtlı yabancı medya organı İran seçimlerini karalamak için kolları sıvamış ve İran seçimlerinin ilkeciler ve reformcular gibi iki temel cereyan arasında geçtiğini ve öteki gruplara fırsat verilmediğini iddia etmekteler.
Ancak İran'da tüm adayların hiç bir gruba bağlı olmaksızın ve kendi kişiliğini ön plana çıkararak adaylıklarını yaptırması ve seçim rekabet çalışmalarını da aynı minvalde sürdürmesi bu kasıtlı yayın kuruluşların ne gibi art niyet taşıdıklarını gösteriyor.
İran halkı tüm seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de kendi vatandaşlık borcunu yerine getirerek en iyi seçmeye çalışmakta ve ülke idaresini güvenilir bir kişiye teslim edecektir. Ve geçmiş tüm seçimlerde de durum aynen böyle olmuş ve halk kendi vatandaşlık borcunu layıkıyla yerine getirmiştir. Bunun için de medya organları sahip oldukları eğilim ve siyasi düşüncelere rağmen tek bir konuda birleşmekte ve İran halkının tüm seçimlerde şuurlu ve bilinçli olarak seçme haklarını kullandıklarını, seçim ortamını coşkuyla idare ettiklerini itiraf etmekteler.
Hemen hemen İran'da gerçekleşen tüm seçimler İran halkının coşkusuna paralel olarak bu medya kesiminin de çok yaygın ve coşkulu bir şekilde yansıtmış bulunmaktalar. Bu arada İran içinde de siyasi cereyan, akım ve partilerin de sahaya gelerek kendilerine yakın isimleri desteklemesi ve rekabet ortamını daha da hızlandırması ve mitinglerde kendi desteklediği adayların kazanma şansını artırmasına çalışmaları da bu grupların en doğal hakkıdır. Nitekim şu anda bu açıdan ülkede ciddi bir seçim rekabeti yaşandığına tanık olunmaktadır. Ancak tüm bu meselelerin ötesinde ülke ve toplum için asıl önemli husus seçimlere halk katılımının gerçek manada gerçekleşmesi ve bu rakamın yüksek olmasıdır. İran'da her zaman asıl belirleyici unsur halkın oyları olmuş ve kuşkusuz bu seçimlerde aynı kaideden müstesna olmayacaktır.