Ortak bölgesel işbirliği, Fars Körfezinde kalıcı güvenliğin garantisi
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, İran hükümetinin ülkenin stratejik politikası doğrultusunda ortak menfaatleri temini ve krizlerin çözümü için komşularla diyalog, istişare ve karşılıklı işbirliği yapmak istediğini bildirdi.
İşgalci Portekiz güçlerinin Fars Körfezi'nden kovulduğu gün olan 30 Nisan günü, İran takviminde "Ulusal Fars Körfezi Günü" olarak adlandırılmıştır.
Zarif, Ulusal Fars Körfezi günü dolayısıyla yayınladığı mesajda İran toplumunun Fars Körfezindeki çevre, ekonomik, siyasi ve güvenlik konularına yönelik dikkatinin umut verici olduğunu belirtti.
Fars Körfezinin henüz büyük güçlerin müdahaleleri ve onların savaşlar ve krizleri şekillenmelerinden muzdarip olduğunu ifade eden Zarif, İran’ın kalıcı ve stratejik politikasının bölge ülkelerinin işlerini bizzat bölge ülkelerinin kendileri tarafından yapılmasına vurgu esasına dayandığını bildirdi.
Fars Körfezinin komşu ülkeleri birbirine bağlayan bir alan olabileceğini ifade eden Zarif, ‘’Bugün Ortadoğu bölgesindeki derin krizlere bakıldığında Fars Körfezi ülkeleri tarihi bir sınavla karşı karşıyalar. Fars Körfezi bölgesi, tüm bölge ülkelerinin fırsatlardan yararlanmak ve tehditlerle başa çıkmak, yabancıları müdahalesini önlemek, bölge güvenliğinin arttırılması, krizlerin barışçıl yollar, egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı esaslarına gibi çözmek, sınırların değişmez olduğu ve tehdit ve zorbalığın yasaklanması, bölgenin genel durumunun iyileşmesi için ortak işbirliğine ihtiyaç duymaktadır’’ dedi.
Fars körfezi taşıdığı stratejik-jeopolitik önemden dolayı çok eskilerden beri her zaman büyük önem taşımış ve yabancıların ilgi odağı olmuştur. Bu bölge batıyla doğuyu birleştiren bir halka rolü ifa etmiş ve dünyanın en stratejik boğazlarından biri olan Hürmüz boğazı sebebiyle de daha büyük bir öneme haizdir.
Fars Körfezi bölgesinde çok zengin petrol ve gaz yatakları bulunmakta ve bunun için de bölge, "dünyanın Petrol mahzeni" olarak isimlendirilmiş bulunuyor. Nitekim dünya güçlerinin Fars Körfezindeki enerji kaynakları ve enerji yollarını sulta altına almak için sürdürdüğü güç rekabeti nedeniyle Fars Körfezi, önemli siyasi iktisadi olayların odak haline dönüşmüştür.
Bugün fars körfezi dünyanın enerji denklemlerinde belirleyici bir role sahip olup ve dünyanın muhtelif ülkeleri bu bölgeye olan bağımlılıkları nedeniyle bölge olaylarını yakından takip etmekteler. Gelecekte Dünya enerjisinin temini hususunda Fars Körfezi çok büyük bir önem taşımakta. Zira halı hazırda Fars Körfezi ülkeleri dünya petrolünün %60'ını temin etmekte ve Fars Körfezi bölgesinde istihraç edilen petrolün %90'ı ise Hürmüz boğazından dünya piyasalarına ulaştırılmaktadır.
Dünyada enerji intikalinde ana yol görevini ifa eden Hürmüz Boğazı Fars Körfezi bölgesinin önemini kat kat artırmıştır. Nitekim bu gerçeklerden hareketle özellikle son yıllarda başta Amerika ve İngiltere olmak üzere yabancılar Fars Körfezi bölgesindeki varlığını daha da artırmış ve kendi varlıklarını bölge güvenliğine adapte etmek suretiyle kalıcı kılmaya çalışıyorlar. Fakat tecrübeyle isbat olunmuştur ki şimdiye kadar nerede yabancı güç bulunmuşsa o bölgenin güvenlik, huzur ve barışı kalıcılığını yitirmiştir. nitekim bugün de Amerika ve İngiliz filolarının Fars Körfezindeki varlığı bu bölgenin huzurunu bozmuş ve bölgeye güvensizliği, gerginliği egemen kılmıştır.
Yabancı güçlerin bölge güvenliğine, huzur ve asayişine kastetmesi ise bölge ülkeleri arasında işbirliği ve dayanışmayı daha önemli bir konuma getirmiştir. Bu arada İran İslam cumhuriyeti silahlı kuvvetlerinin bölgedeki üstün ve güçlü konumunun gereği verdi mesaj Fars Körfezi bölgesinde barış, güvenlik ve huzurun bizzat bölge ülkeleri tarafından temini ve bu güvenliğin devamlı kılınması yönündedir. nitekim İran Silahlı kuvvetlerinin Fars Körfezi sularındaki askeri tatbikatlarının mesajı da barış ve dostluk yönünde olmuştur.
İran İslam cumhuriyeti, Umman, Arabistan, Katar, Kuveyt, BAE ve Irak Fars Körfezi kıyısında yer alan bölge ülkeleridir. Fars Körfezi bölgesi ülkeleri kendi aralarında yakın işbirliği ortamı oluşturmak suretiyle kendi ve bölgenin çıkarlarının temin etmenin yanı sıra sultacı ve saldırgan yabancı güçlerin bölge üzerindeki elini de kesmeyi başarabilir ve bölge güvenliği ve barışına kast edenlerce oluşturulan tehdit ortamını ortadan kaldırabilirler.
İran dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif mesajında bu konuya dikkat çekerek şöyle demiştir: "Ortak çevreyi korumak için saha çok hassasiyete ihtiyaç duymaktayız. Fars Körfezi geniş çevre sorunları ile boğuşmakta ve başka çatışma kaldıracak konumda değildir ve siyasi konulardaki ihtilaflar bizi çevre konularından alı konamaz. Fars körfezi siyasi sınırların ve kimlik ihtilafların ötesinde, yaşayanların ortak mirasıdır ve çevre konuları ile ilgilenenler mevcut ihtilafların dışında kültürel ve çevresel konular etrafında birleşebilirler. Biz bazı ihtilaflara rağmen bu alanı dostluk denizine çevirebiliriz’’.
Nitekim İran İslam cumhuriyeti milli iktidarından yola çıkarak ve bölge ülkeleriyle ilişkiye önem verilmesi esasına dayalı olan stratejik siyasetleri uyarınca her zaman kendi komşuları ve bölge ülkeleri ile yakın işbirliği, dayanışma ve diyalog içerikli ilişkiden yana olmuştur.