Suudi Arabistan'ın İran'a karşı süregelen hasmane politikası
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i69854-suudi_arabistan'ın_İran'a_karşı_süregelen_hasmane_politikası
Suudi Arabistan'ın Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr, Washington Büyükelçiliği'nde düzenlediği basın toplantısında, ABD Başkanı Donald Trump'ın Riyad'a yapacağı ziyaretini tarihi olarak niteledi, Trump yönetimini İran'a yönelik daha sıkı tutum sergilemesinden dolayı takdir etti.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mayıs 06, 2017 06:20 Europe/Istanbul
  • Suudi Arabistan'ın İran'a karşı süregelen hasmane politikası

Suudi Arabistan'ın Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr, Washington Büyükelçiliği'nde düzenlediği basın toplantısında, ABD Başkanı Donald Trump'ın Riyad'a yapacağı ziyaretini tarihi olarak niteledi, Trump yönetimini İran'a yönelik daha sıkı tutum sergilemesinden dolayı takdir etti.

Suudi Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr, burada yaptığı açıklamasının devamında, "Bana göre, ABD yönetimi, İran'a tutumunu değiştirmesi gerektiğini aydınlatmak için ilk adımları atmıştır" ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump, yurt dışı ziyaretlerinde ilk maksadı olarak Suudi Arabistan'ı seçtiğini duyurdu.

Trump, 23 Mayıs'ta Suudi Arabistan'a gelecek. Bu ziyaret, Suudi Arabistan açısından Riyad-Washington ilişkilerinde bir dönüm noktası sayılabilir, ancak Trump dönemi ABD ile Suudi Arabistan'ın ilişkilerindeki yeni balayının ne zamana kadar süreceğini bekleyip, görmek lazımdır. Adil Cubeyr'in bu ziyaret ile ilgili yaptığı açıklaması ise, Suudi Arabistan'ın Trump'ın yapacağı bu ziyaretten dört köşe olduğunu ve haddinden fazla heyecana kapıldığını gösteriyor.

Cubeyr, ABD ile ilişkilerde oluşan yeni ortam ve atmosferden yararlanmak suretiyle, Trump'ın Riyad'a yapacağı ziyaretin, Washington'un Riyad'ın politikalarına destek verdiği anlamına geldiğini lanse etmeye çalışıyor. Oysa, Suudi hanedanın hükümeti sayesinde Vahhabilerin radikal düşünceleri sonucu, bölgede terörizm yayılmıştır. Başka bir deyişle, artık Suudi Arabistan, terörle mücadele için bir irade ve nedeni bulunuyor, nitekim ABD yönetimi de hiçbir zaman terörizmi yok etmek peşinde ve düşüncesinde olmamıştır. Bu yüzden konuya başka açıdan bakmak ve analiz yapmak gerekiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Riyad'ın hemen ardından işgal rejimi İsrail'in başkenti Tel-Aviv'e geçecek. Bu planlama, esasında ABD'nin bölge ve İslam dünyasına yönelik politikası ve yaklaşımını ortaya koymaktadır. Ancak Trump niçin Riyad ile ilişkilerine bunca önem veriyor! Bunun için birkaç neden var, birincisi  ABD'nin silah satışları ve Suudi Arabistan'ın bölgede sebebiyet verdiği karışıklıklar ve güvenlik sorunlarından ticari hedefler için yararlanmasıdır. Bu çerçevede, ABD, bölgede Suudi Arabistan'ın önceliğinde bir askeri koalisyon kurmaya çalışıyor. Bunun için de, Trump Suudi Arabistan'a yapacağı ziyaretinde sadece Suudi yetkililer değil, Fars Körfezi İşbirliği Konseyi liderleri ile de görüşecek. Bu akım esasında birkaç hedefi eşzamanlı olarak takip etmektedir.

Washington gelinen noktada, bölgede İran'ı yalnızlaştırma ve inzivaya itmeye odaklanmış bulunurken, Suudi Arabistan da, İran'ın bölgedeki etkinliği ve rolünü zayıflatmak için çabalarının devamında Suriye, Yemen, Irak ve Filistin gibi bölgelerde savaş ve krizleri derinleştirmeye çalışıyor. 

Ancak bu gidişatın nereye varacağını bekleyip, görmek gerekiyor. Burada kesin bir şey varsa o da ABD'nin kendi çıkarlarını koruyan politikasına öncelik vermesidir. Ancak Suudi Arabistan başta olmak üzere bazı Arap ülkeleri maalesef binlerce milyar dolar petro-dolarlarını son 10 yılda ziyan ederek, hiçbir güçlü askeri ve siyasi konum elde edememiş ve İslam dünyasını da birleştirememiştir. Bu ilişkilerden elde edilen tek sonuç, ABD'nin Suudi Arabistan ile İslam ülkelerine dayatılan savaşlarda işbirliği ve bölgede işgal rejimi İsrail'in güvenliğini sağlamak olmuştur.

Aslında, ABD Ortadoğu'ya yönelik politikalarını Suudi Arabistan ve İsrail ile koordine ederek, ileriye götürmeye ve bu gidişatı sürdürmeye çalışıyor.