Trump'un Suudi Krallık rejiminin Vahhabi Terörizmini yaygınlaştırma girişimi
-
İran İslam cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif
İran İslam cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Amerika’nın önde gelen gazetelerinden New York Times’da “Güzel Askeri Ekipmanlar, Ortadoğu'yu Kurtaramaz” başlıklı bir yazı kaleme aldı.
Zarif, yazısında ABD Başkanı Donald Trump’ın, Suudi Arabistan ile yaptığı silah anlaşmasını eleştirdi ve bu anlaşmanın Ortadoğu’daki barış için yararlı olmayacağını vurguladı.
Zarif, “geçmiş performans gelecekteki başarının bir göstergesi ise, 110 milyar dolar değerindeki askeri ekipman, ne ABD ordusunun yükünü azaltacak, ne de Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın iddia ettiği üzere Suudi Arabistan’ın uzun vadeli güvenliğini destekleyecek” dedi.
Geçen günlerde İran cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de katıldığı basın toplantısında, 1980’lerde Irak diktatörü Baasçı Saddam Hüseyin’in İran’a karşı dayattığı 8 yıllık savaşta, İran halkını katliamdan geçirmek amacıyla Suudi krallık rejiminin Baasçı dikta rejime en az 90 milyar dolar mali destek verdiğini belirterek, satın aldığı silahların işe yarayamayacağını, İran'ın kendi silahını kendisinin ürettiğini söyledi.
İran dış işleri bakanı Zarif de New yok Times gazetesinde yayınladığı makalesinde, terörizm, militarizm ve aşırıcılığın yayılmasını önlemek için, dünya başkentlerin sorumlu olduğunu, bölgesel liderlerin harekete geçmesi ve el birliği ile zorluklarla mücadele etmesi gerektiğini, Kılıç dansları ve cömert ziyafetlerin bir tarafa konularak, temel çelişkilerin ele alınması gerektiğini vurguladı.
Zarif, Suudi Arabistan hanedan rejiminin Yemen halkına karşı başlattığı savaş ve yaptığı katliamlarla yıkımlara değinerek, Suudi Arabistan’ın Yemen’de el-Kaide ile savaşabilen tek güç olan Ensarullah grubuna saldırdığını belirtti. Zarif'in belirttiği gibi, Yemen’deki bu trajedi, akılsızca Suriye’de de tekrarlanıyor. Suriye’de de aşırıcı tekfirci Vahhabi terör örgütleriyle savaşan gruplar, Batı’nın terörle mücadele politikasıyla tehdit edilmektedirler.
İran dış işleri bakanı Zarif, aşırı tekfirci DAEŞ ve diğer selefi Vahahbi terörizmle İran'ın etkin bir mücadele sürdürdüğünü, İran İslam cumhuriyeti silahlı kuvvetlerinin, Irak ve Suriye’deki aşırıcı tekfirci terör örgütleri kurbanlarına yardım ettiğini ve hunhar DAEŞ terör örgütünün Bağdat ve Şam’ı ele geçirmesini engelleyerek, her iki ülkedeki çatışmalara da siyasi bir çözüm getirdiğini belirtti.
İran 2013 yılında acil ateşkesi ve Suriye’deki savaşı sona erdirme planını gündeme getirdi. İran'ın barışıl ve siyasi çözüm planı 2015 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı için bir temel oluşturdu. Muhammed Cevad Zarif'in vurguladığı gibi, İran, Türkiye ve Rusya önderliğindeki Astana diyalog girişimlerinin de Suriye’deki çözüm sürecinde etkili oldu ve bu ülkede ateşkes süreci başlatıldı.
Dış işleri bakanımız Zarif, ABD ve müttefiklerinin iki seçenekle karşı karşıya olduğunu, Amerika'nın maddi destek vermeye devam edip terör örgütlerinin savaş çabalarını yoğunlaştırmasını teşvik etmek yerine, krizin başından beri İran'ın belirttiği gibi, Suriye'de tüm siyasi grupların katılımıyla kapsamlı politik çözümler üretmeye yardımcı olması gerektiğini ifade etti.
Amerika ve müttefiki batılı ülkeler, İran'a dayatılan 8 yıllık savaşta gerici dikta Arap rejimlerinin petro dolarıyla Saddam rejimine silah ve mühimmat, füze ve savaş uçağı, kimyasal maddeler ve kimyasal silah teknolojisi verdiler. Böylece İran ve Irak halkı ve askeri güçlerinden bir milyonu aşkın kişinin katledilmesine sebep oldular. Amerika ve Suudi krallık rejiminin bu cinayetleri asla unutulamayacaktır.
Amerika'nın aşırı sağcı ve ırkçı başkanı Trump, Suudi hanedan rejimine silah satarak, bu rejimi siyasi ve askeri açından destekleyerek İslam dünyasına karşı savaş açmıştır. Bu bağlamda Selefi Vahhabi tekfirci terör örgütleri İslam ve Arap ülkelerini kana bulayacak ve yıkımla parçalanmaya götürebilecek.
Bütün bu militarist ve hunhar fitnecilikten amaç ise, Siyonist İsrail rejiminin gayri meşru ve işgalci varlığını koruyup kollamak, Filistin halkını tamamen ezmek, Vahhabilikle Siyonizm'in birlik ve bütünlüğünü pekiştirmek, Amerika'nın Silah stoklarını eriterek, silah fabrikalarını iflastan kurtarmaktır. /