Amerika savunma bakanının İran'a karşı boş karalama kampanyası
Amerika adalet bakanı 6 yıl aradan sonra, İran İslam cumhuriyetini tekrar terörizmle suçladı. Amerika'nın 2011 yılındaki adalet bakanı Eric Holder, Suudi krallık rejiminin Washington elçisi Adil Elcubeyr'e karşı suikast düzenlemek amacıyla İran'ın bazı kimseleri işe aldığını, ancak bu planın keşfedilip etkisiz hale getirildiğini iddia etmişti.
İran İslam cumhuriyeti o tarihte bu iddiayı reddedip, terörün kültür ve medeniyetten uzak kimselerin işi olduğunu, İran'ın yüksek medeniyeti ve kültüründe suikast ve terörün yeri olmadığını, Amerika'nın boş yere İran İslam cumhuriyetini suçladığını vurgulamıştı.
İslam inkılabının zafere kavuşması ardından Amerika İran İslam cumhuriyetine karşı düşmanca tutum izleyip, karalama kampanyalarını sürdürdü. Halbuki İran halkı ve devleti, Amerika, Siyonist İsrail rejimi ve Vahhabi Suudi Arabistan hanedan rejiminin üçlü ittifakının uyguladıkları devlet terörü ve suikastların mağduru olup, onların saldırı ve yıkıcı girişimlerinin kurbanı olmuştur.
Suudi krallık rejiminin Washington eski elçisi Adil Elcubeyr'e karşı 6 yıl önce suikast düzenleme sahte planı, yeniden hortlatılmaktadır. Nitekim Amerika savunma bakanı James Mattis bir Amerikan kanalına verdiği demecinde, tekrar bu iddiayı gündeme getirerek, İran'ın Washington'da 6 yıl önce bir suikast düzenlemek için terörist kiraladığını iddia etti. Amerika savunma bakanının bayatlamış bu boş iddiayı tekrar gündeme getirmesi, Amerika'nın İran düşmanlığını gözler önüne seriyor. Bundan amaçları İran'a karşı baskıları arttırmaktır.
Riyad'da Arabistan ve Washington yönetimi, ittifak halinde hareket edip, Batı Asya bölgesinde çok sayıda terör örgütünü kurdurup, eğitip-donatmış bulunuyorlar. Pakistan ile diğer İslam ülkelerindeki Vahhabi medreseler, tekfirci terörist yetiştirme merkezleridir. Söz konusu Vahhabi okul ve medreselerde tekfirci anlayışla eğitim yapılır. Bunun sonucu da tekfirci terör örgütlerinin kurulup beslenmesidir. Nusra Cephesi, DAEŞ, İslam ordusu gibi tekfirci terör örgütleri ve onlara diğer ülkelerden yapılan katılımlar da tekfirci terörizmin nasıl örgütlenip insan kaynakları oluşturduklarının açık örneğidir.
Amerika ile Suudi krallık rejiminin ittifakı ve işbirliği sonucu, dünyanın birçok ülkesinde terörizm yaygın hale gelip, milletlerin güvenliği ve ülkelerin istikrarı tehdit edilmiştir. Baracak Obama'nın iktidarı döneminde Pentagon ile Amerika yöneticileri, Irak ve Suriye'de DAEŞ gibi tekfirci terör örgütlerini kurdurduklarını, Suudi Krallık rejimi gibi petrol zengini gerici Arap rejimlerinin bu terör örgütlerine mali yardım yaptıklarını açıkça ilan etmiş bulunuyorlar. Artık İran'ın terörizmi desteklediği iddiaları hiçbir ülke ve millet tarafından kabul görmemektedir.
Amerika ile Suudi Krallık rejimi Ortadoğu ve İslam ülkelerindeki terör örgütlerinin varlığını sürdürmelerine ve silahlanmalarına destek olmaktadırlar. Amerika, Suudi Arabistan ve ırkçı İsrail rejiminin üçlü ittifakı, İran'ı terörizmle suçlayarak, işledikleri katliamlar, terör saldırılarına destek konusunda kamuoyunu aldatıp saptırmaya, İslam toplumları arasında ihtilaf salmaya ve gerçekleri saptırmaya çalışıyorlar. Amerika ile Suudi krallık rejimi, Irak ve Suriye'de tekfirci terörizme silah ve istihbarat desteğini sürdürmektedirler. Bu yüzden DAEŞ ve Nusra Cephesinin elinde gelişmiş Amerika füze ve roketleriyle diğer silahlar bulunuyor.
İran İslam cumhuriyetiyse Irak ve Suriye halkı ve hükümetlerine terörizmle mücadelede yardımcı oluyor. Amerika başkanlığındaki Riyad toplantısında terörizmi destekleme ve İran'a karşı karalama kampanyası kararı alındı. Riyad toplantısında Suudi dikta rejimi ve Amerika İran'a karşı Arap ülkelerini seferber etmeye çalıştılar. Ancak bu fitneleri de suya düştü. Irak, Kuveyt, Lübnan, Umman ve Katar, bu oyuna katılmadılar. Amerika savunma bakanı Suudi krallık rejiminden rüşvet olarak petrol gelirlerini kazanmak amacıyla 6 yıl önceki boş iddiayı tekrarlamaktadır. İran dış işleri bakanlığı sözcüsü Behram Kasımi'nin vurguladığı gibi bu senaryo daha çok Hollywood senaryolarını çağrıştırır. Dünya toplumunu da aldatacak dönem de kapanmıştır./