Müstekbir ve emperyalist güçlerin İran milletine kin ve düşmanlık kusması
-
Müstekbir ve emperyalist güçlerin İran milletine kin ve düşmanlık kusması
İslam inkılabı rehberi Ayetullah Hamenei, tekfirci teröristlerin İmam Humeyni Ra Türbesiyle halk iradesi ve demokrasi merkezi İran İslam Şura Meclisine yapılan kanlı saldırıyı, şirret müstekbir ve sömürgeci güçlerle Maşalarının İran Milleti, İslam inkılabı ve İslam cumhuriyeti nizamına düşmanlık besleyip kin kustuklarından ibaret olduğunu vurguladı.
Ayetullah Hamenei, Tahran'da yapılan tekfirci terör saldırısı sonucu mazlum İran halkından bir gurubun şehit edilmesi ve yaralanması ardından yaptığı açıklamada, şehit ailelerine taziyetlerini bildirip, yaralılara Allah'tan Şifa dileyerek bu cinayet ve katliamın Amerika ve Suudi krallık rejimi gibi maşalarına karşı kin ve nefreti arttırmaktan başka bir işe yaramadığını söyledi.
İslam inkılabı rehberi Ayetullah Hamenei bu saldırılara rağmen İran Milletinin sarsılmaz iradesiyle ilerlediğini vurguladı. İran halkı ve islam inkılabının düşmanları ve onların maşaları 7 Haziran günü yeni bir fitne ve komploya imza attılar. İslam inkılabı süresince bu tür fitnelere defalarca tanık olmaktayız. İran ve İslam düşmanları, bu halk inkılabına karşı son 40 yılda defalarca saldırıp, katliamlar yapmışlardır. İran Halkı İmam Humeyni'nin önderliğinde ülke bağımsızlığını, hak ve özgürlüğünü kazanmak, bağımlı dikta rejim yerine İslam cumhuriyeti nizamını kurmak amacıyla kıyam edip, İslam inkılabını başlatıp zafer kazandı. İslam cumhuriyeti nizamı sarsılmaz gücünü İran halkından almaktadır. İran halkı hiçbir yabancı sömürgeci güçe bağımlı olmak istemiyor. Bu nedenle siyasi, ekonomik, bilim ve teknoloji ve askeriyle savunma açısından bağımsız ve kendine yeterli bir olarak yaşamak istiyor. İslam cumhuriyeti nizamı komşu ve bölge ülkeleriyle dostluk ve kardeşlik ilişkilerini daha bir geliştirmek, bölgesel barış ve güvenliği sağlayıp koruma sürecine etkin katkıda bulunmak, İslami ve insani değerleri kökleştirmek, terörizm ve şiddete karşı bölgesel ve uluslararası alanda mücadele etmek ve bu bağlamda bütün ülkeler ve milletlerle işbirliğini geliştirmek istiyor. İran İslam inkılabının ürünü olan İran İslam cumhuriyeti bağmsız bir politika izlediği için, İslam dünyasına ve hatta diğer milletler nezdinde büyük bir itibar kazanmıştır. İran İslam ümmetinin azılı düşmanı olan Siyonist güç odakları ve onların bölgesel temsilcisi Irkçı İsrail rejiminin işgal ve yayılmacı girişimlerine ve Amerika emperyalizminin dünya çapında ve özellikle İslam ve Arap ülkelerinde yaptığı katliamlar ve saldırılarına karşı direndiği için, dünya milletlerinin gönlünü fethetmiştir. İran halkı da son 40 yılda olduğu gibi düşmanların bütün fitne ve komplolarını etkisiz hale getirip, kararlı bir şekilde ilerlemektedir. İslam inkılabının zaferinin ilk gününden itibaren düşmanlar İslam inkılabına ve İran halkına karşı saldırıları başlattı ve bu şirretlikleri günümüze kadar devam etmektedir. Amerika emperyalizmi Başta olmak üzere sömürgeci güçler ve onların maşaları İran halkına karşı en vahşi ve acımaz saldırılarını sürdürdüler. Nitekim İran'a karşı ayrılıkçı etnik milliyetçi terör ile birlikte Irak baas Rejimini saldırttılar. Suudi krallık rejimi başta olmak üzere Fars Körfezi işbirliği konseyinin bazı üye ülkelerinin monarşı rejimleri de İran halkının katliamına katkıda bulunmak için Irak Baas rejimine on milyarlarca dolar askeri ve mali yardım yaptılar. 1980lı yıllarında Amerika ve Siyonist rejim kuklaları İran'da terör saldırıları ve Sui kastlar yaparak 17 binden fazla masum sivil insanı şehit ettiler. Amerika ayrıca müttefikleriyle birlikte İran halkının anti Siyonist ve anti emperyalist direnişini kırmak amacıyla insanlık dışı ağır yaptırımlar uyguladı. Amerika'nın Nükleer Anlaşma'nın kapsamı dışındaki tek yanlı yaptırımları devam etmektedir. Bütün bu yaptırımlar ve tekfirci terör saldırıları sömürgeci güçlerle maşalarının İran halkına karşı şirretlikleri, düşmanlıkları ve kara kinin devam ettiğini gözler önüne seriyor.