ABD'nin stratejisi, terörizmin desteklenmesi doğrultusunda
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i75640-abd'nin_stratejisi_terörizmin_desteklenmesi_doğrultusunda
İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani bugün Güney Kore'nin başkenti Seul'da düzenlenen Avrasya Ülkeleri Meclis Başkanları Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, ABD'nin stratejisinin terörizmle mücadele değil, terörizme paralellik teşkil ettiğini vurguladı.
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Haziran 28, 2017 08:57 Europe/Istanbul
  • ABD'nin stratejisi, terörizmin desteklenmesi doğrultusunda

İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani bugün Güney Kore'nin başkenti Seul'da düzenlenen Avrasya Ülkeleri Meclis Başkanları Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, ABD'nin stratejisinin terörizmle mücadele değil, terörizme paralellik teşkil ettiğini vurguladı.

İslami Şura Meclisi Başkanı Seul'daki toplantıda yaptığı konuşmada, terörizm ve radikalizmi, yıkıcı bir küresel tehdit olarak niteledi, Avrasya ülkelerinin terörizmin ideolojik sahipleri ve hamileri için bedelini arttıracak şekilde hareket etmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Laricani konuşmada, ABD'nin bağımsız ülkelere karşı tek taraflı ekonomik yaptırımlarını da uluslararası hukuk, BM antlaşması ve çok taraflı ticaret sisteminin açık ihlali sayıldığını kaydederek, bölge ülkelerinden bunun önüne geçmeleri gerektiğinin altını çizdi.

İslami Şura Meclisi Başkanı ayrıca IŞİD başta olmak üzere teröristlerin Suriye, Libya, Irak, Afganistan ve Yemen'de işledikleri cinayetle işaretle, dış müdahalelerin Suriye'de durumu daha da karmaşık hale getirdiğini ve bu ülkede insani felakete neden olduğunu vurguladı.

Terörizm bugün global bir tehdit halini almış ve her hangi bir sınır tanımamakta. Bir zamanlar IŞİD terörizmi Suriye ve Irak toprakları ile sınırlıydı. Fakat bugün başta ABD olmak üzere bir takım ülkelerin çelişki eylem, söylem ve siyasetleri sayesinde IŞİD terörizmi Afganistan, Filipinler ve genel olarak Güney doğu Asya bölgesine yayılmış durumdadır. Nitekim dünyamız IŞİD terörizminin şerrinden ve belasından kurtulması için toplu işbirliği ve dayanışma içinde mücadeleden başka bir yolu yoktur.

Fakat Suudi Arabistan ve Amerika gibi ülkelerin fikir ve finans açısından teröristlere yön vermeleri terörizmin daha da güçlenmesine sebep olmuştur. Bu ülkelerin mevcut destekleyici siyasetlerinin devam etmesi durumunda terörizmle mücadelenin her hangi bir anlamı kalmamakta ve bir yerde kökünün kurutulması durumunda çıban başı gibi bir başka yerden baş çıkarmaktadır. bugünkü durum buna açık bir örnektir. Suriye ve Irak'ta IŞİD terörizmine çok ağır darbenin indirildiği ve kökünün kazınmak üzere olduğu bir ortamda terörizmin asıl hamilerinden Suudi rejimi ele başlarının bu kez terörizmin ve savaşı İran sınırları içine çekeceğiz demesi ise terörizmin bu hami devletlerce sürekli olarak bir çıban başı gibi bir başka bölgede kendini gösterdiği gerçeğini ortaya koyuyor. Bugün IŞİd terör örgütünün asıl fikir yapısı Vahhabilik olup bu İslam dışı ideolojinin asıl kaynağı İngiliz sömürgesi olup, bugün Suudi rejimi krallığınca desteklenerek varlığını sürdürmeye çalışmakta. Bu arada ABD ise teörirzmin önemli hamisi Suudi rejimine yüzlerce milyar dolarlık silah vermenin yanı sıra teröristleri iyi ve kötü teröristler olarak ikiyi ayırarak da bizzat onlara direkt olarak her türlü silah vermekte ve terör eylemlerini sürdürmelerine katkıda bulunmaktadır.

Bu isi terörizmle mücadelenin  ne kadar sağlıksız bir ortamda yürütüldüğünü  ve gerçek bir mücadelenin var olmadığını göstermekte. Nitekim Amerikan Huffington Post gazetesi dün Salı günkü sayısında, Amerika'nın başka ülkelerin siyasi kurum ve teşekküllerine terör markası vurmayı kendi dış siyasetinin bir aracı haline getirdiğini, bu sürecin ise terörizmle mücadeleyi zayıflattığı gibi hatta terörizmin daha da güçlenerek devam etmesine yol açabileceğini yazdı.

Bunun yanı sıra; Amerika'nın Suriye'de izledi siyaset de, Amerikan stratejisinin terörizmle mücadele doğrultusunda olmadığı gerçeğini gözler önüne sermektedir. Terörizme karşı amansız bir mücadele içinde olan Suriye ordusuna yönelik sürekli ABD ve koalisyon güçleri tarafından saldırıların düzenlenmesi ve zayıflatılmaya çalışılmak istenmesi karşısında ister istemez insan, ABD'nin ve müttefiklerinin kimden yana olduğunu sormakta.

Amerikalıların Suriye konusundaki çelişkili tutum ve siyasetleri, Rusya dışişleri bakanı Sergey Lavrov'un tabiriyle Suriye'deki silahlı gruplar ve hatta teröristlerin desteklenmesi yönündedir. Bugün ABD'nin yoğun destek verdiği en-Nusra cephesi IŞİD ile birlikte bir makasını iki ağzını oluşturmakta ve açık birer terör örgütleri olup onlara bağlı irili ufaklı gruplar da birer terör örgütleridirler. Suriye'den gelen haberler ABD'nin en-Nusra terör örgütünü yeniden yapılandırarak başka yerlerde ve başka amaçlarla kullanmaya hazırlandığını gösteriyor. Dikkat terör yarın başka bir yerden farklı bir isimle hortlayabilir...