Adil Cubeyr’in İran’ı teröre destekle suçlaması
-
Adil Cubeyr’in İran’ı teröre destekle suçlaması
Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr, Katar yönetimi Doha’ya yaptırım uygulayan dört ülkenin şartlarına ret cevabı vermesinin ardından Kahire’de gazetecilere İran’ın Katar’ı desteklemesi konusuna işaretle İran’ı terörü desteklemekle suçladı.
Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr Çarşamba günü Bahreyn, BAE ve Mısır Dışişleri Bakanları ile Kahire’de düzenlediği dörtlü zirvenin ardından yine İran dünyada terörü destekleyen birinci ülke olduğunu iddia etti ve İran’ın terörü desteklediği gibi başka hiç bir ülke terörü desteklemediğini ve bu yüzden Katar’ı desteklemesini de doğal karşılamak gerektiğini ileri sürdü.
Aslında Katar yönetiminin Doha’ya yaptırım uygulayan dört ülkenin şartlarını reddetmesinden kuduran Adil Cubeyr bu kez hangi ülke İran ile işbirliği yapıyorsa böyle bir işbirliğinin sonucu olumsuz olduğunu ve bu yüzden İran ile teamülde bulunmanın hiç kimsenin yararına olmadığını çünkü İran dünyada münzevi bir ülke olduğunu iddia etti.
Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr’in İran’ı teröre destekle suçlaması ve Tahran ile işbirliği hiç kimsenin yararına olmadığı iddiaları, Suud rejimi türlü bahanelerle İran’a karşı bir Arap ittifakı kurmaya çalıştığı fakat bu bağlamda rüyaları ABD Başkanı Donald Trump’ın Mayıs 2017’de Riyad’a yaptığı ziyaretinin sona ermesinin ardından tabir olmadığı halde gündeme geliyor. Nitekim Arabistan’ın İran aleyhinde kurmak istediği bu ittifakın içinde ilk anlaşmazlık Fars körfezi işbirliği konseyi FKİK içinde belirdi ve Katar devleti bağımsız bir tutum izlemeyi tercih etti. Gerçekte Katar yönetimi her zaman İran İslam Cumhuriyeti ile sağlıklı ve yapıcı ilişkilere vurgu yapmış ve dış politikasına yönelik her türlü müdahaleyi içişlerine yönelik bir müdahale olarak algılayacağını belirtmiştir.
Aslında bugün FKİK içinde büyük ağabey politikası dönemi sona ermiştir ve artık Arabistan’ın büyük ağabey olarak söylediği her söz dinlenmiyor. Bugün ülkelerin çıkarları bölgesel sağlıklı ve bağımsız işbirliği ile temin ediliyor ve belli bir coğrafyada barışçıl bir şekilde geçinmek, bağımsız ülkelerin temel prensibi sayılıyor. Bu çerçevede Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al-i Sani yaptırımcı dört ülkenin Katar’dan İran İslam Cumhuriyeti ile ilişkilerini ve işbirliğini kesmesini saçma niteledi ve İran İslam Cumhuriyeti Katar’ın komşusu olduğunu ve coğrafyaları değiştirmenin mümkün olmadığını vurguladı.
İran ve Katar ortak bir coğrafyada yer alıyor. İki ülke birbiriyle sağlıklı ilişkileri bulunuyor ve daha da önemlisi dünyanın en büyük doğalgaz sahasında ortaklıkları söz konusudur. Katar yönetiminin Doha’yı kuşatma altına alan ve yaptırım uygulayan dört ülkeye ret cevabı ise tarihi ve coğrafi gerçeklere dayanıyor ve artık sınırları değiştirme devranı sona erdiğini gösteriyor.
Öte yandan gerçeklere göz yummak hiç bir zaman yeni değişikliklere yol açmayacağı de açıkça ortadadır. İran İslam Cumhuriyeti bölgenin tarihi gerçeğidir ve bu ülkeyi inzivaya itme gayretleri de hiç bir zaman sonuca ulaşamayacaktır. Bugün İran’ın coğrafi konumu tüm dünyayı Tahran ile işbirliğine yöneltmiştir, çünkü İran Kuzey – Güney ve Doğu – Batı koridorlarının tam merkezinde yer almaktadır. Bu coğrafya aşiret rejimi Arabistan’ın kullanma tarihi geçmiş bedevi politikaları ile değişmeyeceği de kesindir. Aslında bugün dünyada terörist ihraç eden ve dünyada terörü yaygınlaştıran ve bu yüzden yavaş yavaş inzivaya itilen ülke, Arabistan’dan başkası değildir.
Bugün uluslararası camia ve özellikle Batı dünyası dünyada terör ve radikalizmin baş kaynağı Arabistan ve sapkın vahabi tarikatı olduğunu anlamıştır. Nitekim vahabi tarikatının tarihi gözden geçirildiğinde Arabistan’ın dünyada terörün baş hamisi olduğu açıkça anlaşılmaktadır ve bu rejimi kuruntularda yaşayan Dışişleri Bakanı’nın yaftaları da bu adresi değiştiremeyeceği bellidir. Nitekim geçen gün Henry Jackson düşünce merkezi, Arabistan İngiltere’de radikal örgütlerin baş hamisi olduğunu ifşa etti.