Esma Cihangir’in batıl İran raporu üzerine
-
Esma Cihangir’in batıl İran raporu üzerine
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, BM insan hakları özel raportörü Esma Cihangir’in İran hakkında yayımladığı raporu tamamen siyasi garez ve amaçların doğrultusunda olduğunu, İran bu raporu batıl ve geçersiz telakki ettiğini açıkladı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, BM insan hakları raportörünün İran raporuna tepki gösterdi. Sözcü Kasımi, raporun tamamen siyasi garez temelinde ve bazı ülkelerin nüfuzu altında ve belli amaçlar doğrultusunda ve tamamen muteber olmayan kaynaklara ve belgelere dayanarak hazırlanan bir rapor olduğunu vurguladı.
Kasımi, bu yüzden İran İslam Cumhuriyeti bu raporu tanımadığını ve kabul edilemez ve geçersiz bir rapor saydığını ifade etti.
Gerçekte İran İslam Cumhuriyeti İslamî ve bağımsız bir devlet olduğu ve Batı’nın zorbalıklarına boyun eğmediği için sürekli Batı’nın insan hakları silahının hedefi haline gelmiştir. Nitekim İran’da insan hakları durumunu araştırmak üzere BM’nin İran’a özel raportör ataması da tamamen kasıtlı ve İran’da insan hakları durumundan karanlık bir tablo sunma gayretleri doğrultusunda alınan bir karardır. Bu yüzden özel raportör de kendisine verilen bu görev doğrultusunda İran’la ilgili hazırladığı raporunda bir dizi mesnetsiz, yalan yanlış raporlara ve belgelere istinat etmiştir.
Bu konuda İran yargı erki Başkanı Ayetullah Sadık Amoli Laricani geçen Pazartesi günü yaptığı açıklamada, son yıllarda İslam inkılabı karşıtı çetelerin ve münafıkları terör örgütünün İran aleyhinde uydurduğu tüm yalanlar BM insan hakları özel raportörünün hazırladığı batıl raporda yer aldığını belirtti. Nitekim BM insan hakları raportörünün kullandığı kaynaklar açıkça hangi amaçlara hizmet ettiğini ve raporunu hangi doğrultuda hazırladığını açıkça ortaya koymaktadır. Hal böyleyken bu tür yalan yanlış ve batıl bir rapor asla kabul edilemeyeceği kesindir.
İran İslam Cumhuriyeti yargı kurumu İslam dininin ilerici ve ilahi kanunlarından hareketle insan hakları alanında hareket etmektedir. Örneğin İran mahkemelerinde idam kararı İslam öğretilerine göre ve adil bir yargı sürecinin sonunda verilen bir karardır. Bundan başka İran’da kadınların konumu, hem değersel açıdan ve hem sosyal bakımdan Batılı devletlere kıyasla çok daha ideal ve üstündür. Azınlıkların haklarına gelince de, İran’da yaşayan azınlıkların beyan ettiği üzere İran’daki konumları dünyanın hiç bir ülkesi ile kıyaslanamayacak kadar iyidir. Çünkü Asuri milletvekili Yunatan Betkelya’nın de belirttiği üzere İran’da dini azınlıklar diğer vatandaşlarla eşit haklara sahiptir.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kasımi’nin de belirttiği üzere dünyanın Yemen, Bahreyn ve Myanmar gibi bir çok ülkesinde bazı malum ülkelerin desteklediği terör örgütleri onca cinayet ve insan hakları ihlali işlediği halde BM’nin bu cinayetleri gözardı etmesi ve bunun yerine bağımsız devletleri mesnetsiz iddialarla suçlaması asla kabul edilemez bir durumdur. Bugün bütün dünya Suud rejiminin Yemen’de işlediği cinayetlerin farkındadır. Bugün siyonist İsrail’in Filistin milletine karşı işlediği zulüm ve cinayetleri bilmeyen yoktur. Bugün Myanmar’da müslümanlara karşı işlenen cinayetler yürekleri parçalamaktadır. Ancak BM insan hakları konseyi tüm bu cinayetlere göz yumarak konumunu hakikaten sarsmış vaziyettedir. Kasımi’nin de vurguladığı üzere bu tutum dünyada insan hakları meselesinin şanını düşürmek ve bu hakları savunduklarını iddia eden Batılı devletleri rezil etmekten başka bir getirisi olmayacağı kesindir.