Trump yönetiminin İran karşısında çaresizliği ve şaşkınlığı
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i83989-trump_yönetiminin_İran_karşısında_çaresizliği_ve_şaşkınlığı
Amerikan yönetiminin İran İslam Cumhuriyetine yönelik düşmanca siyasetlerinin devamında İranlı şirketler ve İran uyrukluların yaptırım listesine alınması artarken, Amerikan yönetimi İran'ın nükleer yaptırımlarını askıya alma kararını 120 gün için uzattı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Eylül 15, 2017 15:14 Europe/Istanbul
  • Trump yönetiminin İran karşısında çaresizliği ve şaşkınlığı
    Trump yönetiminin İran karşısında çaresizliği ve şaşkınlığı

Amerikan yönetiminin İran İslam Cumhuriyetine yönelik düşmanca siyasetlerinin devamında İranlı şirketler ve İran uyrukluların yaptırım listesine alınması artarken, Amerikan yönetimi İran'ın nükleer yaptırımlarını askıya alma kararını 120 gün için uzattı.

Amerika'nın bu girişimiyle Amerika'nın yaptırım listesine giren İran şirketleri ve vatandaşların sayısı arttı ve diğer taraftan Amerika'nın  Kapsamlı Ortak Eylem Planı olarak bilinen nükleer anlaşma karşısındaki taahhütlerini ise tam yerine getirmesi gerekiyor.  Elbette Amerikan dışişleri bakanlığı Trump yönetiminin bu girişiminin, Amerika'nın İran'la varılan  nükleer anlaşmaya karşı tutumunda bir değişikliğin olduğu şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Bu doğrultuda ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Herbert Nauert, "İran'a yönelik yaptırımların hafifletilmiş olması Başkan Donald Trump yönetiminin nükleer anlaşmaya ilişkin rolünü yansıtmamaktadır ya da İran İslam Cumhuriyeti'ne göz yumduğu anlamına gelmez." ifadesini kullandı. Sözcü Nauert, günlük basın toplantısında, ABD yönetiminin P5+1 ülkeleri ve İran arasında imzalanan nükleer anlaşma sonucu varılan Tahran'a yönelik "yaptırımları hafifletme" uygulamasını uzatma kararına ilişkin konuşmasında ''Yaptırımların hafifletilmesinin "İran'ın hareket alanının genişlemesini" amaçlamadığını belirterek, İran'ın bölgedeki hareketlerini gözlemlediklerini söyledi.

Amerika'da başta Trump olmak üzere ABD'nin BM temsilcisi Nikki Halley gibi yetkililer, İran'ın nükleer anlaşmanın özünü çiğnediğini iddia ederek İran'la varılan nükleer anlaşmanın yeniden gözden geçirilmesini gündeme getirmekteler. Ama bunun yanısıra Amerikan yönetimi, İran'a yönelik nükleer yaptırımların askıya alınmasını 120 gün için uzattı. Bu durum nükleer anlaşmanın üzerinden geçen 2 yıl içinde  İran'ın anlaşmaya bağlı kaldığını ispatlarken Amerikan yönetiminin ise bu konuda hala ne yapacağının şaşkınlığı içinde olduğunu göstermektedir.

Aslında bu şaşkınlık ve ne yapacağını bilememezlik gerçekte Amerikan yönetimi içinde ciddi ve şiddetli siyasi rekabetin olduğuna da bir işarettir. Zira, Amerika'da bazı siyasiler ve uzmanlar, bu anlaşmanın İran'ın füze programı ve bölge üzerindeki siyasetlerini önleyemediğini ve bundan dolayı da Amerika'nın bu anlaşmadan çıkmasını dile getirmekteler ve bu konuda da Donald Trump yönetimine baskı yapmaktadırlar. Elbette Trump'ın seçim sırasında  yaptığı açıklamada, başkan olması halinde İran'la varılan nükleer anlaşmayı yırtacağına dair cümlesi ve o dönemde Obama yönetimini suçlaması da dikkate alındığında Trump'ın hala İran'a karşı  elinin kolunun bağlı olması Trump'ı zor duruma  sokmuş ve hatta Trump'ı adeta çaresiz hale getirmiştir. 

Ama diğer taraftan Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer anlaşmaya tam bağlı kaldığını bildirmesi ve hatta Amerika'nın anlaşmanın  maddelerini yürürlüğe geçirmesini engelleme çalışmalarına  gönderme yapması ise Amerika'da İran'la varılan  nükleer anlaşma karşıtı çevreleri daha zor duruma sokmuştur. Zira, yapılan anlaşmanın ikili bir anlaşmaya olmayıp İran ile 5+1 grubu üyeleriyle yapılmış olması ve de bu anlaşmanın Uluslararası bir anlaşma olarak altına imza atılması da Amerikan yönetimi ve Trump'ı adeta ne yapacağını bilemez hale getirmiştir. Zira, İran'ın nükleer anlaşmaya bağlılığı ve öte yandan Amerika'nın anlaşmayı çiğnemesi Çin, Rusya gibi Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ve Avrupa ile BM gibi uluslararası kuruluşlar ile Uluslararası toplumun da tepkisine neden olmuştur. Amerika, İran'ı inzivaya itmek isterken aksine kendisine yönelik tepkilerin artmasına neden olmuş ve sözkonusu çevreler Amerika'dan Nükleer Anlaşma'ya bağlı kalmasını istemişlerdir. 

Bundan dolayıdır ki, Amerikan yönetimi, hem nükleer anlaşmaya karşı olanları hem de nükleer anlaşma yanlısı olanlar arasında sıkışmış ve bunun için de bir taraftan yeniden İranlı şirketleri ve İranlıları yaptırım listesine alırken, diğer taraftan da nükleer anlaşmadan dolayı  gelen tepkileri azaltmak ve inzivada kalmamak için de İran'a yönelik yaptırımların askıya almayı 120 gün için uzatma kararı almak zorunda kalmıştır. Yaşanan bu gelişmeler açık bir şekilde Amerika'nın İran İslam Cumhuriyetinin güçlü diplomasisi karşısında şaşkınlığını göstermektedir. Bunun da en açık ispatı  Amerikan dışişleri bakanlığı sözcüsü  Nauert'in, yaptığı son açıklamada "İran'a yönelik yaptırımların hafifletilmiş olması Başkan Donald Trump yönetiminin nükleer anlaşmaya ilişkin rolünü yansıtmamaktadır ve yönetimin İran politikası hala belirlenme aşamasında. Bu devam ederken, (bir önceki yaptırımları hafifletme kararının uzatılmasının) süresi bugün doluyordu. Yönetimimiz takip etmeye ve politikamızı geliştirmeye devam edecek. Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı bu konuda çeşitli kararlar alıyor fakat henüz nihai karar verilmedi." cümlesi başlı başına herşeyi ortaya koymaktadır./