BM Genel Sekereteri’nin İran karşıtı raporları reddetmesi üzerine
-
BM Genel Sekereteri’nin İran karşıtı raporları reddetmesi üzerine
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres BMGK’nın 2231 sayılı kararnamesi ile ilgili raporunda Amerika’nın bazı medya organlarında çıkan İran’la ilgili iddialarını reddetti.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesinin uygulanma ile ilgili raporunda, Almanya federal devleti iç güvenlik kurumunun 2016 raporunda Bercam nükleer anlaşmasına aykırı hiç bir suç işlenmediği anlaşıldığını kaydetti. Antonio Guterres, Almanya federal devleti 27 Kasım 2017’de İran’ın Almanya’da BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesine aykırı herhangi bir faaliyette bulunduğu yönünde hi bir delil ve belge bulunmadığını açıkladığını kaydetti.
Bundan önce Amerika’nın Foxnews haber kanalı geçen ay Almanya istihbaratının üç raporuna ulaştığını, raporlarda İran İslam Cumhuriyeti nükleer ve füze programlarında kullanmak üzere illegal ilan edilen teknolojileri satın almaya çalıştığı belirtildiğini ileri sürmüştü.
Ancak BM Genel Sekreteri Antonio Guterres BMGK’nın 2231 sayılı kararnamesinin 19.bendi ile ilgili açıklamasında, Almanya yetkililerinin açıklamalarına istinaden bu iddiayı reddetti.
Amerikan medyasının bu haberi Washington yönetiminin İran’ın füze programı ve Bercam nükleer anlaşmasının geleceği ile ilgili yürüttüğü kampanyaya paralel olarak yayımlaması dikkatlerden kaçmadı. Bu haberlerde İran İslam Cumhuriyeti Bercam nükleer anlaşmasını ve BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesini ihlal eden taraf ilan edilmeye çalışıldı. Aslında Amerika’nın şimdiki yönetimi İran İslam Cumhuriyeti’ni illegal hareket etmekle suçlayarak Bercam nükleer anlaşmasında üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmemeye ve İran’a karşı yeni yaptırım kararları almaya ve uygulamaya çalışıyor. Oysa UAEK şimdiye kadar 9 raporunda İran’ın Bercam nükleer anlaşmasına bağlı kaldığını vurguladı.
Bercam anlaşmasında üzerinde mutabakata varılan konulardan biri İran’ın nükleer ve savunma ihtiyaçlarını giderecek iki amaçlı ürünlerin alımı için uygun bir kanal oluşturmaktır. Bu çerçevede İran İslam Cumhuriyeti iki amaçlı ürünlerin alımı için talebini gündeme getiriyor ve talep araştırıldıktan sonra alım için gerekli izin veriliyor. Son iki yılda bu tür talepler bir çok kez gündeme geldi ve çoğu ilgili mercilerce onaylanarak İran’ın ihtiyacının giderilmesi için zemin oluşturuldu. Bu yüzden ve bu süreç işlediği bir sırada İran İslam Cumhuriyeti esasen Bercam nükleer anlaşmasına aykırı hareket etmesine gerek kalmıyor. Nitekim BM genel sekreteri ağ de raporunda İran İslam Cumhuriyeti’nin bu konuya bağlı kaldığını vurguladı.
Öte yandan AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini de Bercam nükleer anlaşması ile ilgili yaptığı açıklamada, İran’ın bu anlaşmaya bağlı kaldığı gerçeği şimdiye kadar 9 kez UAEK tarafından onaylandığını ve İran şimdiye kadar tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve bu yüzden bu anlaşma da devam edeceğini vurguladı.
Buna karşın, Amerika’da ve yine Ortadoğu bölgesinde Suud rejimi ve korsan İsrail’in yönlendirmeleri ile Bercam nükleer anlaşması ve İran karşıtı kanatların bu tür mesnetsiz raporlara ve iddialara önem vermeleri ve üzerinde provokasyon yapmaları muhtemeldir. Nitekim ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın Bercam nükleer anlaşmasına bağlı kaldığını onaylamaması veya Amerika’nın BM daimi temsilcisi Nicky Hilly’nin BM’de gazetecilerin önünde bir şov yaparak İran’ı Yemen’e füze göndermekle suçlaması, Washington yönetiminin dünyada İranofobia projesi çerçevesinde yeni bir dalga başlatmak istediğini gösteriyor. Ancak uluslararası camia artık Amerika’nın bu yaftalarını umursamıyor ve gerçeklere bakıyor.