22 Behmen, İslam inkılabı, bağımsızlık, özgürlük, İslam Cumhuriyeti
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i99135-22_behmen_İslam_inkılabı_bağımsızlık_özgürlük_İslam_cumhuriyeti
İran İslam inkılabı bereketli hayatının 40. yılına girmiş bulunuyor. Bu inkılap, dünya sultacıların karşısına direnerek gerçek bağımsızlığının peşinde olduğunu,  bu bağımsızlığı ise vahdet içindeki bir milletin iradesine dayanarak kazanılan bir inkılaptır.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Şubat 11, 2018 16:19 Europe/Istanbul
  • 22 Behmen, İslam inkılabı, bağımsızlık, özgürlük, İslam Cumhuriyeti
    22 Behmen, İslam inkılabı, bağımsızlık, özgürlük, İslam Cumhuriyeti

İran İslam inkılabı bereketli hayatının 40. yılına girmiş bulunuyor. Bu inkılap, dünya sultacıların karşısına direnerek gerçek bağımsızlığının peşinde olduğunu,  bu bağımsızlığı ise vahdet içindeki bir milletin iradesine dayanarak kazanılan bir inkılaptır.

İslam  Cumhuriyeti nizamın iftiharla dolu 39 yıllık hayatı,  vahdet ve birliktelikle düşmanın komplolarını yenilgiye uğratan bir milletin izzeti, bağımsızlığı ve  hareketi ile doludur.

İslam Cumhuriyeti'ne ulaşmak için mücadele döneminde İran Müslüman milletinin eksen sloganları ve istekleri, " özgürlük ve bağımsızlık"tı.   Bağımsızlık, mücadele döneminde eksen isteklerden biri olarak ve İslam Cumhuriyeti nizamının stratejik temel bir ilkesi  olarak,  çeşitli siyasi, kültürel, ekonomi ve askeri  boyutları içeren kapsamlı bir anlamdır;  özgürlük ise İslami toplumda her zaman ona " meşru özgürlükler"  denilen  kurallarla birlikte olmuştur.

Bu önemli konu hakkında mazlum şehit Ayetullah Beheşti  şöyle diyor:

Ülkenin gerçek bağımsızlığının korunması,  ülkede adalet ve özgürlüğün korunması ile gerçekleşir.  Bir toplumda ve ülkede adalet ve özgürlük doğru bir şekilde korunmazsa,  yabancıların nüfuzu için kendiliğinden bir yol açılır;  bunun tam tersi olarak bir milletin  özgürlüğüne anlam veren ise  o milletin bağımsızlığıdır.  Herhangi bir kültürel, ekonomi veya siyasi yönlerden başkalarına bağımlı olan bir millet,  özgürlüğünü kaybetmiştir.

İslam Cumhuriyeti  ve inkılabın 39 yıllık karnesi ise,  İran halkının iftihar ve yücelik ile, ağır bir savaştan yaptırımlar ve yumuşak savaşa Kader çeşitli komplolara karşı direndiğini gösteriyor. 

Iran düşmanları, inkılabın zaferi ardındaki tüm yıllarda,  askeri ve ekonomi boyutlarda sert ve yumuşak gücünü kullanmaya çalıştı; fakat tüm bu baskılar inkılabın değerlerinden hiçbir şey eksiltemedi.  İnkılabın zaferi ardından İran milletinin attığı yüksek adımlar, aslında düşmanın tüm denge ve hesaplarını alt üst etti. İşte  Yapılan bu hesap hatası onların İran ile düşmanlık gibi uzun bir yola girmelerine sebep oldu,  fakat sonuçta Tüm bu çabalar İran milletinin azamet ve iftiharlarını arttırdı,  öyle ki düşman bile bu gerçeği itiraf etmek zorunda kaldı.  İran İslam Cumhuriyeti nizamı tüm alanlarda,  bir milletin izzet, hürriyet, güvenlik ve çıkarlarını kazanmak isterse,  direniş, özgüven ve fedakarlık göstermesini pratikte gösterdi.

Bilimsel alanda hâlihazırda İran, önemli bir bilimsel gelişme yaşamıştır. Bu da yaptırım döneminin sonuçlarından biridir. Günümüzde İran  kolonlama dalında kök hücrelerinin üretimi ve çoğalması, nükleer bilim ve çeşitli Radyofarmasötiklerin üretimi,  ayrıca nükleer santrallerin ihtiyacı olan yakıtı üretme,  nano teknolojisi gibi dünyanın yeni bilim dallarına sahip ülkeler sıralamasında Yer almıştır.

Bir çok yorumcuya göre halihazırda İran İslam Cumhuriyeti her zamankinden daha istikrarlıdır ve inkılap düşmanları şimdiye kadar İslam Cumhuriyetinin gerçeğini bu zamana kadar tarif etmeye çalışsalar bile artık herkes tarafından bilinen bu gerçeği  gizliyemezler.  Bu yüzdendir ki 22 Behmen  sadece İslam inkılabı zaferi'nin yıldönümü değil;  aynı zamanda İslam inkılabının gelişme  yolunda ilerlemekte olduğu, inkılap değerleri ve ülkülerinden zerre kadar geri adım atmadan inkılap değerlerine hala bağlı olduğu gerçeğinin aynasıdır. 

İslam Cumhuriyeti düşmanları son 39 yılda çeşitli Komplo planları ile İslam Cumhuriyeti nizamını  nefyetme, halkı soğutma ve İran halkının bağımsızlığını zedelemeye çalıştılar. Fakat tüm olumsuz çalışmalarına rağmen İslam Cumhuriyeti nizamı ve erkanlarına hasar veremediler.

İslam Cumhuriyeti nizamının temeli her türlü sömürgecilik yapma veya kabul etmeyi nefyetme,  sömürgecilere karşı kendi  hakkını savunmaya dayalıdır.  Bu yüzden İslam Cumhuriyeti nizamı,  halkçı ve bağımsız bir hakimiyet olarak dünya sömürgecilerin öfkesine sebep olmuştur.  İslam Cumhuriyeti nizamı, İran halkının iradesine ve oylarına dayanarak,  gerçek bağımsızlık yanlısı halklara,  düşmanın aşırıcılık isteklerine karşı durarak bağımsızlık kazanmak ve meşru haklarını savunabileceğini ispatladı. Tüm bu bileşenler, bağımsızlık yalnısı halklar arasında umuda ve onların dünyanın zorbacı güçlerine karşı direnmesine sebep olan İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kapasiteleri ve hareketliliğini gösteriyor./