Türkiye nükleer santralin inşasına başladı
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i104406-türkiye_nükleer_santralin_inşasına_başladı
Türkiye'nin ilk nükleer santrali olan Akkuyu Nükleer Santrali'nin temeli Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin'in katıldığı törenle atıldı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Nisan 05, 2018 05:22 Europe/Istanbul
  • Türkiye nükleer santralin inşasına başladı

Türkiye'nin ilk nükleer santrali olan Akkuyu Nükleer Santrali'nin temeli Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin'in katıldığı törenle atıldı.

Türkiye'nin ilk nükleer santralinin inşasına resmen başlandı.

Akkuyu Nükleer Santrali'nin temel atma töreni Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in katılımıyla gerçekleştirildi.

Putin ve Erdoğan, video konferans yoluyla Akkuyu'ya bağlanarak nükleer santralin temelini attı.

Beştepe'deki törende konuşan Erdoğan, "Tarihi bir ana şahitlik ediyoruz, santral elektrik ihtiyacımızın yüzde 10'unu karşılayacak" dedi. Putin de konuşmasında santralin Türkiye'nin potansiyelini artıracağına dikkat çekti.

Nükleer santralin ilk ünitesinin 2023 yılında devreye girmesi planlanıyor. Bu proje Rus Atom şirketinin işbirliği ile yapılmaktadır.

Son iki yıl içinde Türkiye ve Rusya ülkeleri arasındaki ilişki seviyesi krizden normalleşme sürecine geçerek ikili ilişkilerde hızlı bir gelişme yaşanırken Türkiye ile Amerika ve hatta bazı Avrupa ülkeleri ilişkileri her geçen gün daha bir krize sürüklenmektedir. 

Hiç kuşkusuz Rusya'nın Mersin ilinde 4800 megavat gücündeki bu nükleer santrali hayata geçirmesiyle iki ülke arasındaki ilişkiler seviyesi normalden stratejik düzeye yükselecek. Ancak Amerika ve bazı Avrupa ülkeleri Türkiye'nin Rusya'ya yakınlaşmasına olumlu bakmayarak Rusya'nın işbirliği ile Türkiye'nin nükleer santral kurmasına olumlu bakmamaktalar. Bunun için de Akkuyu nükleer santralinin inşasında önümüzdeki aylarda ve hatta yıllarda söz konusu batılı devletler tarafından ciddi sorunların oluşturulacağı düşünülüyor.

Bu meseleye değinen Rus uzman Yekaterina Cholokovskaya şöyle diyor:

-"Türkiye ve Rusya Suriye'de ihtilaf ve anlaşmazlıkları gidermeye çalıştıkları bir ortamda iki ülke arasındaki ekonomik işbirliği de hızla gelişmekte ve git gide derinlik kazanmaktadır. Bu işbirliği listesinin en başında ise Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füze savunma sistemi almak istemesi gelmektedir. Bu ise Washington'un şiddetli kaygısına neden olmuştur."

İki ülke arasında nükleer santral inşası anlaşmasının yanı sıra Rusya'dan Türkiye'ye Karadeniz yoluyla doğal gaz boru hattı çekilmesi projesi de iki ülke işbirliğinde dikkate alınması gereken bir husustur. Bilindiği üzere Türkiye ile Rusya arasında uzun süredir gündemde olan Türk Akımı Doğal Gaz Boru Hattı projesinin inşasına gecikmeli de olsa başlandı. Rusya'nın doğal gazını Karadeniz üzerinden Türkiye'ye oradan da Avrupa'ya ulaştırması planlanan hattın 2019 yılı sonunda hizmete girmesi bekleniyor. Boru hattının inşasını üstlenen Rus enerji devi Gazprom'dan yapılan açıklamada "Türk ve Avrupalı müşterilerimiz Rusya'dan doğal gaz ithal etmek için güvenilir yeni bir rotaya sahip olacaklar” denildi. 

Türkiye devleti 50'li yıllardan beri nükleer santral inşası için çalışmalara başlamış olsa da malum olduğu üzere batılı devletlerin engellemeleri sonucu bu planları bugüne kadar hayata geçememiştir. Türkiye 1956 yılında nükleer santral inşası için kolları sıvamış ve teknolojiyi elde etmeye çalışmıştır. 1950'li yıllarda Türkiye Atom Enerjisi Kurumu TAEK kuruldu, fakat dünya toplumunun içinde bulunduğu şartlar ve soğuk savaş nedeniyle, Türkiye'nin bu alandaki çalışmaları araştırma ve tahkikattan öteye gitmedi.

Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus şudur ki Türkiye, Amerika ve NATO'nun yakın müttefiki olmasına ve soğuk savaş döneminde Amerika'nın safında yer alarak Sovyetler Birliği karşısında Türkiye toprakları adeta Amerika ve NATO için bir akseri ve nükleer depo merkezine dönüştürmesine rağmen, Amerika, NATO ve batılı devletler şimdiye kadar Türkiye'nin nükleer santral kurmasına asla izin vermemişlerdir.

Geçmişte de batılı devletler Türkiye'nin nükleer enerjiye sahip olmasına şiddetle karşı çıkmış ve Türkiye'nin nükleer santral girişimlerini engellemek içinde sürekli olarak çevreciler ve yeşiller adı altındaki kendi piyonlarını devreye sokarak engellemeye çalışmışlardır.

Ancak Türkiye ile Rusya arasında imzalanan nükleer santral inşası anlaşması batılı ülkeler açısından yeni bir mağlubiyet olarak kabul edilmekte. Zira batılı devletler ve özellikle de Amerika şimdiye kadar sürekli olarak müslümanların ilerlemesine vesile olacak girişimlerin önünde set germiş ve engellemeye çalışmışlardır.

Bugün Türkiye'nin halen batı cenahında yer almasına ve AB'nin bir ortağı sayılmasına ve Amerika ile yakın ilişkiler içinde olmasına rağmen, zaman aşımının Türkiye'nin Batıya ve Amerika'ya olan bağımlılığında önemli bir azalmaya sebep olduğu ve bunun için de bugün Türkiye'nin, Batının kendisi için ördüğü ağ tuzağından kurtularak kendi üzerindeki kılıfı yırtmaya çalıştığı görülmektedir.