Erdoğan'dan BM'ye Filistin için Barış Gücü gönderme çağrısı
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Uluslararası barış gücü gönderme dahil bir koruma sağlanması şarttır. Uluslararası toplumunun katliamları tribünden izlemeyi bırakarak diğer pek çok bölgede olduğu gibi Filistin’de de bunları engelleyecek adımları atmaları gerekiyor” dedi.
Türkiye'nin çağrısıyla düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) İslam Zirvesi Konferansı Olağanüstü Toplantısı sona erdi. Sonuç bildirgesinin ardından konuşan Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Zirvede ABD'nin hukuk dışı adımını ele aldık. Kabul ettiğimiz ortak bildiriyle ABD'nin bu gayrimeşru adımına karşı, ümmet olarak atacağımız adımları değerlendirdik" dedi.
"İslam ümmeti tek ses olmadığı sürece dünyanın her köşesinde Müslümanlara zulmedilmeye devam edilecektir" açıklamasında bulunan Erdoğan, Filistin için “BM’nin Barış Gücü göndermesi” çağrısında bulundu.
Erdoğan, ”Filistin davasının uluslararası kuruluşlar nezdinde takipçisi olmaya her platformda devam ettik. Kudüs konusundaki karar tasarısı Birleşmiş Milletler Genel Konseyinde 14 üyenin olumlu oyuna rağmen sadece Amerika’nın vetosu nedeniyle kabul edilemedi. Bunun üzerine ülkemiz ve Yemen tarafından sunulan karar tasarısı Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 21 Aralık günü yapılan oylamada 9 redde karşılık 128 ülkenin oyuyla ezici bir çoğunlukla kabul edildi. Amerika ve İsrail’in yoğun baskı tehdit ve şantajlarına rağmen alınan bu karar insanlık tarihine altın harflerle kazınmıştır. Zira o 9 ülkenin diğer 7’si benim şahsen isimlerini bile duymadığım ülkelerdi. 128 ülke ise dünyada ağırlığı olan ülkelerdi. Amerikan yönetimi bütün uyarılarımıza rağmen ne yazık i hukuksuz kararının 14 Mayıs günü uygulamaya geçirdi. Biz bu girişimi asla kabul etmedik etmiyoruz. Zaten bu kararın herhangi bir kıymeti yok. Sadece kendileri çalarlar kendileri oynarlar. Barış sürecini sabote eden bu provokatif kararın bölgede yol açtığı sonuçların mesuliyeti bütünüyle birinci derecede Amerika’ya aittir. Amerikan yönetimi bu şekilde Barış istediğini defalarca kanıtlayan Filistin halkını cezalandırmıştır. Bu kararla Filistin halkının vatanın işgal eden abluka ve yasadışı yerleşimlerle iki devletli çözüme yönelik taahhütlerini çiğneyen İsrail ise ödüllendirilmiştir” dedi.