Türkiye bugün seçim sandığı başında
Bugün Türkiye halkı cumhurbaşkanını ve milletvekillerini seçmek için oy sandıkları başına gittiler. Meclis seçimleri 26. dönem olurken cumhurbaşkanlığı seçimleri yeni anayasayla birlikte birinci seçim olarak düzenlenmektedir.
Bugün 56 milyon seçmen sandık başına gitti ve cumhurbaşkanı ve meclis seçimleri için oylarını kullandılar.
Türkiye tarihinde ilk kez bugün Pazar cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri birlikte yapılacak. Bu seçimlerle birlikte 16 Nisan 2017’deki referandumda kabul edilen cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi de tamamen yürürlüğe girecek.
Bu da bugünkü seçimler ardından parlamento ya da cumhurbaşkanlığı yarışlarından çıkacak sonuçtan bağımsız olarak Türkiye’nin yönetim sisteminin değişeceği anlamına geliyor.
Başbakanlık makamı kaldırılıyor ve yürütmeye ait tüm yetkiler cumhurbaşkanına aktarılıyor. Cumhurbaşkanı hem devletin hem de hükümetin başı oluyor.
Cumhurbaşkanı bakanları, üst yargının birçok üyesini, üst düzey çok sayıda bürokratı ve sayısı yasal düzenlemelerde belirtilmeyen cumhurbaşkanı yardımcı ya da yardımcılarını atama yetkisine sahip oluyor.
Türkiye bugün 27. dönem milletvekili genel seçimine gitti. AK Parti, MHP, CHP, HDP, İYİ Parti milletvekilleri ve Cumhurbaşkanı adayları oy oranları yeni dönemi belirleyecek.
Türkiye en son cumhurbaşkanı seçimini 10 Ağustos 2014 tarihinde yapmıştı. Cumhurbaşkanı adayı olarak Recep Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu ve Selahattin Demirtaş yarışmıştı. Erdoğan seçimlerde 21 milyon oy alarak yüzde 51.79 ile cumhurbaşkanı seçilmişti. CHP ve MHP'nin ortak adayı olan Ekmeleddin İhsanoğlu 15 milyon 588 bin oy alırken HDP adayı Selahattin Demirtaş'ın oy oranı yüzde 9.76'da kalmıştı.
Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunda geçerli oyların salt çoğunluğunu alan (yüzde 50'nin üstü) cumhurbaşkanı seçilmiş oluyor.
İlk oylamada geçerli oyların salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde 8 Temmuz 2018 pazar günü ikinci tur oylama yapılacak. Bu seçime en çok oy alan 2 aday katılacak. Adaylardan hangisi en çok oyu alırsa o cumhurbaşkanı olacak.
Anayasanın değişmesi ardından bugün yapılan seçimle birlikte idare sisteminin de değişecek olması bugünkü seçimlerin önemini daha bir artırmıştır. Ama Avrupa Konseyi’ne hukuki danışma organı Venedik Komisyonu, yeni sistemle ilgili kaygılarını dile getirmiştir.
Komisyon, referandumdan önce hazırladığı raporda söz konusu değişikliklerin “yürütme gücünün aşırı düzeyde cumhurbaşkanının elinde toplanmasına ve parlamentonun bu gücün üzerindeki denetimini zayıflamasına” yol açtığını bildirdi.
Bugünkü Cumhurbaşkanı seçiminde 6 aday yarışmakta. AK Parti ve MHP'nin kurduğu "Cumhur İttifakı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı, CHP Muharrem İnce'yi, HDP ise Selahattin Demirtaş'ı cumhurbaşkanı adayı olarak göstermiştir. Seçmenlerin imzasıyla cumhurbaşkanı adayı olmak üzere başvuran ve gerekli 100 bin imzayı toplayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de cumhurbaşkanı olabilmek için bu yarışlardaki yerlerini aldılar.
Yapılan anketler bu seçimlerin çok kritik olduğunu ve birinci dönemde adaylardan her hangi birinin salt çoğunluğu elde edemeyerek ilk turda seçilemeyeceğini gösteriyor.. Uzmanlar bu dönem seçimlerin hem Türkiye açısından ve hem de cumhurbaşkanı Erdoğan açısından büyük önem taşıdığını belirtmekteler. Erdoğan ve AK parti iktidarı bu seçimler sonrası kendilerini yeni sistemi hayata geçirmeye hazırlarken iktidar karşıtı tüm siyasi parti ve adaylar ise seçilmeleri durumunda ilk icraatlarının mevcut başkanlık sistemini kaldırmak ve eskiden olduğu gibi tekrar parlamento sistemini kurmak olacağını belirtmekteler.
Tarihi seçimlere ilgi, ilk işaretini yurtdışında gösterdi. Rekor bir katılık gerçekleşti. Yurtdışında kayıtlı seçmenlerin neredeyse yarısı, diğer bir ifadeyle yüzde 48’i sandık başına gitti. Gümrüklerde kullanılan oy oranı ise henüz açıklanmadı. Yurtdışında kurulan sandıklarda 1.49 milyon kişi oy kullandı. Kasım 2015’teki seçimlerde 1.3 milyon ve Nisan 2017’deki anayasa referandumunda 1.4 milyon kişi oy kullanmıştı.
Türkiye’deki seçimler tüm dünyada yakından izleniyor. Uluslararası sekiz kuruluştan 415 kişi seçimleri izlemek için akreditasyon yaptı. Bunlar arasında AGİT’ten 234 kişi ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi AKMP’den 35 kişi var. Avrupa Parlamentosu seçimleri izlememe ve yorumda bulunmama kararı almıştı.