Çavuşoğlu'ndan Netanyahu'ya tepki: Utanç verici
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i135669-Çavuşoğlu'ndan_netanyahu'ya_tepki_utanç_verici
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Siyonist rejim Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Batı Şeria'da Ürdün vadisinin işgal topraklara ilhak açıklaması hakkında, "Bu utanç verici açıklama, Orta Doğu'da kalıcı barış umutlarını yok etme pahasına yaklaşan genel seçimlerde birkaç oy daha fazla kazanmaya yönelik alçakça bir girişimdir." dedi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Eylül 17, 2019 02:35 Europe/Istanbul
  • Çavuşoğlu'ndan Netanyahu'ya tepki: Utanç verici

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Siyonist rejim Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Batı Şeria'da Ürdün vadisinin işgal topraklara ilhak açıklaması hakkında, "Bu utanç verici açıklama, Orta Doğu'da kalıcı barış umutlarını yok etme pahasına yaklaşan genel seçimlerde birkaç oy daha fazla kazanmaya yönelik alçakça bir girişimdir." dedi.

Çavuşoğlu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Batı Şeria’daki Ürdün Vadisi ile yasa dışı yerleşimleri ilhak etme niyetine ilişkin, Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi Olağanüstü Toplantısı'nda konuşma yaptı.
Filistin'deki işgalin Filistinlilerin hayatlarını mahvettiğini vurgulayan Çavuşoğlu, "Bazı ülkelerin verdiği açık destekle cesaret bulan İsrail, toplu cezalandırmaya, hatta giderek bir ırkçı apartheid rejimine dönüşmeye başlayan saldırgan politikalarına devam etmektedir." diye konuştu.
Türkiye dışişleri bakanının Filistin halkını desteklemesi büyük bir önem taşımaktadır. Aslında tüm Müslüman ülkelerin hükümetleri Filistin halkı ve ülkülerini desteklemekle mükelleftirler ancak bunu şimdilik görmek mümkün değildir. 
Aslında şimdiye kadar düzenlenen tüm İslam İşbirliği teşkilatı toplantısında bir kaç Müslüman ülke yetkilisi kürsüye çıkıp Siyonist Rejim aleyhinde açıklamalar yapmıştır. Ancak kimi ülkeler de bu alanda hep susmayı yeğlemiştir. İşte bu susmak, ırkçı Siyonist Rejimin günden güne daha da küstahlaşmasına yol açmıştır. 
Nitekim Siyonist Rejim elebaşısı Binyamin Netanyahu İsrail parlamentosu, Knesset seçimlerinin arifesinde ürüttüğü kampanyada seçimleri kazanması durumunda Batı Şeria'daki Siyonist yerleşim bölgelerini işgal altındaki topraklara ekleyeceğini iddia etti. 
Siyonist elebaşısı, bu sözleri sırf daha fazla oy almak için dile getirse bile kuşkusuz bu gibi açıklamalar ırkçı rejimin gizli hedeflerini de açığa çıkarmaktadır. 
İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleri arasında hiç şüphesiz Türkiye, ırkçı Siyonist İsrail rejiminin hareketlenmelerine en aktif şekilde tepki gösteren ülkelerdendir. Buna rağmen görünen o ki Ankara yetkilileri de Türkiye çıkarları ve zaman gereksinimleri dolayısı ile böyle bir açıklama yapmışlardır. 
Son bir kaç yılda AK Parti hükümeti belli bir ajanda üzerinden dış siyasetini yürütmektedir. Bu çerçevede Türkiye hükümeti komşuları ile gerginliğini arttırarak son yirmi yılda kendi istekleri ve hedeflerini gerçekleştirmeye yönelmiştir. Türkiye dış siyasetinin bu alandaki bariz örneklerinden biri de Türkiye'nin güneyde Irak ve Suriye ve öbür yandan da Batı ve Güney Batı'da Yunanistan ve Kıbrıs ile yaşadığın gergin süreçtir. 
Tabii Ankara hükümeti gergin bir siyasi ajandaya rağmen bu ülkeler ile ekonomik ilişkilerine de devam etmeyi başarmıştır. Bu hususta RAND enstitüsü uzmanlarından Şira Efron şöyle bir değerlendirme bulunmuştur: "Türkiye ve İsrail ekonomik ve ticaret, turizm ve enerji  alanlarında birçok ortak çıkara sahip olduklarını göstermişlerdir." 
Gerçekte Türkiye ve Siyonist Rejim İsrail arasındaki ihtilaflara rağmen şöyle bir değerlendirme yapmak mümkün: 
"Türkiye Siyonist İsrail Rejimi'ni 1949'da tanıyan ilk İslam ülkesi idi. 90'lı yıllarda hızlı bir şekilde gelişen ve zirveye ulaşan Türkiye ve İsrail ilişkileri 2010 yılında Siyonist işgal askerlerin Mavi Marmara gemisine saldırısı ile bozulmuş oldu. O günden itibaren iki  taraf ilişkileri günden güne zayıflamıştır. Buna rağmen 2017 yılından beri iki taraf da karşılıklı olarak ilişkilerin normalleştirilmesini kabul edip bu yönde adım atmaya çalışmışlardır.”/