Ankara'dan Suriye Kuzeyindeki Askeri Operasyonun Devamına Vurgu
Türkiye ve Rusya'nın, Suriye'nin Kuzeyine yönelik barış pınarı harekatının durdurulmasına dair anlaşmalarına rağmen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ülkesinin bu bölgeye yönelik askeri operasyonlara devam edeceğini bildirdi.
Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğü ve hakimiyetinin korunmasına önem verdiğini söyleyen Erdoğan, 'Suriye ve Irak'ta son terörist öldürülmedikçe Türkiye'nin operasyonları da durmayacak' dedi.
Erdoğan, Suriye'de başlattıkları Barış Pınarı Harekatı'yla ilgili şöyle dedi: ''Bu harekat kesinlikle devam edecek. Burada son terörist bölgeyi terk etmedikten sonra biz bu işi bırakmayız.' dedi.
Türkiye cumhurbaşkanının bu açıklamaları Ankara hükümetinin Suriye topraklarını işgalini sürdürmesi için hala bahane peşinde olduğunu gösteriyor. Daha önce Ankara hükümeti makamları Suriye toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasına ve belirlenen hedeflere varılmasının ardından Suriye'den çıkacaklarına dair açıklamalarına rağmen şimdi de bunun tam tersi açıklamalar gelmektedir.
Suriye'de askeri olarak varlık gösteren ülkeler arasında sadece İran İslam Cumhuriyet ve Rusya, Şam yasal hükümeti tarafından davet edilmiştir. Buna karşın Türkiye ordusunun Suriye Kuzeyine yönelik askeri saldırganlığı Suriye halkı ve milleti ayrıca uluslararası camianın kınamaları ile karşılaşmıştır.
Gerçekte Türkiye ve Amerika, Şam hükümetinin daveti ile buülkeye askeri güç göndermediler hatta Suriye hükümeti ise bu konu ile ilgili defalarca Birleşmiş Milletler’e şikayette bulunmuş ve işgalcilerin bu ülkenin topraklarından çıkmasına vurgu yapmıştır.
Türkiye ordusunun Suriye topraklarındaki varlığı ise bu ülkenin Suriye içişlerine müdahalesi imkanına da zemin hazırlamıştır. Türkiye hükümeti bir yandan da bölgede yerleşim yerleri inşa edeceğini ve Gaziantep Üniversitesine bağlı üç fakülteyi de Suriye Kuzeyinde kuracağını iddia etmiştir.
Aynı zamanda aşiretler meclisinin kurulması ve de Suriye Kuzey ve Kuzeydoğu bölgesinin nüfus yapısının değiştirilmesi ve diğer benzer girişimler de Türkiye hükümetinin Suriye içişlerine karışmasının açık örnekleridir.
Böyle bir ortamda Ankara hükümeti makamlarının sözleri ve iddiaları, Erdoğan hükümetinin Suriye hükümeti ve milleti ile gerilimleri azaltmak niyetinde olmadığı, uzun süreliğine Suriye'deki askeri varlığını sürdürmek için var gücü ile çalıştığını açıkça gözler önüne sermektedir.
Buna karşın eski diplomatlardan Türkiye siyaset ve güvenlik uzmanı Osman Faruk Loğoğlu bu hususta şöyle diyor: " Suriye hükümeti izni veya Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı olmadan Türkiye hükümeti, uzun süreliğine güvenli bölge olarak adlandırdığı Suriye’nin kuzeyini elinde bulunduramaz.”
Mevcut şartlarda, Türkiye cumhurbaşkanının İran ve Rusya'ya verdiği sözlerini tutmamasına rağmen, görünen o ki Ankara hükümeti Suriye konusunda hala Washington ile ciddi sorunlar yaşamaktadır.
Recep Tayyip Erdoğan defalarca Amerika'nın Suriye Kuzeyindeki silahlı Kürt gruplarına askeri yardımlarını eleştirmiştir. Bu çerçevede Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan Macaristan'a doğru yola çıkmadan önce Türkiye'nin Suriye'nin Kuzeyine yönelik askeri operasyonuna değinerek Amerika'nın Suriye Kuzeyindeki silahlı Kürt gruplarına yaklaşık 33 bin TIR askeri teçhizat gönderdiğini sert bir dille kınadı.
Gerçekte görünen o ki Türkiye hükümeti, Şam hükümeti ile uzlaşmaya yönelen Suriye silahlı Kürt gruplarına Amerika'nın yaptığı askeri ve mali yardımları, Suriye topraklarını işgal etmeye yönelik bir bahaneye çevirmiştir. Halbuki Türkiye hükümeti yaptığı anlaşmalarda teröristlerin yok edilmesinin ardından Suriye topraklarından çekileceği sözünü vermiştir./