Ankara’nın Libya krizini diyalog ile çözümüne vurgusu
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i148292-ankara’nın_libya_krizini_diyalog_ile_çözümüne_vurgusu
Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Libya krizinin siyasi diyalog yolu ile çözülmesini istedi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Haziran 07, 2020 01:21 Europe/Istanbul
  • Ankara’nın Libya krizini diyalog ile çözümüne vurgusu

Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Libya krizinin siyasi diyalog yolu ile çözülmesini istedi.

Recep Tayyip Erdoğan Ankara’da Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti UMH başbakanı Fayiz el-Serrac ile düzenlediği ortak basın toplantısında dünyadan Libya’da yaşanan krizin siyasi yoldan çözümlenmesine destek vermesini istedi.
Türkiye cumhurbaşkanı Libya’ya savaşı dayatan ülkeleri de eleştirerek, “Ankara’nın Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti UMH’ni desteklediğini” belirtti.
Türkiye hükümeti ilk kez dünya toplumundan Libya’da sorunun çözümlenmesi için istekte bulunmuyor; bundan önce defalarca bu konuya vurgu  yapmıştır. Nitekim Türkiye’nin Libya işleri özel temsilcisi ve AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler de bu yıl Mart ayında “Türkiye’nin Libya krizini siyasi yollardan ve diyalogla çözülmesi için çalıştığını” söyledi.
İşler Mart 2020’de “Türkiye-Libya ilişkileri ve Libya krizi” konferansında şöyle konuştu:
“Türkiye Halife Hafter’i eleştiriyor zira onun saldırıları terörizm boyutları kazanmıştır. O insanlığa karşı cinayet işliyor ve siviller ve kamplara saldırıyor.”
Söz konusu Türk yetkili ve diğer makamlar özellikle de cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Libya krizinin çözümü ile ilgili açıklamaları, özellikle bundan önce Türkiye ordusundan 7 ila 11 bin asker ve milis gücü Libya’ya sevk ettiği bir dönemde gerçekleşiyor. Aslında askeri ve milis güçlerin daha çok Türk askeri danışmanların yansıra, aşırıcı Suriyeli, Türkmen, Çeçen ve Uygurlardan oluşuyor.
Türkiye askeri güçlerine karşı Libya konusunda çıkarları olan diğer ülkeler ise Türkiye’ye bağlı güçleri silmeye çalışıyorlar. Fakat buna rağmen görünüşe göre tüm bu çalışmaları faydasızdır.
Bu bağlamda Lübnan el-Ahd sitesi siyaset uzmanı ve yazar Ro’e Kasım, “Trablus savaşı nereye gidiyor?” başlıklı yazısında şu satırları paylaştı:
“Libya savaşı, Libya ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı askeri güçler ve Halife Hafter komutasında ulusal ordu olarak bilinen teşkilat ve destekçileri arasındadır, fakat bu taraflardan hiç biri, bu çatışmalardan menfaat sahibi değiller.”
Hali hazırda Libya, yarısını BM tarafından desteklenen bir hükümet, diğer yarısı ise başkent Trablus’u işgal ederek Libya’ya tamamen sulta kurmak isteyen güçlerin bulunduğu ülkeye dönüşmüştür. 
Bu arada Libya krizinde bölgesel aktörlerin rolü çok ilginç ve dikkat çekicidir. Aslında Libya doğu ve batı olarak ikiye bölünmüş durumda. Batı bölgesinde, merkezi Trablus kenti olan Fayiz el-Serrac başbakanlığında  ve BM tarafından desteklenen Ulusal Mutabakat Hükümeti bulunuyor. Doğu kesimde ise Libya ordusunun emekli generali Halife Hafter güçleri vardır.
Libya'nın batısında, Türkiye, Katar ve bazı Avrupa ülkelerin desteğinde olan Serrac’a karşı, doğu tarafta bulunan Hafter de Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer bazı ülkeler tarafından destekleniyor. 
Bu arada Libya’da devam eden vekalet savaşında Birleşik Arap Emirlikleri ve Arabistan ise Halife Hafter güçlerine geniş çapta mali destek vererek kendi hedeflerini bu ülkede takip ediyorlar. 
Bu arada Hafter güçlerinin sözcüsü Ahmed Mismari’nin Türkiye'nin askerlerini çekmesi halinde Libya müzakerelerine geri dönebileceklerini söylemesine rağmen birçok uzmana göre hali hazırda Libya’da krizinin mevcut durumu nedeni ile siyasi ve barışçıl çözümü ortamı bulunmuyor. Zira Libya’da iç savaş, aslında diğer ülkelerin bu burada çıkarları ve nüfuzlarını koruyarak Libya’nın zengin ve eşsiz enerji kaynaklarından yararlanma savaşıdır. /