Amerika Eleştirilerinin Türkiye Tarafından Reddedilmesi
Amerika'nın İstanbul konsolosluğunun Türkiyeli memurunun casusluk ithamı dolayısı ile hapis cezası alması Beyaz Saray makamlarının öfkesine neden oldu.
Türkiye dışişleri bakanı Hami Aksoy da Amerika'nın bu ülkenin Türkiye'deki konsolosluk çalışanının ceza almasına yönelik eleştirileri reddedip Amerika'dan diğer ülkelerin yargı bağımsızlığına özellikle de Türkiye'ninkine saygı duymasını istedi.
Bu çerçevede Metin Topuz Fethullah Gülen hareketi ile işbirliği yapma suçundan 8 yıl 9 ay kadar hapis cezasına çarptırılmıştır. Türkiye yasalarına göre ise Metin Topuz'un yedi gün içinde bu cezaya itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Kuşkusuz Amerika'nın İstanbul'daki konsolosluğunun yerli memuru ve tercümanı Metin Topuz'un ceza alması sözde müttefik iki ülkenin ilişkilerini kötü yönde etkileyecek ve olumsuz gidişatlara yol açacaktır.
Gerçekte Metin Topuz Ekim 2017'de İstanbul'da Fethullah Gülen hareketine destek çıkmak suçlaması ile tutuklandı. Amerika konsolosluğunun bu yerli memurunun tutuklanması ise Amerika ve Türkiye arasındaki gerilimleri arttırdı ve durumu daha da çetrefilli hale getirdi. Son üç yıl içerisinde Beyaz Saray makamları farklı şekillerde Metin Topuz'u hapis cezasına çarptırılmaktan kurtarmaya çalıştı.
Tabii Washington makamlarının İstanbul'daki Amerika konsolosluğunda çalışan bu yerli memur ile ilişkisi de düşündürücü ve dikkat çekicidir. Özellikle de Washington hükümeti şimdiye kadar İstanbul'daki Amerika konsolosluğunun yerli memurunun serbest bırakılması için büyük masraflara da katlandı. Bu açıdan Türkiye makamları için de bu durum kuşku uyandırıcı ve soru işaretlerine yol açan bir durumdu.
Türkiye ve Amerika ilişkilerinin bir kaç yıldır farklı meselelerden dolayı gerginleştiği gerçeği göz ardı edilmemelidir. Ancak Metin Topuz'un casusluk suçlaması ve Fethullah Gülen Hareketi ile işbirliği yapma suçundan tutuklanması ile Amerika da Türkiye'den Amerika'ya göç dışı gidenlerin vize hizmetlerini askıya aldı ve Türkiye de misillemede bulunarak aynı girişimde bulundu. Amerika'nın Ankara dönem büyükelçisi 4 Ekim 2016'da şöyle bir açıklamada bulundu:" Metin Topuz'un tutuklanmasının ardından Türkiye'den Amerika'ya göç dışı gidenlerin vizelerinin çıkarılması süreci askıya alınma kararı verilmiştir. "
Bu hususta Türkiyeli siyasi analist Mehmet Yegin Amerika ve Türkiye ilişkilerinin Barack Obama başkanlığı döneminden itibaren zayıfladığını Trump'ın işbaşına gelmesi ile de olumlu gelişmeler yönündeki beklentilere rağmen durumun iyileşmediğini söylüyor.
Burada kesin olan husus da Amerika makamları ve hükümetinin zatında ihtirasın olmasıdır. Böylece bu ihtiras çerçevesinde Amerika dost ve düşmanlar ile ilişkilerini belirlemektedir. Buradan yola çıkarak Amerika'nın Metin Topuz'un serbest bırakılmasını diplomatik diyaloglar için şart koşması ve bu kişinin kurtarılması için büyük masraflara katlanması bu tür kişilerin Amerika güvenlik ve istihbari kurumlar ile gizli ilişkiler içerisinde olduğunun da göstergesidir.
Aynı zamanda bu hususta şöyle bir değerlendirme yapmak da mümkün: Türkiye ve Amerika her daim birbirlerini stratejik ortaklar olarak adlandırıp gerilimlerin iyice zirve yaptığı Suriye meselesi gibi durumlarda bile defalarca stratejik ortaklığa vurgu yapmışlardır.
Buna rağmen Amerika makamlarının son tutumları iki ülke arasındaki stratejik birliğin pratikte Amerika'nın kazanan taraf olana kadar devam edeceğini göstermiştir. Amerika açısından Türkiye dahil diğer ülkelerin çıkarları ve liderlerinin talepleri değersizdir ya da düşük değerlidir.
Bu yüzdendir ki Türkiye makamlarının Amerika'dan Fethullah Gülen'i iade etme taleplerini yöneltmelerine rağmen Beyaz Saray hiç de olumlu yanıt verecek gibi durmuyor. Tam tersi hem suçlu hem güçlü konumda olup Türkiye makamlarının darbe ile ilgili sunduğu belgelere bile kayıtsız kalmıştır.