Türkiye ve Doğu Akdeniz Gelişmeleri
Türkiye ve Amerika dışişleri bakanları Dominik Cumhuriyetinde Doğu Akdeniz ve Libya'daki son gelişmeler ile ilgili istişarelerde bulundular. Yapılan görüşmenin ardından Amerika dışişleri bakanlığı bir bildiri yayımlayarak, "Görüşmede Doğu Akdeniz'de gerilimlerin azaltılmasına vurgu yapıldı." Dedi.
Kuşkusuz Libya'daki iç gerilimlerin tırmanması ve bu gerilimlerin Doğu Akdeniz'e sıçraması, bölgede enerji kaynaklarını kontrol etme ve bölgesel nüfuzu arttırmak için bir rekabet meydana dönüşmüştür. Gerçekte Doğu Akdeniz ve bölgedeki enerji rezervleri ve kaynakları hususundaki tartışmalar, bu günlerde ülkelerin ilgi odağında yer almıştır.
Bu hususa daha fazla odaklanan Türkiye, Katar, Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyetinin her biri mevcut rekabeti kazanmak istiyorlar. Bu yüzden Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri özellikle de gemilerini sondaj ve araştırmak için bölgeye göndermesi, bölge ülkelerinin kaygılanmasına ve hoşnutsuzluğunu bildirmelerine yol açmıştır.
Bu arada Türkiye'nin Libya'daki askeri varlığı da bu ülkenin Akdeniz bölgesindeki komşuları ile ilişkilerini iyice gerilime sürüklemiştir. Aslında Akdeniz'deki gerilimler, geçen yıldan itibaren Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin doğalgaz çalışmaları ve sondajları yapması ile tırmandı. Bu mesele hasım taraflar arasında eski yaraların açılmasına yol açtı. Bu çerçevede Avrupa Birliği de son zamanda yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin Kıbrıs adası kıyılarında doğalgaz ve petrol arama çalışmalarının bölgenin birçok ülkesinin kaygılanmasına yol açtığını, Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin bu girişiminin Kıbrıs Cumhuriyeti ve Türkiye arasındaki gerilimleri arttıracağı ve bunun da kabul edilemez olduğu hususunda uyarıda bulunmasına sebep olduğunu" belirtti.
Avrupa Birliği dış siyaset temsilcisi Josep Borrell ise geçen Pazar günü Türkiye'den Doğu Akdeniz'deki arama ve sondaj çalışmalarını yeniden başlatmaktan vaz geçmesini istedi. Borrell şu açıklamalarda bulundu: "Türkiye makamlarını bu tür faaliyetlerini hemen durdurmaya çağırıyorum. İyi niyetle Avrupa Birliği ile geniş çaplı müzakerelere dahil olmalarını istiyorum. Türkiye'nin tekrar sondaj çalışmalarına başlaması Akdeniz'de gerilimleri tekrar arttıracaktır."
Bu hususta uluslararası ilişkiler uzmanı akademisyen Ömer Fatih Özkan, Türkiye'nin Libya ve Doğu Akdeniz'e yönelik kayıtsız kalmasının, Ankara'nın jeostratejik ve jeopolitik konumunu doğrudan etkilediğini, bu yüzden Libya hükümeti ile deniz güvenliği anlaşmasını imzaladığını ve sonuçta Doğu Akdeniz'deki deniz sınırlarının bir kısmını belirlediğini düşünüyor.
Türkiye Kasım 2019'da Libya ulusal mutabakat hükümeti ile deniz sınırları ve de güvenlik ve askeri işbirlikleri alanında bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşmanın imzalanmasına karşı Mısır ve Yunanistan da benzer bir anlaşma imzalayınca bölgesel durum daha da çetrefilli hale geldi.
Halihazırda ise Yunanistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, ırkçı İsrail rejimi, Rusya ve Fransa Libya'da Halife Hafter'i destekleyerek hem Kuzey Afrika'da hem de Akdeniz'deki hedeflerine ulaşmak istiyorlar. Buna karşın Türkiye, İtalya ve Katar da Birleşmiş Milletler Teşkilatı tarafından tanınan Libya Ulusal Mutabakat Hükümetini desteklemektedirler.
Aslında Akdeniz'de çıkarları bulunan ülkeler arasındaki ihtilafların, tarafları sonuçsuz çatışmalara doğru sürükleyebileceği söylenebilir. Halbuki Ankara ve Washington diplomatik makamlarının açıklamalarına rağmen Amerika gibi sultacı devletlerin çifte standartlı tutumları mevcut ihtilafları körükleyip bölgesel sorunları ve anlaşmazlıkları arttırabilir./