Türkiye Meclisi'nin, Cumhurbaşkanlığı tezkeresini kabul etmesi
Türkiye yönetimi yıllarca süren çaba ve ısrarının ardından, Güney Kafkasya'ya askeri güç göndermeyi ve Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarında askeri üs kurma yönünde başarı elde edebildi.
Ankara yönetiminin Azerbaycan Cumhuriyeti ile daha önce askeri üs kurmaya çalışma konusu gizli tutuluyordu. Ancak artık Türkiye meclisinden Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarına asker gönderilmesine izin veren Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin onaylanması ve Azerbaycan Cum. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Türk askerlerinin ülke topraklarına gireceğini duyurmasının ardından konunun gizli bir yanı kalmadı.
Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasında askeri çatışmaların başlamasının ardından Ankara açık şekilde Bakü’yü destekledi. Bunun üzerine Bakü yetkililerinin Türkiye'nin kendi topraklarına askeri güç gönderme isteğini kabul edeceği düşünülüyordu. Bu bağlamda Türkiye meclisi 17 kasım tarihinde Türk askerlerinin bir seneliğine Azerbaycan Cum. topraklarına konuşlandırılmasına izin veren Cumhurbaşkanlığı tezkeresini onayladı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakü ile Erivan arasında imzalanan ateşkes anlaşmasının uygulanmasını güvence altına alma bahanesiyle, Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarına askeri güç gönderilmesini öngören tasarıyı meclise sunmuştu.
Azerbaycan Cumhuriyeti, işgal edilen topraklarının üçte ikisini kurtardığı ve gerisinin durumunun belli olmadığı bir sırada Türkiye tarafından bu adım atılmış oldu.
Rusya, Azerbaycan Cum. ve Ermenistan arasında imzalanan üçlü anlaşmada, Dağlık Karabağ bölgesinin ismine bile yer verilmemiştir. Oysa yaklaşık 30 senedir, Erivan ile Bakü arasındaki anlaşmazlık sırf Dağlık Karabağ mülkiyet iddiası üzerinden yaşanıyordu.
Bu koşullarda, “Acaba Azerbaycan Cumhuriyeti, Ermenistan ile anlaşmazlık konusu olan işgal topraklarını geri alabildi mi?” sorusu akla geliyor.
Uzmanlara göre Azerbaycan Cumhuriyeti halkı arasında savaşın sonucuna ilişkin 3 farklı tepki gözüküyor. Bazıları mutlu çünkü Bakü'nün Karabağ'ı geri aldığını düşünüyorlar, bazıları da Karabağ'ın geri alınmadığını biliyorlar, ancak bunda bir sorun görmüyor ve mutlular, üçüncü grup da, yaşananlardan mutlu değiller zira bu anlaşmadan amacın Ermeni askerleri Karabağ'dan çıkarmak değil, Rusya’yı kaset ederek, Ayıyı savaş bölgesine davet etmek olduğuna inanıyorlar.
Mevcut koşullar, son sıralarda yapılan anlaşmaların, Türkiye'nin eski bir hayali olan Güney Kafkasya'da askeri varlığını hayata geçirmek için uygun bir zemin sağlamış oldu. Ancak bölgede çıkar sahibi ülkeler, bu anlaşmalarla kar değil, zarar görmüş oldular. Demek ki, bölge güçleri arasında denge bozuldu. Bu nedenle, uzun süre devam edeceği düşünülmüyor.
Ancak Türkiye'nin Azerbaycan Cumhuriyeti'ne asker gönderme kararı, bölge ve dünya ülkelerinin ciddi tepki ve muhalefetine yol açmıştır.
Rusya’da Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitri Peskov, Türk yetkililerinin bu ülke askerlerinin Rus barış güçleriyle birlikte görev yapacaklarına dair açıklamalarına gösterdiği tepkide, Türk askerlerinin her türlü varlığını reddederek, Karabağ'da sadece Rus barış gücünün faaliyet yapacağını ve Türkiye ile bu bağlamdaki koordinasyonun sadece Azerbaycan Cumhruiyeti'ndeki merkez üzerinden gerçekleşeceğini bildirdi.
Burada şunu unutmamak gerekiyor ki, Azerbaycan Cumhuriyeti anayasasında, yabancı güçlerin bu ülke topraklarında bulunmasına izin verilmemekte. Buna rağmen Aliyev yönetimi, Türk askerlerinin Azerbaycan'a geleceğini duyurdu.
AGİT Minsk Grubu'nun eşbaşkanlarından olan ABD ve Fransa ise, gelişmelere farklı bakıyor ve Rusya, Azerbaycan Cum. ve Ermenistan arasında imzalanan 10 maddeli anlaşmanın değersiz olduğuna inanıyor ve Türkiye'nin bölgedeki eylemlerinin agresif olduğunu bildiriyorlar./