Ankara yetkilileri, Türkiye'nin AB ile münasebetlerinin kötüleşmesinden endişeli
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i160280-ankara_yetkilileri_türkiye'nin_ab_ile_münasebetlerinin_kötüleşmesinden_endişeli
Türkiye'nin AB ile anlaşmazlıklarının giderek büyümesine rağmen Ankara yetkilileri, birliğe üyeliğe çalışıyorlar.
(last modified 2025-05-18T06:53:41+00:00 )
Ocak 24, 2021 14:10 Europe/Istanbul
  • Ankara yetkilileri, Türkiye'nin AB ile münasebetlerinin kötüleşmesinden endişeli

Türkiye'nin AB ile anlaşmazlıklarının giderek büyümesine rağmen Ankara yetkilileri, birliğe üyeliğe çalışıyorlar.

Bu bağlamda Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ankara ve AB'nin iki taraf arasında olumlu ortamın korunması için daha güçlü adımlar atmaları gerektiğini belirtti.

Çavuşoğlu, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve bazı komisyon üyeleriyle yaptığı görüşmelerin ardından sosyal medyada paylaşımda bulundu.

Çavuşoğlu, AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Joseph Borrell ile düzenlediği ortak basın toplantısında, göçmenler konusunda Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin iyileşmesi için çaba gösterdiğini kaydetti.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) katılım sürecinin canlandırılması, AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize serbestisinin başlaması ve çeşitli konularda iş birliği yürütülmesi gerektiğini bildirdi.

"Katılım sürecimiz canlandırılmalı." değerlendirmesini yapan Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisinin hayata geçirilmesi gerekiyor. Düzensiz göç ve terörizmle mücadelede iş birliğini artırmalıyız. Avrupa’da yükselen ırkçılık, ayırımcılık ve İslam karşıtlığıyla topyekün mücadele etmeliyiz."

Bir süre önce de Avrupa Birliği (AB) ülkeleri büyükelçilerine seslenen Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nihai hedefimiz olan tam üyelikten hiçbir zaman vazgeçmedik” demişti

Türk yetkililerinin bu açıklamaları  Ankara makamlarının  Avrupalı hükümetlerin liderleri ile büyük tartışmalar yaşamasına rağmen  bu tartışmaları ve sürtüşmeleri pek ciddiye almadığını  sırf Türkiye'nin ulusal çıkarları ve menfaatleri gözü ile bu tartışmalara baktığını gösteriyor. 

 Kuşkusuz Türkiye'nin Akdeniz'deki hareketlenmesi ve çalışmaları ve de Ege bölgesinde Yunanistan ile yaşadıkları gerginlikler  Ankara ve Brüksel'in son dönemdeki ihtilaflarının körüklenmesine yol açmıştır. 

Aynı zamanda şöyle bir değerlendirme yapmak da mümkün: Son bir kaç ay içerisinde, Türkiye'nin doğal kaynakları arama ve çıkarma çalışmalarının artması ile  bölge çapında Doğu Akdeniz'de gerilimler iyice tırmanmıştır. 

Yunanistan da  kimi Avrupalı ülkeleri yanlarına alarak  Türkiye girişimlerinin  yasa dışı ve gerilim dolu olduğunu göstermeye çalışmışlar ve Ankara'ya  bu girişimlerinin sonuçları hakkında uyarılarda bulunmuşlardır. Türkiye ise  Doğu Akdenizde ve Ege ayrıca Karadeniz'de sırf kendi hukuki haklarını savunduğunu ve temin ettiğini bildiriyor.  

Bu gerilimlere rağmen kimi siyasi uzmanlar  Türkiye ve Batı ilişkilerindeki engebeli gidişatın  Türkiye'nin dış siyasetindeki  esnekliğinden kaynaklandığını  düşünüyorlar. Bu uzmanlara göre Ankara liderleri  aynı süreci izleyerek dış siyasetlerini istedikleri şekilde uygulamışlardır. 

Bu hususta Türkiye Cumhurbaşkanı da  Türkiye'nin gelecekte Avrupa Birliğinde olacağını söylemişti.  Recep Tayyip Erdoğan  Avrupa Konseyi başkanı  Charles Michel ile telefon görüşmesinde  Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde her olumlu adımın  iki taraf için de bir fırsat sayıldığını ve Ankara'nın gelecekte Avrupa Birliği yanında  yer alacağını söylemişti. 

Bu optimalist ve hoşgörülü açıklamalara rağmen  kimi bağımsız siyasi çevreler  Erdoğan hükümetinin  Avrupa Birliği ile gerilimleri tırmandırma  siyasetinin  Türkiye halkı ve hükümetinin ulusal menfaatleri ile çeliştiğini ve 80 küsür milyon insanın zararına olduğunu düşünüyor. Ankara makamlarının  bu süreci devam ettirmesi halinde ancak Türkiye'nin üyeliğinin pek uzak bir ihtimal olacağı söylenmelidir. 

Türkiye aslında 14 Nisan 1987 yılında resmi olarak Avrupa Birliğine katılma talebinde bulundu. Türkiye 12 Aralık 1999'da resmi olarak  AB üyeliği adayı olarak kabul edildi ve 3 Ekim 2005 tarihinden itibaren AB üyeliği müzakereleri başladı. 

Buna rağmen  15 yıl müzakerenin ardından hala  Türkiye'nin  Avrupa Birliğine üyeliği yolunda ciddi engeller görülmektedir.  Bu çerçevede   Kıbrıs adası sorunu ve Yunanistan ile olan siyaseti ihtilaflar önde gelen sorunlardır. Çünkü Yunanistan ve Kıbrıs da AB üyesidir.