Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki Operasyonları
Bağdat ve Şam makamlarının sürekli itirazlarına rağmen Türkiye ordusunun Irak ve Suriye topraklarındaki saldırıları ve işgalciliği devam etmektedir.
Ankara hükümet makamları Irak ve Suriye topraklarına saldırmak için her daim PKK varlığını ve ona bağlı militanları bastırmayı bahane etse de şimdi de Irak ve Suriye'nin farklı şehirlerinde askeri üsler kurma meselesi bölge ülkeleri ve milletlerinin kaygılanmasına yol açmıştır. Türkiye'nin komşuları Irak ve Suriye topraklarında gerçekleştirdiği saldırıların sürekli olarak kınanmasına rağmen Türkiye hala bu askeri operasyonlarını genişletmeye ve kapsamını arttırmaya çalışmaktadır.
Bu bağlamda Türkiye savunma bakanlığı bir bildiri yayımlayarak bu ülkenin savaş uçaklarının Irak'ın Kuzeyindeki operasyonda PKK üyesi 6 kişiyi etkisiz hale getirdiğini bildirdi.
Türkiye savunma bakanlığı bildirisinde Türkiye, Irak ve Suriye topraklarında PKK ile mücadeleye devam edileceğine vurgu yapıldı.
Türkiye'nin Irak topraklarında müdahaleci girişimlerde bulunması birçok sorun ve kaygının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Özellikle de Ankara hükümetinin Irak'ın Kuzeyinde Dohuk eyaletinde büyük askeri üs kurma kararı ile bu kaygılar daha da büyümüştür. Buna rağmen gözlemciler Bağdat'ın bu büyük soruna yönelik tutumunu beğenmemiş ve beklentilerin altında kaldığını belirtmiştir. Ankara'nın Irak'ta askeri üs kurma yönündeki kararının yayımlanması ile Türkiye savunma bakanı Hulusi Akar, genel kurmay başkanı ile beraber Irak Kürt Bölgesindeki askeri bir üssü ziyaret etti.
Bu hususta Türkiye medyası da Türkiye içişleri bakanı Süleyman Soylu'dan naklen Ankara'nın sınırlarına yakın bölgede, Irak Kürt Bölgesinde askeri operasyonlarına devam edeceğini bildirdi.
Türkiye içişleri bakanı ise Irak'ın Kuzeyindeki Dohuk eyaletinde Metina bölgesinin stratejik önemine vurgu yaparak şöyle bir hatırlatmada bulundu: " Suriye'de üsler kurduğumuz gibi Irak'ta da bölgeyi kontrol etmek adına üsler kurduk. "
Gerçekte Bağdat ve Şam makamlarının onayı olmadan ve onlar ile koordineli hareket etmeden Ankara makamları, bu ülkelerde sabit ve mobil askeri üsler kurmak istiyor. Bu hususta düşündürücü nokta ise Türkiye ordusunun Irak ve Suriye topraklarına saldırganlığının bu ülkenin milletleri ve devletleri tarafından kınanması ve uluslararası toplum tarafından da azarlanmasıdır.
Tüm bu itirazlara rağmen Türkiye ordusunun bu iki ülkeye yönelik saldırılarının şiddeti azalmamıştır Türkiye ordusu son iki yılda PKK'ya yönelik birçok yasa dışı operasyon gerçekleştirmiştir. Ancak Irak ve Suriye halkı ve makamları Türkler tarafından ülkelerinin askeri işgaline karşı çıkarak bu girişimleri kınamış ve bu gidişatı ülkelerinin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal ettiğini vurgulamıştır. Bu hususta Bölgede siyasi meseleler uzmanı Ayad el Anber şöyle düşünüyor: " Türkiye güçlerinin mevcut şekildeki varlığı, Irak topraklarına yönelik açık bir ihlaldir. Her türlü gizli bir mutabakat bile bu tacizi yasal kılamaz. Çünkü bu alandaki her türlü mutabakat parlamento tarafından onaylanmalı ki meşruiyet bulabilsin. "
Bu uzman Türkiye'nin bölgede yayılmacı projelerini hayata geçirme peşinde olduğuna değinerek şu değerlendirmede de bulundu: " Ankara'nın bölgede etkinliğini arttırma siyaseti, komşu ülkelerdeki kırılgan durumları suistimal etmeye dayalıdır. Tıpkı Libya ve Suriye'de yaptığı gibi hareket etmek istemektedir. "
Bu bölge meseleleri uzmanı aynı zamanda, Irak'taki siyasi akımların işgal kavramını yanlış anladığını sadece Amerikan askerlerini işgalci olarak düşündüklerini de belirtiyor.
Genel olarak Türkiye ordusunun Irak ve Suriye'ye yönelik saldırılarının ve bu iki ülkede askeri üsler kurmasının Türkiye devlet adamları için de ağır bedelleri olacağını söylemek mümkün. Özellikle de Ankara hükümetinin Bağdat ve Şam makamlarının isteklerine aldırış etmemesi ve sivil bölgeleri de hedef alması bu durumun ihtimalini daha da arttırmaktadır.