Türkiye ile Suriye askeri yetkilileri arasında görüşmelerin başlaması üzerine
-
Türkiye ile Suriye askeri yetkilileri arasında görüşmelerin başlaması üzerine
Türkiye'de AK Parti'nin iktidara gelmesinden sonra bu ülke iç ve dış arenada önemli gelişmelere sahne olmuştur.
Dış Politikada 2012 yılından bu yana Türkiye'nin bölgedeki maceracı politikasına start verdildi. Öyle ki, Türkiye'nin komşu ülkelerle sınırları her daim artan gerilim ve gerginliklere sahne oldu. Oysa AK Parti liderleri, ilk başta "komşularla sıfır problem" politikasını takip ediyordu.
Türkiye'de AK Parti'nin izlediği maceracı politikalarla ilgili olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaklaşımları bir yana, AK Parti, Devlet Bahçeli liderliğindeki Milliyetçi Hareketi Partisi ile ittifak yaptıktan sonra, pratik anlamda siyasi gücü büyük ölçüde MHP'ye bıraktı. Nitekim Türkiye'de iktidarın izlediği bölgesel politikalarda MHP'nin rolü etkin şekilde görünmekte.
İslamcı siyasetçi Recep Tayyip Erdoğan'ın Devlet Bahçeli ile ittifak kurması yanlış bir karardı çünkü AK Parti'nin bazı üyelerinin bu partiden ayrılmasına yol açtığı gibi, ülke içinde güçlü bir parti olan AK Parti'nin halk desteğinin da azalmasına sebebiyet verdi.
Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri eylemleri, Güney Kafkasya ve Libya'ya asker göndermesi, Yunanistan ve Kıbrıs Rus Kesimi ile Doğu Akdeniz'deki enerji üzerinden gerilim yaşaması, MHP'nin izlediği politikaların bir kısmı olarak Erdoğan yönetimine dayatıldığı düşünülüyor. Buna ilaveten Türkiye'de AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana Erdoğan'ın Türkiye'den bağımsız bir ülke görüntüsü vermek ve bölgesel ve küresel güçlere bağımlı olmadığını göstermek için maceracı politika takip etti.
İşte bu politika çerçevesidne ABD ve bazı Avrupalı ülkelerce Suriye'nin işgalinden sonra, Türkiye de Suriye topraklarına girerek, bu ülke topraklarında tarihi ve arzi iddialarda bulundu.
Muhalefet partilerinin liderleri geçtiğimiz senelerde defalarca Erdoğan yönetiminden Suriye topraklarını işgal etme yerine Şam yönetimi ile diyalog ve müzakere yapmasını istemiş olmasına rağmen Ankara yetkilileri, bu talepleri önemsemedi.
Ancak 19 aralıktan itibaren yeni bir şeyler oldu ve Türk yetkililerinin Suriye yetkilileriyle görüşmeye başladığı bildirildi.Türkiye ve Suriye arasındaki görüşmeler üst düzeyde de olmasa da, ancak olumlu bir gelişme sayılıyor. Bu görüşmeler çok önceden de yapılabilirdi. Ancak Ankara yönetimi bu hususta geç kaldı. Muhalefet partilerinin Erdoğan'a Beşar Esad yönetimi ile görüşme çağrısında bulunduğu sıralarda bu görüşmeler başlasaydı şimdiye kadar birçok sorun çözüme kavuşmuş olurdu.
Türk yetkilileri aslında Suriye topraklarını işgal etmeyebilirdi veya muhalefet partilerinin tavsiyelerinin ardından savaşa girmeden ve kan dökülmeden bu ülkeden çekilebilirlerdi. Anlaşılan bu kez de Ankara yetkilileri her zamanki gibi müzakerenin savaştan daha iyi olduğu kanaatine varmışlardır.
Bu görüşmeler, Suriye'nin bazı kentleri hala işgalcilerin işgali altında oldup, yerle bir edildiği sırada başlamıştır. Bu hususta Suriyeli askeri uzmanlardan el Bakır Tugayı Komutanı Ömer Hüseyin Hasan, ABD liderliğindeki Batı koalisyonunu "şer koalisyonu" olarak niteleyerek, işgalcilerin Rakka'yı yok ederek, DSG miltanları ve diğer terörist yapılanmalar için bir bölge kurmaya çalıştıklarını vurguladı.
Buna rağmen ve Suriye'nin beşeri ve maddi olarak büyük hasar görmesine karşın, Suriyeli bir askeri yetkili, Şam ile Ankara arasında Doğu Fırat bölgesi ve Türk askerlerinin varlığı hakkında görüşme gerçekleştiğini duyurdu.
Suriye heyetine bu görüşmelerde başkanlık eden Haydar Cevad, Demokratik Suriye Güçleri ve uluslararası koalisyonun kontrolü altındaki bölgeler ve de Adana Anlaşması'nın yürürlüğe girmesinin iki ülke arasındaki görüşmelerde ele alınan önemli konulardan sayıldığnı vurguladı.