Erivan ile Ankara görüşmelerinin ikinci turu
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i198674-erivan_ile_ankara_görüşmelerinin_ikinci_turu
Bakü ve Erivan arasındaki sorunların son bulması ve Güney Kafkasya'da savaş ve çatışma meselesinin her zaman için çözümü amacıyla istişareler devam ederken, Ermenistan ve Türkiye yetkilileri de, ikili ilişkilerin yeniden başlaması için Moskova'da ikinci tur görüşmeler için palanlama yapmıştır.
(last modified 2025-05-18T06:53:41+00:00 )
Şubat 06, 2022 13:58 Europe/Istanbul
  • Erivan ile Ankara görüşmelerinin ikinci turu

Bakü ve Erivan arasındaki sorunların son bulması ve Güney Kafkasya'da savaş ve çatışma meselesinin her zaman için çözümü amacıyla istişareler devam ederken, Ermenistan ve Türkiye yetkilileri de, ikili ilişkilerin yeniden başlaması için Moskova'da ikinci tur görüşmeler için palanlama yapmıştır.

Erivan ile Ankara arasındaki görüşmeler, iki ülke ve bölge ülkeleri için büyük öneme sahiptir. 14 ocakta Moskova'da düzenlenen 1. tur görüşmelerde Türk ve Ermeni tarafları, herhangi bir ön şart ileri sürmeden ilişkilerin tam normalleşmesi amacıyla bir takım anlaşmaya vardılar. Birinci tur görüşmelerin ardından Ermenistan ile Türkiye arasında doğrudan uçuşlar 2 şubat günü itibarıyla başladı. Ermenistan'ın başkenti Erivan uluslararası havalimanından bir adet yolcu uçağı İstanbul'a hareket etti. Türkiye ile Ermenistan arasında görüşmelerin ikinci turu da Moskova'da düzenlenecek. Bu bağlamda Türkiye Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, ilk görüşmenin Ankara ile Erivan arasındaki son görüşmelerin üzerinden 12 sene sonra olumlu ve yapıcı bir ortamda düzenlendiğini, bu görüşme sonucu Türkiye ile Ermenistan arasında uçuşların yeniden başladığını bildirdi.

Türk yetkilileri daha önce, Bakü ile Erivan arasındaki çatışmalar ve Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının Ermenistan tarafından işgal edildiği gerekçesiyle, Erivan ile münasebetlerini kestiğini ileri sürüyordu. Ancak gelinen aşamada iki ülke arasında ilişkilerin normalleşmesi için görüşmeler başlamıştır ve taraflar aralarındaki sorunların çözümü için çaba göstermekte. Bu arada bazı Azeri uzmanlar, gelecek iki veya üç sene içinde 3. Karabağ Savaşı'nın patlak verebileceğinden söz ediyor. Nitekim Azeri uzmanlarından Arif Yunes, Osmankızı kanalına yaptığı açıklamada, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Karabağ münakaşasının Ermenistan teslim olduğu için son bulduğunu ısrarla dile getirmesine rağmen 2024 ve 2025 yıllarında 3. Karabağ Savaşı'nın yaşanabileceğini belirti.

 

ABD'de bulunan Azeri uzman, Ermenistan'ın yeni Rus silahları ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nin de İsrail ve Türkiye silahlarıyla silahlandırılmasının 3. Karabağ Savaşı için hazırlık yapıldığı anlamına geldiğine işaretle, 3. savaşta Rusya'nın tarafsız kalmayacağını ve Azerbaycan Cumhuriyeti'ni cezalandıracağını kaydetti. Aslında, bölge ülkeleri arasında ikili ve üçlü görüşmelere rağmen bölge ülkeleri arasında güven ortamının olmayışı, 3. Karabağ Savaşı'nın yaşanması ihtimalini güçlendiriyor.

 

Türkiye ile Ermenistan arasındaki görüşmelerle ilgili üzerinde durulması gereken bir konu, Ermenistan'ın daha önce ileri sürdüğü şartlarından vazgeçmesidir. Bunun için Ermenistan'da yapılan anket sonuçları, bu ülke halkının Nikol Paşinyan yönetiminin yaklaşımlarına karşı olduğunu gösteriyor. Ünlü Ermeni Türkolog Varovjan Gğamiyan, facebook hesabı üzerinden yaptığı değerlendirmede, ABD'nın IRI kurumu tarafından Ermenistan Kasım-Aralık 2021'de yapılan anket sonuçlarına işaretle, bu anket sonuçlarının Ermenistan vatandaşlarının Türkiye ile ilişkilere nasıl baktığını anlama noktasında önemli olduğunu belirtti.

Ankete göre, Ermeni vatandaşlarının yüzde 90'ı Türkiye'yi ve yüzde 77'si Azerbaycan'ı Ermenistan için esas siyasi tehdit kaynağı olarak görüyorlar. Ankete katılanların çoğu ayrıca Türkiye ve Azerbaycan Cumhuriyetini bu ülke için hem güvenlik, hem de ekonomik alanında tehdit olarak niteliyorlar. 

Ermenistan halkı, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki savaşa ve iki ülkenin ilişkilerinin 30 senedir kesilmiş olmasına rağmen hala Türkiye'yi ana düşmanları olarak görüyorlar. Kuşkusuz bu güvensizlik, iki ülkenin görüşmelerinin sonuçları üzerinde olumsuz etki bırakacaktır.