Ukrayna konusunda Türkiye’nin çelişkili tutumunun sürmesi
Kiev hükümetinin Ankara’dan resmi talebinden 4 gün sonra nihayet Türkiye yetkilileri, Montrö Anlaşması uyarınca İstanbul ve Çanakkale boğazlarını temkinli bir şekilde kapatmaya karar verdiler.
Boğazlar Rejimi Montrö Sözleşmesi ( Montreux Convention Regarding the Regime of the Straits), Türkiye ile dünya ve bölgesel güçler arasında Temmuz 1936'da imzalanan bir anlaşmadır. Montrö Sözleşmesi, Türk hükümetine İstanbul ve Çanakkale Boğazlarındaki deniz taşımacılığını kontrol etmesine izin veriyor.
Anlaşmanın 9. maddesine göre Türkiye, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını savaştan zarar görmüş ülkelerin savaş gemilerine kapatabilir ve sadece Karadeniz'deki kıyılarına dönmek isteyen gemilere geçiş izni verebilir. Rusya ve Ukrayna, Karadeniz'e kıyısı ve deniz sınırı olan iki ülkedir.
Anlaşmanın 9. Maddesinde tüm ülkelerin uçak gemileri hatta Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin söz konusu iki Boğazdan geçme hakları olmadığı, sadece Karadeniz kıyı ülkelerin deniz altılarının bu boğazlardan geçebileceği açıkça belirtiliyor.
İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı'nı kapsayan Boğazlar, jeopolitik ve jeokültürel bir köprü niteliğiyle dünyanın en önemli deniz yollarından biridir. Aslında Asya ve Avrupa kıtalarını birbirinden ayıran söz konusu iki Boğaz bir çok askeri ve ticari geminin geçtiği boğazlardır.
Bu yüzden Ukrayna uluslararası Montrö sözleşmesine binaen Türkiye’den İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını kapatarak Rus askeri gemileri ve denizaltılarının Karadeniz’e girişlerini engellemesini istedi.
Recep Tayyip Erdoğan Rusya savaş gemileri ve denizaltılarının her iki Boğaz’dan geçmesi ardından yayınladığı bildiri ile “Ukrayna'daki çatışmanın taraflarının gemileri ve denizaltıları, ancak Karadeniz'deki üslerine dönmek için İstanbul ve Çanakkale Boğaz'larını geçebilirler” dedi.
Sözkonusu resmi bildiriye rağmen bakanlar kurulu toplantısı ardından Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir basın toplantısında, “Ankara’nın Ukrayna ve Rusya arasındaki gerginliği hafifletmek ve Karadeniz güvenliğini sağlamak için Montrö Sözleşmesini uygulayacağını, Türkiye’nin bölgede huzur ve istikrarın sağlanmasını istediğini, Türkiye’nin her iki ülke ile dost olduğunu ve iki komşu arasındaki krizin de çözülmesini istediğini” söyledi.
Bu bağlamda Türkiye dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, “Karadeniz'e kıyısı olan ülkeler de dahil olmak üzere tüm ülkeleri, savaş gemilerinin Türkiye boğazlarından ve su yollarından geçmesine izin verilmeyeceği konusunda uyardık. Türkiye bugüne kadar Montrö Anlaşması kapsamındaki yetkileri doğrultusunda hareket etmiştir ve anlaşmanın hükümlerini titizlikle uygulamaya devam edecektir” dedi.
Çavuşoğlu aynı zamanda “Karadeniz'e getirilen kısıtlamalar, üslerine dönmek isteyen savaş gemileri için geçerli değildir.” diye ekledi.
Aslında Erdoğan hükümetindeki yetkililer, Ukrayna'nın Rusya ile savaşa girmesinin gerçek nedeninin Amerika ve bazı Avrupa hükümetleri olduğu gerçeğini geç de olsa farkına vardılar. Rusya ile savaşta belki Ukrayna’nın ödülü AB’ye ve NATO’ya üyelik olabilir.
Batı hükümetlerin başlıca hedeflerinden biri, Rusya’yı Ukrayna savaşı ile oyalamak ve orta Asya cumhuriyetleri ile ilişkileri özgür bırakmaktır. Amerika Rusya’yı savaşla oyalayarak orta Asya’da aşırı akımları güçlendirme siyasetini yürütmeye çalışıyor.
Hiç şüphesiz, Ankara yetkililerin Montrö Anlaşması'nın nasıl uygulanacağına ilişkin herhangi bir tutumu, Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerinde sorun oluşturabilirdi. Fakat Türkiye’nin tarafsız olması, Ankara yetkililerinin Amerika ve bazı Avrupa hükümetlerinin, Ukrayna'nın Rusya ile savaşını kötüye kullanmasını önlemek için en iyi çözüm oldu./