Batı medyasının, Türk halkının ekonomik krizle ilgili artan endişesine yaklaşımı
Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin ekonomi ve para politikalarının başarısız olması ve Cumhurbaşkanı'nın banka faiz oranlarını artırmayı bizzat reddetmesi ile bu ülkedeki enflasyon oranı son 20 yılın en yüksek rakamına ulaştı.
Bu bağlamda İngiliz The Guardian gazetesi, Türk hükümeti ve halkının ekonomik krizine ilişkin yayınladığı haberde şöyle yazdı: Türkiye'nin ekonomik durumu korkunç ve Ankara, Türkiye'deki mevcut resmi enflasyon oranının %61,14 olduğu eşi görülmemiş bir mali kriz yaşıyor. Türk milli parası (lira) sadece geçen yıl değerinin yarısını kaybetti. Bu durum fiyatların yükselmesine ve insanların Türkiye'de yüksek enflasyondan endişe duymasına neden oldu.
Guardian'a göre, Türkiye'deki benzeri görülmemiş enflasyon oranı, Erdoğan hükümetinin banka faiz oranlarında indirim de dahil olmak üzere taleplerinin uygulanmasıyla bağlantılı. Ayrıca üst düzey yetkililer ve merkez bankası başkanlarında peş peşe gelen değişiklikler, Türkiye'nin ekonomik krizini daha da kötüleştirdi. Türkiye Cumhurbaşkanı, son üç yılda Türkiye merkez bankası başkanlarını dört kez değiştirdi.
Türkiye'nin merkez bankası başkanlarının değişikliği, ülkenin birçok para ve bankacılık politikasını planlayan ve ekonomi yetkililerine ileten Erdoğan'ın, ekonomik sorunlardan söz konusu yetkilileri sorumlu tutmaya çalıştığı anlamına geliyor.
Erdoğan hükümetinin ekonomi politikalarının başarısızlığı ve ekonomistlerin önerilerinin hüsrana uğraması, Türk halkının günlük ihtiyaçlarını ve aile geçimini sağlamadaki sorunlarını her zamankinden daha fazla yoğunlaştırdı.
İstanbul üniversitesi ekonomistlerine göre Türkiye'de enflasyon diğer ülkelere göre dört ila beş kat daha yüksek ve bunun nedeni Erdoğan hükümetinin politikalarında tekrarlanan hatalardan kaynaklanıyor.
Türk hükümeti ve halkı ülkenin ekonomik sıkıntılarından bir çıkış yolu ararken, Guardian raporu ciddiye alınmalıdır. Aslında bu İngilizce gazetenin, Türkiye'deki mevcut durumu anlatarak, Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin ekonomi politikalarındaki başarısızlık sürecini en iyi şekilde tasvir etmeye çalıştığını söylemek gerekir.
Bu arada The Guardian, başta Amerika ve İngiltere olmak üzere bazı Batılı hükümetlerin Türkiye ekonomisindeki olumsuz rolünden bahsetmedi. Erdoğan hükümeti Türk dış politikasını ve ulusal çıkarlarını, Amerika liderliğindeki Batılı hükümetlerden ayırırken, bu hükümetler Türk ekonomisini vurmak ve hedeflerini gerçekleştirmek için Türkiye'nin Aşil topuğundan yararlanmaya çalıştılar.
Amerika ve batılı müttefiklerinin uzun yıllar süren nüfuzları nedeniyle batılı casuslar bu ülkenin zayıf noktalarını fark ettiler. Batılı hükümetler açısından ekonomi, Türkiye'nin en önemli zaafıdır ve bu nedenle ikili ilişkilerde bir sorun oluştuğunda Batılı politikacılar bu zayıflığı Türk hükümetlerine karşı saldırmak için kullanırlar.
Guardian gazetesinin raporuna göre Türkiye'de ekonomik ve parasal krizin yaşanması, bu ülke halkının geçimi için elverişsiz koşullar oluşturmuştur. Üstelik Türkiye’de ekonomik krizin yaşanmasında batı medyasının doğru veya yanlış teşhisi pek önemli değildir. Ancak Türkiye'de enflasyon oranının %60'ı aşması çok önemlidir ve bu durum Türk halkının yaşam ihtiyaçlarının karşılanmasında daha ağır bir krize neden olmuştur. Bu şartlar altında Türkiye'deki mevcut ekonomik krizin suçlusunu bulmak zor bir iş değil.
Ankara yetkililerin politikaları doğrultusunda Suriye ve Irak'ta bulunan on binlerce Türk askeri, PKK militanlarını tamamen yok ederek, Türkiye'ye barışı geri getirmeye çalışıyor. Türk hükümetinin iki komşu ülkede yürüttüğü askeri operasyonlarının bu ülke halkına çok büyük maliyetler yüklediği açıktır. Erdoğan hükümetinin bu askeri harekatın ihtiyaçlarını karşılayamayacağı da aşikardır.
Aynı zamanda, Akdeniz ve Ege Denizi'nde askeri bir varlık sergilemesi ve Yunanistan'a, Kıbrıs adasına ve hatta Güney Kafkasya'ya karşı art arda tatbikatlar yapılması Türk hükümetinin mali ve ekonomik gücünü aşmaktadır. Bu masraflara, Libya'daki askeri varlığın harcamalarını de eklemek gerekir; bunların tümü, Türk halkı için benzeri görülmemiş ekonomik sıkıntılara yol açmıştır./