Türkiye'de ekonomik krizinin yoğunlaşması
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i207160-türkiye'de_ekonomik_krizinin_yoğunlaşması
Türkiye'de ekonomik kriz ve hayat sorunlarının artmasıyla beraber, halkın durumu daha da kötüleşmiş bulunuyor.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mayıs 07, 2022 03:43 Europe/Istanbul
  • Türkiye'de ekonomik krizinin yoğunlaşması

Türkiye'de ekonomik kriz ve hayat sorunlarının artmasıyla beraber, halkın durumu daha da kötüleşmiş bulunuyor.

AKP'nin iktidara gelmesinden bu yana Türk halkının mümkün olan en kötü durumda yaşadıkları söylenebilir. Bu bağlamda, Türkiye son iki yılda en yüksek enflasyon oranını yüzde 69. 97 ile yaşamıştır. Bu arada, Türkiye'nin ekonomik durumu son iki yılda ülke halkı için çok daha zor hale geldi ve yüksek enflasyon oranı, bazı şehirlerde insanları uzun kuyruklarda daha ucuz ürünler için yarışmaya sürükledi. Sonuçta ekmek fiyatları 3'e katlandı.

Ekonomik krizin devam etmesiyle, birçok Türk vatandaşının faturalarını, elektrik, gaz, telefon ve su faturalarını ödemesi zor bir duruma dönüştü. CHP genel başkanı  Kemal Kılıçdaroğlu ise, insanlarla empati yapmak için faturalarını ödemeyi reddetti.

CHP  genel başkanının eyleminin sadece "propaganda ve insanların oylarını çekmeye dayalı olmasına rağmen ancak Türkiye'deki ekonomik krizin bir yıl öncesine göre çok daha ciddi derinliklere indiğini gösteriyor. Mevcut durumda, Türk halkı elektrik ve gaz faturalarını ciddi şekilde ödeyemiyor. Bu faturaların maliyetleri hane halkı tüketici sepetindeki payı, bir kişinin toplam gelirinin yüzde 20 ila 30'una ulaşmıştır, bu da yüksek bir rakam sayılır.

Halbuki Karadeniz ve Akdeniz'de gaz kaynaklarının keşfi bir parti propagandası haline bile geldi. Aslında istatistikler Türkiye'nin ekonomik durumunu iyileştirmek, enflasyonu azaltmak ve ulusal para birimini güçlendirmek gibi "Recep Tayyip Erdoğan" vaatlerinin temelsiz olduğunu göstermektedir.

Türkiye'de enflasyondaki artışın birçok anlamı vardır. Enflasyondaki artışın en önemli anlamı, çalışanın gelirindeki düşüştür.  Bununla birlikte, ülkede bankacılık krizi olasılığı öngörülebilir.

 

Bu bağlamda, önde gelen bir Türk ekonomisti Cem Ozan, "Bu yıl Türkiye'yi büyük bir bankacılık krizi bekliyor." dedi. 

Bu nedenle, geçen hafta, farklı Türkiye şehirlerinde geniş çaplı protestolara ek olarak, Erdoğan'ın hükümetine bağlı olan iktidar medyası de dahil olmak üzere genel Türkiye medyası da bu durumu gündeme taşıdı .Türkiye'nin ekonomik krizi ve ekonomik zorlukları ele alınmaya başlandı. Bu koşullarda, Türk halkı için daha endişe verici nokta, Türkiye'nin yıllık enflasyon oranının Ukrayna savaşı ve emtia fiyatlarındaki artışın ardından önemli ölçüde artması ve bu yılın sonuna kadar azalmasının  beklenmemesidir.

Bu bağlamda, Türk işçi sendikası,  artan fiyatlara tepki olarak aylık olarak asgari ücreti arttırma çağrısında bulundu. Ancak Türk hükümeti şimdiye kadar ekonomik uzmanlara, bankacılık ağlarına ve hatta muhalefet partilerinin bu yöndeki talepleri uymayı reddetti. Bu nedenle, Erdoğan hükümetinin asgari ücretleri aylık olarak yenilemesi  pek olası değildir.

Türkiye'nin ekonomik krizinin genel bir özetinde, Liranın devalüasyonunun ve Türkiye'de  yüzde 70'e ulaşmasının  insanları daha da yoksullaştırdığına dikkat çekmek gerekir.

Bu gibi durumlarda, insanlar da hayata pahalılığı ve enerji taşıyıcı ücretlerini karşılayamama sıkıntısı ile karşı karşıya kalmıştır. Bu durum da protestolara yol açmış durumdadır.  Bu nedenle, Türk medyası her gün yoksulluk veya fiyatlar ile ilgili raporlar yayımlamaktadır. Açıkçası, mevcut durumda, Erdoğan hükümetinin komşu ülkelerin işlerine müdahalesi ve 21. yüzyılda ulaşılamayan hedeflere ulaşmaya çalışmak istemesi Türk halkı üzerindeki baskıyı daha da kötüleştirecektir.