Türkiye'de enflasyon, tarihi trajedinin tekrarı
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i209906-türkiye'de_enflasyon_tarihi_trajedinin_tekrarı
Türkiye'de yıllık enflasyon oranı, son çeyrek yüzyılda yeni bir rekor sayılan, yüzde 73'e ulaştı.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Haziran 04, 2022 13:53 Europe/Istanbul
  • Türkiye'de enflasyon, tarihi trajedinin tekrarı

Türkiye'de yıllık enflasyon oranı, son çeyrek yüzyılda yeni bir rekor sayılan, yüzde 73'e ulaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu-TUİK, Mayıs ayında enflasyonun bir önceki aya göre yüzde 2,98 artarak yüzde 39,33'e yükseldiğini, bir yıllık enflasyonun ise yüzde 73,5'e ulaştığını bildirdi.
Enflasyondaki bu artış, AKP'nin Türkiye'de iktidara gelmesinden bu yana görülmemiş bir artıştır. Türkiye, yıllar içinde birçok kritik kriz yaşamasına ve 2. Dünya Savaşı'ndan sonra üç haneli enflasyona ilaveten, 1990'larda eşi görülmemiş bir enflasyon yaşadı; öyle ki, Fars Körfez Savaşı ve küresel ekonomi dengesizliği olarak bilinen bu 10 yılda, Türkiye'de 1994'te enflasyon %125'e ulaşınca 2001'de Türkiye ekonomi kriz yaşandı. O yılda dolar, 150.000 liraya ulaşırken faiz oranı dört haneli oldu.
Türk tarihinin çeşitli dönemlerindeki kötü ekonomik durum siyasi istikrarsızlığı da beraberinde getirmiştir. 1990'larda hükümet kabineleri birbiri ardına istifaya zorlandı, örneğin görev süresinin dolmasına sadece üç ayı kalan Mesut Yılmaz, 6 Temmuz 1996'da istifa etti ve Türkiye AKP'nin iktidara gelmesine kadar Siyasi ve ekonomik istikrarsızlık dönemi yaşadı. 
AKP iktidara gelince ekonomik reformlar ve istikrar politikaları uyguladıktan sonra, enflasyon uzun yıllar tek haneli oldu. Türkiye'de AKP'nin çeşitli kabineleri, ekonomik krizini çözmek için,  çeşitli Para politikası stratejileri örneğin dalgalı döviz kuru sistemi oluşturma, özel sektöre meydan verme, bankacılık sistemi reformu, faiz politikası reformu, şeffaflık ve enflasyonda hedef belirleme gibi uygulamalarda bulundu. 
Merkez Bankası'nın bağımsızlığının ardından bu stratejilerin uygulanması ve enflasyon hedefleme politikasının uygulanması sonucunda, AKP Hükümeti enflasyonu kontrol etmenin önündeki engellerden birini halkın güvenini kazanarak aşmayı başardı.  Ocak 2005'te enflasyon tek haneli olunca ulusal paradan 6 sıfır kaldırıldı. Böylece 74 sente denk gelen eski bir milyon TL, bir YTL oldu. 
fakat nispeten uzun bir ekonomik büyüme ve istikrar döneminden sonra, Türkiye son yıllarda birçok ekonomik sorunla karşı karşıya geldi. Türk lirasının değerindeki düşüşü kavramak için Ocak 2021'de her bir doların 7,43 TL iken şimdi yaklaşık %70'lik bir düşüşle 16,5 TL'yi aştığını ve yıllık enflasyonun %73,5'e ulaştığını bilmek yeterlidir. 
Aslında Türkiye'deki bu ekonomik sorunların, siyasetin ekonomi üzerindeki egemenliğinden kaynaklandığı söylenebilir.  Bu faktörlerden biri 2023 seçimleri için ekonomik alanın parti çıkarları doğrultusunda kullanılmasıdır.
Ekonomist ve Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası (TÜSİAD) başkanı Orhan Turan, Türk partilerinin rekabeti, gerilimi ve siyasetinin piyasayı ve toplumu kilitlemek değil, seçim dönemiyle sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Türk hükümetinin geçen yıl Eylül ayından bu yana izlediği ekonomi politikaları kapsamında, enflasyonun hangi seviyede döneceğini, hangi noktada duracağını veya hangi seviyede tavan yapacağını söylemek imkansız.
Turan ayrıca enflasyonun neden olduğu tüm faktörlerin ve iniş çıkışların hala yaşanarak etkilerinin devam ettiğini, Türk hükümetinin özel bir önlem almadığını ve ülkede enflasyonun durmayacağı ve yükselmeye devam edeceğini belirtti.
Covid 19 salgını sonrası dünya genelinde enflasyonun yükseldiği biliniyor. Fakat Türkiye'de bu artış aşırı oldu ve hükümet desteksiz para basarak ülke ekonomisini hareket ettirmeye çalıştı, ancak bu desteksiz likidite zamanla Türk ekonomisini büyük zorluklarla karşılaştırdı. Banka faizlerindeki düşüş ve liradaki devalüasyona etkisi ve asgari ücrette yüzde 50'ye varan artış, ülkede 20 yıllık enflasyon rekorunu kırdı.
Ankara'nın Türk ekonomisine yönelik net bir stratejisinin olmamasından kaynaklanan ani kararlarına ek olarak, mikro ve makro ekonominin çeşitli alanlarına müdahaleden söz edebiliriz. Örneğin, enflasyon %20'nin üzerinde olduğunda, banka faiz oranı ya sabit kalmalı ya da yükselmeli, ancak Türkiye cumhurbaşkanı, "tüm talihsizliklerin temelinin yüksek faiz oranı olduğu" şeklindeki ünlü sloganını öne sürerek faizi düşürdü. Bu mesele Merkez Bankası uzmanlarının bu konuda uyarmalarına rağmen oldu. Bu görüş ayrılığı, merkez bankası yönetim kurulunun iki üyesinin görevden alınmasına ve Türkiye Merkez Bankası başkanının bir buçuk yıl içinde ikinci kez görevden alınmasına yol açtı. Dolayısıyla ekonomik açıdan verimli kişilerin AKP'den ayrılması veya ihraç edilmesi mevcut durumda etkisiz olmadığı söylenemez./