Ankara ile Tel-Aviv'in karşılıklı olarak ilişkileri normalleştirme çabaları
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Siyonist rejim Başbakanı Yair Lapid, telefonda, ikili ilişkiler ve bölgesel konuları ele aldılar.
Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere AK Parti yetkilileri geçen 20 senede her daim Siyonist rejim karşısında mazlum Filistin milletini desteklediklerini iddia etmiştir. Erdoğan, ayrıca, işgal rejimine karşı birkaç harekette de bulundu. Ancak gelinen aşamada, Ankara yönetiminin ırkçı İsrail rejimi karşısındaki tüm hareketlerinin göstermelik ve belli hedefler için olduğu düşünülüyor. Aslında Türk yetkililerinin mazlum Filistin milletine yönelik destekleri son 20 sende söylem bazında kalmıştır. Türk medyasının ifşaatına göre, Türkiye ve Siyonist rejim her daim güvenlik, askeri ve siyasi olmak üzere çeşitli alanlarda birçok gizli müzakere yapmış ve temas halinde olmuştur.
Türkiye İsrail rejimi ilişkileri korsan İsrail’in eski Başbakanı Benyamin Netanyahu döneminde bozuldu, fakat iki taraf Ankara ve Tel Aviv’deki siyasi temsilciliklerini açık tutarak iktisadi ve ticari ilişkilerini sürdürdü. Türkiye ve İsrail rejimi en son Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasındaki savaşta Bakü cephesinde yer aldılar. Türkiye bu savaşta Azerbaycan Cumhuriyeti’nin büyük hamisiydi. Bakü yönetimi ayrıca bu savaşta İsrail rejim yapımı silahları ve teçhizatı kullandığı için Tel Aviv’e teşekkür etti. Bu iş birliği Türkiye ile korsan rejim arasındaki ilişkilerden gerginliği gidermek üzere atılan bir adım oldu.
Türkiye ve ırkçı rejim ilişkileri 2010 yılında siyonist komandoların Filistin’e insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine bakın düzenlemesi ve 9 Türk barış aktivistini katletmesi üzerine kesilmişti. Bu cinayetin ardından taraflar büyükelçilerini geri çekti.
Yine 2018 yılında da Ankara ile Tel Aviv ilişkilerinde ABD yüzünden bir gerginlik meydana geldi. ABD dönem Başkanı Donald Trump Beytulmukaddes’i İsrail rejimin resmi başkenti tanıdığını ilan ettikten sonra Türkiye tekrar siyonist rejimdeki büyükelçisini geri çağırdı, Tel Aviv de misillemede bulundu. Bu yılın Kasım ayının başlarında da İsrailli bir çift Erdoğan’ın sarayını görüntüledikleri gerekçesiyle bir hafta tutuklandı. Türkiye yönetimi onları casusluk yapmakla suçladı, ancak İsrail suçlamaları reddetti.
Ankara’nın Erdoğan’ın gerginlik yaratan politikalarından çark etmesi, Türkiye iktisadi açıdan hiç de iyi şartlarda olmadığı bir döneme denk geliyor. Türkiye ayrıca NATO üyeleri ve birçok bölge ülkeleri ile soğuyan ilişkileri yüzünden daha da inzivaya itildiği anlaşılıyor. Bu yüzden Ankara’nın şimdi eski tutumundan geri adım atmak zorunda kaldığı ve bölge ülkelerine karşı barışçıl bir tutum izlemeye başladığı ifade ediliyor.
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail ve bölgedeki bazı Arap rejimlerle ilişkilerini iyileştirmesi Türkiye’nin çıkarlarını temin edeceğini ve bölgede nüfuzunu arttıracağını zannediyor. Ancak gözlemciler Türkiye’nin Araplara karşı barışçıl tutumu, aralarında bir ittifakla sonuçlanmayacağını ve bu durum sadece aralarındaki soğuk savaşa son verebileceğini belirtiyor.
Gerçekte Türkiye artık geçmiş yıllarda olduğu gibi Arap ülkeleri arasında pek önemsenmiyor ve hatta Filistin kozunu kullanması da eski itibarını kazanmasına yardımcı olmadığı anlaşılıyor.
Öte yandan siyonist rejim İsrail de şimdiki şartlarda Türkiye ile ilişkilerinde gerginliklerin giderilmesinin ötesinde bir beklentisi bulunmuyor ve Doğu Akdeniz doğal gaz sahalarında Türkiye’ye taviz vermemekte kararlı olduğu biliniyor.
Bazı uzmanlara göre, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2023 seçimlerinde zafer kazanmak için ırkçı rejim ile normalleşmeye doğru adım atıyor./