Türkiye'nin Irak ve Suriye'ye yönelik saldırıları devam ediyor
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i231134-türkiye'nin_irak_ve_suriye'ye_yönelik_saldırıları_devam_ediyor
Türk askerlerinin Irak ve Suriye'ye yönelik saldırılarının devam etmesiyle, PKK'nın ve YPG'nin kimi mensupları da öldü. 
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Şubat 06, 2023 03:38 Europe/Istanbul
  • Türkiye'nin Irak ve Suriye'ye yönelik saldırıları devam ediyor

Türk askerlerinin Irak ve Suriye'ye yönelik saldırılarının devam etmesiyle, PKK'nın ve YPG'nin kimi mensupları da öldü. 

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı 4 Şubat Cumartesi günü  yaptığı açıklamada, Türk ordusunun Irak'ın kuzeyindeki ordunun harekât bölgesinde düzenlediği operasyonlarda "PKK" mensubu iki kişinin öldürüldüğünü duyurdu. Bu operasyonun Pençe-Kilit  harekatı kapsamında olduğu açıklandı.  Türkiye Milli Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, bu ülkenin silahlı kuvvetlerinin "teröristlerin" sığınaklarını yok etmeye yönelik operasyonlarının devam edeceğinin altını çizdi. Türk ordusunun Suriye'nin kuzeyindeki harekat sahası başta da  Fırat Kalkanı harekât sahasında da  Türk ordusuna ait destek birlikleri ve topçu birliklerinin düzenlediği saldırılarda sabotaj ve karşı saldırıda bulunmak isteyen YPG unsurlarının öldürüldüğü bildirildi. 

Türk ordusunun Suriye'nin kuzeyi ve Irak'a her saldırısında çok sayıda PKK ve YPG güçlerinin ve mensuplarını etkisiz hale getirdiği haberlerini yayması dikkat çekicidir. Buna karşın  geçen Temmuz ayında Türk ordusunun "Dohuk"a düzenlediği acımasız saldırıların ardından çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi bu durumun gerçek yanlarını da ortaya çıkardı. Bu bağlamda Irak Dışişleri Bakanı Fuat Hüseyin, "Bu saldırı sırasında, çoğu Bağdat ve Irak'ın güney bölgelerinde yaşayan 500 ila 600 turist bölgede bulunuyordu. 9 kişi öldü, 31 kişi yaralandı. Türk ordusunun Irak'ın sivil bölgelerine yönelik saldırısı, Bağdat hükümetinin ve hatta Arap Birliği'nin ve bölge ülkelerinin sert tepkileriyle karşılaştı. Örneğin Irak milletvekili "Salim el Ankebi", Türkiye'nin Dohuk vilayetine saldırısının boyutlarını araştırmak üzere parlamentoyu acil toplantıya çağırmak amacıyla imza toplandığını duyurdu. Irak parlamentosunun bu temsilcisi, "Bu oturumu yapmak için gerekli yasal sayının tamamlanmasını bekliyoruz" dedi.

 

Arap Birliği Genel Sekreteri "Ahmed Ebulgayz"  de Türkiye'nin Irak'ın Dohuk vilayetindeki turizm merkezine saldırısını kınadı ve bunu uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilkesinin açık bir ihlali olarak değerlendirdi. Sözcü Ahmed Abulgayt ayrıca, "Arap Birliği Irak'ı destekliyor ve herhangi bir Arap ülkesinin egemenliğine yönelik herhangi bir saldırıyı veya ihlalini kınıyor" dedi. Arap Birliği'nin bu üst düzey yetkilisi , "Türkiye, bölge ülkeleriyle ilişkilerinde iyi komşuluk ilkesini sürdürmeli ve Arap ülkeleri içinde her ne sebeple olursa olsun askeri operasyon yapmaktan kaçınmalıdır." Ankara hükümet yetkililerinin, Türkiye PKK'sına karşı mücadele ve Suriye ve Irak'tan terörist hareketlerin sızmasına karşı bu ülkenin güvenliği adına verdikleri mücadele bahanesiyle konuyu defalarca gündeme getirdikleri ise gözden kaçırılmaması gereken bir noktadır. Suriye topraklarında  derinliğinde 30 kilometre güvenlik şeridi oluşturulması istemi her defasında Şam'dan muhalefetle karşılandı. Son birkaç yılda Türk ordusu güçleri aynı bahaneyle Kuzey Irak ve Suriye'ye defalarca saldırarak benzeri görülmemiş insani ve ekonomik kayıplara neden oldu.

 

Türk ordusunun Kuzey Irak ve Suriye'ye yönelik yasadışı saldırıları devam ederken, Bağdat ve Şam bu saldırıları defalarca bu saldırıları  kınayarak bu tür eylemlerin Irak ve Suriye'nin egemenlik ve toprak bütünlüğünün ihlali olarak ilan etti.

Görünen o ki, mevcut durumda da BM Güvenlik Konseyi bu alanda yapıcı bir rol oynamak yerine sessizliği tercih etmiş, Suriye ve Irak'ta çıkar elde etme işine girişmiştir. Bu bağlamda dikkat edilmesi gereken nokta, Türkiye'nin bu ülkede askeri operasyonlar yürütmek için Irak hükümeti ile anlaşma konusundaki ısrarıdır. Türkiye makamlarının bu tutumuna karşılık Irak Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile herhangi bir anlaşmanın veya bu ülkenin Irak'ı işgal etmesine izin veren yasal bir dayanağın varlığını yalanlamış ve bundan uzak durmuştur. Bu gerçeklere rağmen, Türk hükümet yetkililerinin aşırı talepler çerçevesinde başta Suriye ve Irak olmak üzere bölgedeki bazı ülkelerdeki kaotik durumdan faydalandıkları görülmektedir. Ankara makamlarının bu eyleminin bölge ülkeleri tarafından cevapsız kalmayacağı da açıktır. Özellikle Suriye ve Irak'a verilen insani ve ekonomik zarar önemli ölçüde ve telafisi mümkün olmayacak şekilde artmaktadır. Bu bağlamda Suriyeli ve Iraklı siyasetçiler bile defalarca tehdit edici açıklamalarda bulundu.