IŞİD-İHH bağlantısı telefon konuşmasında
İHH'nın IŞİD bağlantısı telefon tapelerinde ortaya çıktı.
Türkiye medyasında çıkan haberlere göre Ankara El Kaide davasının iddianamesinde bir numaralı sanık olan firari Oğuzhan Gözlemecioğlu’nun Suriye’deki IŞİD yapılanmasına eleman ve malzeme götürme işini yönettiği belirtildi.
İddianameye giren telefon kayıtlarına göre Gözlemecioğlu, bu iş için İHH’yi (İnsani Yardım Vakfı) kullanabileceğini söylüyor. Bundan iki yıl önce CIA bağlantılı Türkiye uzmanı Henri Barkey de Türkiye’de cihatçıların ‘yardım kuruluşu’ İHH aracılığıyla IŞİD ve El Nusra ile dirsek temasında bulunduğunu söylemişti.
Hala IŞİD saflarında savaştığı belirtilen Oğuzhan Gözlemecioğlu’nun ortaya çıkan ses kaydında “İHH yardımı ile malzemeleri geçirebilirim” sözleri, 2 yıl önce IŞİD-İHH ilişkisine ilişkin açıklamalarda bulunan CIA bağlantılı Türkiye uzmanı Henri Barkey’in sözlerini akıllara getirdi.
2 yıl önce Amerika’nın Sesi’ne açıklamalarda bulunan Henri Barkey Musul’da o dönem IŞİD tarafından rehin alınan dönemin Türkiye Musul Başkonsolosu ve konsolosluk çalışanları için şöyle demişti:
“Şu anda hükümetin yapmak istediği şey mümkün olduğu kadar IŞİD’le dirsek temasında bulunan gerek Iraklı politikacılar olsun, mesela Tarık Haşimi gibi, ya da Türkiye’deki İHH gibi eskiden, belki hala IŞİD ve El Nusra’ya silah yetiştiren, yardım eden, insan taşıyan İHH’nın onlarla çok yakın ilişkilerinin olduğunu düşünüyorum. Belki onlar vasıtasıyla mesaj yolluyorlar… Yani askeri bir operasyon çok zor görünüyor. Şu an da rehinelerin tam nerde olduklarını bilmiyoruz. Yani uzunda sürebilir, belki birkaç rehineyi serbest bırakılabilir. Kim bilir, bu IŞİD’in sağı solu belli olmuyor işte. Problem burada zaten. Yani IŞİD gibi bir örgütün tam bir karar mekanizmasının olduğuna inanmıyorum.”
Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başkentte El Kaide üyeliğinden 26 kişi hakkında açtığı davanın iddianamesinden İnsani Yardım Vakfı’na (İHH) yönelik çarpıcı telefon konuşması çıktı. Halen IŞİD saflarında çatışan ve örgüte eleman ve malzeme götürülmesi işini yöneten Oğuzhan Gözlemecioğlu adlı firari şüpheli, 23 Eylül 2013’te Yusuf isimli bir şüpheli ile Suriye’ye gönderilecek yardım malzemelerini konuştu.
Gözlemecioğlu, “1 tır veya 3 büyük kamyonluk yardım malzemesinin geçişi için yolu hazırlayabilirim, gerekirse İHH yardımı ile malzemeleri geçirebilirim” dedi. İddianameye göre Gözlemecioğlu, TCDD Tren Garı’nın altında bulunan dükkânlardan askeri malzeme satın aldı ve 4 kişi ile birlikte aynı akşam Suriye’ye geçti. Tüm bu süreci fiziki takiple izleyen polisin neden şüphelileri suçüstü yaparak yakalamadığı ise soru işareti yarattı.
Davanın şüphelileri, soruşturma başlangıcında Suriye’de El Kaide safları altında savaşırken sonraki süreçte birçoğu IŞİD’e katıldı. Bu durum iddianamede de vurgulandı. İddianamede, şüphelilerin Türkiye’yi Dar’ül Harp (Savaş Diyarı) olarak gördükleri ve Demokratik Cumhuriyet düzenini “Tağuti Düzen” (Şeytani Sistem) olarak niteledikleri ifade edildi.