Seçim öncesi Türkiye’de ekonomik kriz
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i236176-seçim_öncesi_türkiye’de_ekonomik_kriz
Türkiye'de çok önemli olan cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimlerine bir aydan az bir süre kala, devlet kurumları ülkedeki ekonomik krizin yoğunlaşmasıyla ilgili yeni raporlar yayınlıyor.
(last modified 2023-04-19T22:50:29+00:00 )
Nisan 20, 2023 01:50 Europe/Istanbul
  • Seçim öncesi Türkiye’de ekonomik kriz

Türkiye'de çok önemli olan cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimlerine bir aydan az bir süre kala, devlet kurumları ülkedeki ekonomik krizin yoğunlaşmasıyla ilgili yeni raporlar yayınlıyor.

Bu bağlamda Türkiye Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu-BDDK, bu yılın ilk üç ayında ülke halkının bankalara olan borçlarında geçen yılın aynı dönemine göre 6 kat artış olduğunu açıkladı. BDDK verilerine göre bu yılın ilk çeyreğinde halkın bankalara olan borcu 1,8 trilyon lirayı geçti. Ayrıca artan enflasyon, halkın yaşam maliyetinin ve geçim kaynaklarının dramatik bir şekilde artması ve toplumun farklı kesimlerinin satın alma gücünün zayıflaması, halkın bankalara en yüksek faizi ödemesi, döviz kurunda görülmemiş artış,   kamu ve özel sektörün büyük dış borçlarının ağır yükü, son 5 yılda Türk halkının başını ağır şekilde ağrıtıyor. 
Görünen o ki, Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin ekonomik reform ve insanların hayatlarını iyileştirmeye yönelik bir planı yok. Aynı zamanda şunu da söylemek gerekiyor: Bankalar en çok kârı halktan talep ediyor ve uygulamada Türkiye'de şartlar öyle değişti ki halk sürekli kaybediyor ve Türk bankaları kâr ediyor! Açıkçası bu koşullar Türk halkının ve seçmeninin beklentilerini karşılamıyor. Bu durumda Türkiye'nin ekonomi uzmanları, kamu çalışanlarının maaşlarının enflasyon oranına, ulusal paranın değer kaybetmesine, fiyatların aşırı yükselmesine ve işsizlik oranındaki artışa göre artmamasının insanların bankalardan kredi almaya ve onları, gelirlerinden fazla kullanmaya iten en önemli sebepler olduğunu vurguluyorlar. 
Erdoğan hükümetinde eski hazine ve maliye bakanı olan ve hali hazırda DEVA partisi başkanı olarak 6’lı masada yer alan Ali Babacan, “1 kilo soğanın fiyatının 30 liraya ulaştığı, en hassas mercilerin beceriksizlerin elinde olduğu bir ülkede, halkın oyu, referandum hükmündedir ve kararı belirleyici olacaktır.” diyor.
Türkiye'de işsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,2 artışla yüzde 10'a çıktı. Buna ilaveten Türkiye'nin döviz rezervlerinin azalması da sorunları yoğunlaştırıyor. Zira Türkiye'nin döviz rezervlerinin azalması, ekonomik istikrarsızlığın ve bu ülkede enflasyon oranının artmasının ve ulusal para biriminin değerinin düşmesinin nedenlerinden biridir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın yayımladığı rapora göre, ülkenin döviz rezervleri bu yılın 31 Mart'ta sona eren haftasında 1 milyar 89 milyon dolar azalarak 70 milyar 247 milyon dolara geriledi. Bu durumda bizzat Erdoğan, Türk seçmenden kendisine ve iktidardaki AKP’ye güvenmeye devam etmelerini istiyor ve 14 Mayıs’ta tekrar seçilmesi durumunda gelecek 5 yılda ülkenin ekonomi ve dış siyasetini, ilk 10 yıllık iktidarı dönemine dönüştürebileceğini iddia ediyor. Hal bu ki "Abdullah Gül", "Ahmet Davutoğlu", "Ali Babacan" gibi siyasetçiler ve ekonomistler ve Türkiye'yi bölgede büyük bir ekonomik ve siyasi güç haline getiren Adalet ve Kalkınma Partisi'nin diğer bazı düşünürleri ve kurucuları son 10 yılda partiden ve bizzat Erdoğan tarafından ihraç edildiler. 
Hiç şüphesiz Millet İttifakındaki partiler AKP ile rekabette her zamankinden daha güçlü konumdalar. Muhalefet partilerinin iktidardaki AKP’yi bağımsız olarak yenecekleri pek mümkün olmasa da, iktidar partisi ve müttefiki MHP'nin “Cumhur” ittifakını hükümet kurmak için ciddi engellerle karşılaştıracağından şüphe yok./