Türkiye'de ikinci tur seçimleri arifesinde kader belirleyici olaylar
Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalmasının ardından, son tura kalan adayların faaliyetleri kimi kader belirleyici olgular gölgesinde kalmıştır.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 13. tur oylamasının ardından açıklanan sonuçlar, üçüncü adayın oylarının ikinci tur seçimin sonucu için çok etkili ve belirleyici olacağını gösterdi. Bu bağlamda, "Cumhur" koalisyonunun adayı Recep Tayyip Erdoğan, müttefiki olduğu beş partinin liderlerinin yanı sıra, "Bu ülkenin cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunu ittifakımız kazanacak" dedi. Ankara ve İstanbul'un belediye başkanlarının da bulunduğu, ittifak ortakları ile beraber kameralar önüne geçen Kemal Kılıçdaroğlu gazetecilere verdiği demeçte, "Önümüzdeki iki hafta içinde seçim mücadelesini sürdürmeye hazırız" dedi. Sakin bir kişiliğe sahip olan ve herhangi bir tartışmadan uzak olan bu seçim adayı, "Seçmenlerin yüzde 50'den fazlası değişim istiyor" vurgusunu da yaptı.
Bu bağlamda Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı seçiminin üçüncü adayı ve oyların yüzde beşinden fazlasını alan "Ata" koalisyonunun lideri "Sinan Oğan"ın oyunu da Ankara hükümetinden memnun olmayanların sayısına eklemiştir. Böylece iktidara karşı yüzde 50'lik bir oran elde etmiştir. Buna rağmen Sinan Oğan'ın 14 Mayıs seçimlerinden sonraki duruşu, kendisinin "Halk Cumhuriyeti" partisine katılma arzusu olmadığını ve Cumhur koalisyonuna daha yatkın olduğunu göstermiştir. Aynı zamanda Sinan Oğan'ın Kılıçdaroğlu'nun yabancılara olan eğilimine yaptığı eleştirel vurgu, onun cumhur koalisyonuna katılmaya yakın olduğunu, millet koalisyonuna karşı Recep Tayyip Erdoğan'ın eleştirilerini tekrarladığını göstermiştir.
Ayrıca Alman Spiegel de dahil olmak üzere Batı medyasında yayınlanmış materyalleri yalanlayarak, Sinan Oğan zaten cumhur koalisyon politikalarının tam yolunda olduğunu gösterdi. Pazartesi günü, Alman dergisi Spiegel, Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimleri adayının, "Kemal Kılıçdaroğlu" liderliğindeki muhalefet koalisyonu "Millet" adayını ancak Kürtlere koruma sözü vermemesi halinde destekleyeceğini açıkladığını bildirmişti.
Bu bağlamda Halkların Demokratik Partisi'nden Millet koalisyonunun uzaklaşmasını istediği ileri sürülmüştü. Ancak Sinan Oğan'ın açıklamalarına eş zamanlı olarak Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ulusal Koalisyon'un adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yardımcılarından Onursal Adıgüzel görevinden istifa etti.Bu durum hiç kuşkusuz Millet Koalisyonun hareketine halel getirecek ve bu koalisyonda bölünmeye neden olacaktır. 13. Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimi birçok gerçeği de kanıtladı. Birincisi, bir yıl önceden beri yayınlanan tüm anketler medyada yanlış sonuçların yayınlanmasına yol açtı. Aslında, tüm anketler Altılı Millet Koalisyonu'nun adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun oylarının %50'den fazlasını aldığını ve cumhurbaşkanı koalisyonunun oylarını %42 ile 47 arasında tahmin etmişti.
Bu yoğun reklama rağmen Recep Tayyip Erdoğan'ın oyları yüzde 49'un üzerine çıkarken, Erdoğan'ın ana rakibinin oyları yüzde 45'i ancak aşabildi. Aynı zamanda, bazı bağımsız siyasi çevreler, seçimlerin Erdoğan'ın müttefiki partileri lehine düzenlenmesini ihtimal dışı görmediler. 13. Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlarındaki ikinci gerçek, hükümetin politikalarına karşı son iki yıldır protestolara rağmen, ciddi ve eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik krizle boğuşan ve eşi benzeri görülmemiş sorunlar yaşayan Türkiye halkının tepkileridir. Bu arada bu seçimlerde Türkiye hala hala Recep Tayyip Erdoğan'a güvendiğini gösterdi. Bu bağlamda Erdoğan'ın kendini İslamcı tanıtmasının büyük bir etkisi vardır. Öte yandan, Türkiye halkının hala Halk Cumhuriyeti Partisi'ne güvenmediği ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun dini gösterilerine inanmadığı görülüyor. Üçüncü gerçek, 13. Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgilidir. Cumhurbaşkanlığı koalisyonu adayının sloganları, Türk halkının zihninde büyük etki bırakmış, Millet koalisyonunun yabancılara bağımlılığının vurgulanması belki de seçimin seyrini değiştirmiştir.