Türkiye'de ekonomik göstergelerin kaygı verici düzeyde düşmesi
Türkiye ekonomisinin göstergeleri, 13. cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından da kötü gidişatını devam ettiriyor.
Türkiye merkez bankası bu bağlamda yayınladığı raporda " İşsizlik ornı mevcut yılın başına kıyasla 0.1'lik artışla 10.2'ye ulaştı. " ifadelerine yer verdi.
Türkiye İstatistik Merkezi, son hesaplanan istatistiklere dayanarak, bu ülkedeki işsiz sayısının bu yılın başına göre 74 bin kişi artarak toplamda 3 milyon 585 bin kişiye ulaştığını açıkladı. Bu raporda şu ifadeler yer almaktadır: " Türkiye'de iş arayan erkeklerin %8,1'i ve kadınların %14,4'ü işsizdir ve genç nüfustaki işsizlik oranı da %19,1'e yükselmiştir. " İşsizlik oranındaki artış, devam eden ekonomik kriz ve insanların geçim sorunlarına ek olarak, Türkiye'nin yerli ve yabancı sermaye kaçışıyla karşı karşıya olduğu anlamına geliyor. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası son raporunda 2023'ün sadece beş ayında ülkeden 1 milyar 204 milyon dolar sermaye çıkışı olacağını açıkladı. Büyüyen ekonomik sorunlara ek olarak, ekonomi ve finans uzmanları Türkiye'nin ulusal para birimindeki değer kaybının arttığını açıkladı. Bu uzmanların Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin iç politikalarına karşı öngörüsüne göre bu yılın ikinci altı ayında 1 doların fiyatı 25 liraya çıkacak. Bu ekonomik analistler, Erdoğan hükümetinin mevcut politikalarının bir yay gibi hareket ettiğini ve bir anda çökebileceğini belirtiyor.
ABD dolarının değeri 25 Türk Lirası olursa, bu ülkenin ekonomik göstergeleri bir kez daha köklü değişikliklere uğramak zorundadır. Hatta Türkiye'de yoksulluk sınırı daha da yükselecek ve memur maaşları yeni fiyatlarla ilan edilmek zorunda kalacak. Mevcut durumda ve Erdoğan hükümetinin piyasaya dolar enjekte etmek ve banka mevduatlarına ek faiz ödemek zorunda kalması da dahil olmak üzere mevcut mali politikaları ile bir Amerikan dolarının fiyatı 20 lira sınırında tutulması mümkün görünmüyor. Bu bağlamda daha önce Merkez Bankası'nda kıdemli ekonomist olarak görev yapan Prof. Hakan Kara " Erdoğan ve ekonomi takımı, yanlış modellere uyarak hareket ettiler şimdi de son duraktalar, tabiri caizse Türkiye ekonomisinin başına gelmeyen kalmadı. " değerlendirmesinde bulundu. Bu Türk iktisatçıya göre Erdoğan hükümetinin mevcut politikalarıyla hiçbir şey yapılamaz. Bu arada Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Banka mevduat faizlerini yeniden indirecek ve önceki politikalarını sürdürmeye çalışacak. Türkiye Cumhurbaşkanı, mevduat faiz oranını düşürerek enflasyon oranının düşeceği fikrinde ısrar etmeye devam ediyor. Türk uzmanlar ise , Ankara hükümetinin bu fikrinin ve yanlış politikasının yanlış olduğu en az 8 kez kanıtlandığını belirtmektedir.
Bu bağlamda İstanbul Menkul Kıymetler Borsası stratejisti "Gizem Yılmaz Ertem", "Türkiye'deki bazı büyük bankalar, kredi verme ve bazı finansal hesaplamalarda Arjantin modeliyle hareket ediyor. Aynı zamanda Arjantin dünyanın en batık ekonomisi unvanını elinde tutuyor ve bu ülkenin yaptığı büyük hataların ardından Türkiye daha büyük bir çıkmazla karşılaşabilir." değerlendirmesinde bulundu. Şu anda Türkiye'de enflasyon oranı hükümetin yayınladığı resmi istatistiklere göre %78'e ulaşırken, çoğu alanda enflasyon oranı üç haneli rakamlara ulaşarak %115'i aştı. Bu da demek oluyor ki, Türkiye halkı son kırk yılda hiç bu kadar büyük bir mali darboğaza girmemişti. Özetle mevcut durumun pek iç açıcı olmadığı belirtilmelidir.