Türkiye'de MOSSAD için çalışan başka bir casusluk şebekesinin daha çökertilmesi
Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı MİT, Siyonist Rejim İsrail casusluk kurumu MOSSAD'a bağlı Türkiye'de faaliyet gösteren casuslara yönelik yeni bir operasyon gerçekleştirerek, MOSSAD casuslarını yakaladı.
Türkiye istihbaratı Batı Asya ülkelerinden sorumlu 10 ayrı ekibinden oluşan İstihbarata Karşı Koyma (İKK) saha ajanları, Mossad tarafından uzaktan çevrimiçi yönlendirme tekniği kullanılarak, Türkiye'de yaşayan yabancılara yönelik istihbari haber alma, GPS cihazı ile araç takibi, adrese dayalı Wi-Fi cihazların belirlenerek şifrelerinin kırılması ve ikametgah adreslerinin tespit edildiğini belirledi. Ayrıca İsrail rejimi istihbaratının belirlediği kişilere yönelik fiziki takip yaptırarak hedef şahısların ikili buluşmalarının fotoğraflanması ve gözetim altına alınması gibi faaliyetleri belgeli tespit etti.
Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı MİT İstanbul Bölge Başkanlığı İstihbarata Karşı Koyma Daire Başkanlığı birimleri, işgalci rejim İsrail Gizli Servisinin Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği haber alma faaliyetlerini aylarca adım adım takip etti. MİT'in elde ettiği bilgilere göre Mossad, istihbarat ve takip yeteneği olan kişileri özel olarak seçip yurtdışında eğitti. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen siyasal ve askeri casusluk operasyonunda yakalanan Ahmet Koray Özgürün, Alperen Erkut, Halid Alnebhen, Gizvan Amori, Nizar Saaddeddin, Muhammed Murii ve Khaled Nijim adlı 7 kişi, sorgularında Mossad'a çalıştıklarını tek tek itiraf etti. Toplamda 9 hücreyle bağlantılı 56 şahsın Mossad'a çalışarak casusluk yaptığı değerlendiriliyor.
MİT bundan önce de defalarca MOSSAD'ın casuslarını bu ülkede yakalamayı başarmıştı. Irkçı işgal rejimi İsrail, Türkiye'de yoğun şekilde casusluk faaliyetleri yaptığı ifade ediliyor.
Türkiye güvenlik yetkilileri zaman zaman, İsrail rejiminin bölge ve dünya ülkelerinden birine karşı faaliyet yapan Siyonist İsrail casuslarını yakaladığı haberini duyurmakla, bazı siyasi, askeri ve ekonomik hedefler takip ettiği anlaşılıyor. Örneğin MİT geçen Mayıs ayında, MOSSAD tarafından yönlendirilen ve İran'a karşı faaliyet yapan bir casusluk ağını daha çökertmişti.
Kuşkusuz İsrail rejiminin Türkiye'deki casusluk faaliyetleri, hem bu ülke ve hem faaliyet yaptığı diğer ülkelere karşı girişimler sayılıyor. Ancak birinci derecede işgal rejimi, Türkiye'yi parçalama hedefini bu faaliyetler sayesinde izlemekte. Ancak Erdoğan yönetimi döneminde işgal rejiminin bu hedefine ulaşabileceği hiç düşünülmüyor. Türkiye'de iktidar değişirse Siyonist rejim topladığı bilgiler ve casusluk faaliyetlerini bu ülkeye karşı planlarını hayata geçirmek için kullanabileceğini ifade etmek gerek. Türkiye'nin eski başbakanı rahmetli Necmeddin Erbakan 1992 yılında, ABD ve korsan rejim İsrail'in Irak'ın kuzeyinde kendilerine tamamen bağlı olan özerk bir Kürt bölgesi kurmak ve ardından bu yapılanmayı Türkiye'nin güneydoğu sınırlarına doğru genişletmeye çalıştığını söylemişti.
ABD'nin eski başkanı Bill Clinton'un ikinci dönem başkanlığında Dışişleri Bakanı görevini üstlenen Madeleine Albright açık şekilde, "Türkiye Türklere Bırakılmayacak Kadar Değerlidir" ifadesini kullanarak, Amerika'nın şom planlarını ortaya koymuştu. Bu tür açıklamalar ve İsrail rejiminin Türkiye'nin çeşitli kentlerindeki casusluk faaliyetleri, normal bir konu sayılamaz çünkü ABD liderliğindeki Batılı devletler, Türkiye'yi parçalamak için çeşitli yolları denemekte ve ellerinden geleni yapmaktalar.
Türkiye'de MOSSAD'ın casusluk faaliyetlerine rağmen, Ankara yetkilileri ise, MOSSAD ajanlarına karşı zaman zaman operasyon yaparak, kendi ülkelerinin menfaatleri doğrultusunda adımlar atmakta. Kuşkusuz İran, Suudi Arabistan, BAE ve Mısır aleyhinde Türkiye'de faaliyet yapan MOSSAD'a karşı operasyon yapan Ankara yönetimi, MOSSAD'ın diğer ülkelere karşı faaliyetlerini de deşifre edecektir./