Erdoğan’ın Suriye’nin egemenliğini ihlal etme nedeni
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önceki gün Suudi Arabistan dahil Fars Körfezi ülkelerine ziyareti öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, Şam yönetiminin Ankara ile ilişkileri normalleştirme şartını reddederek, bu ülke topraklarındaki Türk askeri gücünün işgalinin süreceğini belirtti.
Türkiye Cumhurbaşkanı Şam yönetiminin ilişkilerin normalleşmesi için Türk askerlerinin bu ülke topraklarından çekilmesine ilişkin şartına işaretle, Türk güçlerinin Suriye’nin topraklarından çekilmeyeceğini, Esad'ın Türkiye’nin Suriye topraklarından çekilme talebinden esef duyduğunu, ancak böyle bir şeyin yaşanmayacağını, zira Türk askerlerinin Suriye topraklarında terörle mücadele ettiklerini ifade etti.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim kampanyası sırasında Suriye ile bir an evvel ilişkileri normalleşme ve milyonlarca Suriyeli sığınmacıyı ülkelerine gönderme vaadinde bulunmuştu. Ancak gelinen aşamada seçimleri bir kez daha kazanan Erdoğan’ın bu açıklaması Suriye işgalinin sürmesi, toprak bütünlüğü ve milli egemenliğinin ihlali sayılıyor. Ankara yetkilileri bundan önce Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı duyduklarını deklare etmişlerdi.
Bu bağlamda Suriye Dışişleri Bakan Yardımsı Eymen Sosan’ın 20 haziranda Kazakistan’ın başkenti Astana görüşmelerinde İran, Rusya, Suriye ve Türkiye dışişleri bakanlarının katılımıyla düzenlenen toplantıda, Türk yetkililerinin Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile ilgili sözlerinin Suriye toprakları üzeriindeki işgalin sürmesiyle bağdaşmadığını ve uluslararası kuralllar ve ülkeler arasında en temel ilişkilerin ihlali sayıldığını belirtmişti.
Anlaşılan Türk askerlerinin Suriye ve Irak topraklarından çekilmesiyle, Ankara yönetiminin güç göstergeleri ortadan kalkacak. Bu nedenle Türk yetkilileri özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye ve Irak topraklarında Türk askeri gücünün varlığının sürmesine vurgu yaparak, bir nevi güç gösterisi yapmaya çalışmaktalar.
Bu bağlamda birçok Türk uzman, Ankara yetkililerinin peş peşe gelen açıklamalarını “kuruntu” niteliyor. Erdoğan son sıralarda yaptığı bir açıklamada geçenlerde başkalarının emrine uyan bir ülke olup, güçlü ülkelerden emir alan Türkiye'nin gelinen aşamada kendi liderliği ve AK Parti’nin çabaları sayesinde, dünyaya emir veren bir güce dönüştüğünü söylemişti.
Karar gazeteci köşe yazarlarından Mehmet Ocaktan, Erdoğan’ın bu sözlerini yanlış olarak niteleyerek, emir veren ve emir alan bir ülke hakkında bu tür ibareler ve vasıfların bugün uluslararası ilişkilerde bir yeri olmadığını kaydetti.
Geçtiğimiz senelerde Ankara yetkilileri, milliyetçi ve Türkçü açıklama ve yaklaşımlarla, Türkiye’yi bölge ve dünyanın en güçlü ülkesi olarak tanımlamaya çalışmışlardı. Oysa Türkiye’de ekonomik krizin patlak vermesi ve ülke halkının geçim sorunlarıyla karşı karşıya kaldıktan sonra 15 Temmuz başarısız darbe girişimine karışmakla suçladığı ülkelere bugün dostluk eli uzatmaya başlamıştır. Erdoğan, Suudi Arabistan, BAE, Mısır, ırkçı İsrail rejimi ve diğer bazı ülkelerin liderlerinden özür dileyerek onlara dostluk eli uzatmıştır.
Anlaşılan, Türkiye Cumhurbaşkanı, Fars Körfezi turu öncesi yaptığı açıklamasında, Suriye topraklarından çekilmeyeceklerini duyurmak suretiyle, son sıralarda Suriye’yi Fars Körfezi İşbirliği Konseyi’ne davet eden bu ülkelerden taviz koparmaya veya bu bağlamda bu ülkelerle pazarlık yapmaya çalışıyor.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu eylemleri, Rusya ve bölgedeki diğer bağımsız ülkelere karşı bir nevi dalga geçme sayılırken Türkiye için de olumsuz sonuçları olabilir. Son zamanlarda Batı ve Arap ülkeleri ile ittifakın Türk halkının ekonomik ve geçim sıkıntılarını azaltabileceği kanaatine varmıştır. Türkiye ihtiyacı olan silahları Rusya'dan satın almıştır ve artık bu ülkeye ihtiyacı kalmamıştır. Bu sayede Amerika'ya ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'ne (NATO) yakınlaşarak eski yoluna dönebilir. Şüphesiz ki Erdoğan hükümetinin son dönemdeki hamlesi, gelecekte Türk halkı için pek çok olumsuz sonuç doğuracaktır.
Hiç şüphesiz Türkiye Cumhurbaşkanı'nın verdiği sözler peş peşe ihlal etmesi, bu ülkenin sorunlarını azaltmakla kalmayacak, gelecekte ülkenin diğer ülkelere olan bağımlılığını da artıracaktır./