MOSSAD'ın Türkiye'deki casusluk hedeflerinin yeni boyutları
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i246644-mossad'ın_türkiye'deki_casusluk_hedeflerinin_yeni_boyutları
Türkiye hükümeti son sıralarda mayıs ayında gözaltına alınan ajanların görevleri hakkında yeni detaylar yayınladı.
(last modified 2023-09-28T11:40:41+00:00 )
Eylül 28, 2023 14:40 Europe/Istanbul
  • MOSSAD'ın Türkiye'deki casusluk hedeflerinin yeni boyutları

Türkiye hükümeti son sıralarda mayıs ayında gözaltına alınan ajanların görevleri hakkında yeni detaylar yayınladı.

Türkiye İstihbarat Teşkilatı MİT'in raporuna göre, bu dosyasının esas sanığı Türkiye'de yaşayan Arap kökenli bir kişidir. Söz konusu ajan, güvenlik açısından MOSSAD'ın saldırı için daha fazla elverişli olabilecek imkanları tespit edip, bir sonraki aşamada MOSSAD'ın suikast timlerinin, kendi terör eylemlerini hayata geçirebilmeleri için çalışıyordu. Bu casusluk şebekesinin 2018 yılından beri MOSSAD için çoğu Filistinli olmak üzere 77 Arap vatandaşı hakkında bilgi topladığı tespit edilmiştir. Siyonist rejim Mossad casusluk ekibinin üyelerinin yakalanması ve şebekenin çökertilmesi sırasında 17 kişi takibe alındı, aralarından 6’nın tutukluluk durumu devam ediyor.
Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı daha önceki raporlarında bu bağlamda yaptığı açıklamada, MOSSAD tarafından yönetilen ve İran aleyhinde faaliyet yapan bir casusluk şebekesini tespit edip, çökerttiğini duyurmuştu. Ondan önce de Türk yetkilileri, Siyonist rejim İsrail ile ilişkileri yeniden başlatma çabalarını doruk noktaya çıkarttıkları sırada da, korsan rejim İsrail'e ait bir casusluk ağı, hükümete bağlı ve Erdoğan'ın yaşadığı yerleri tespit  etmeye çalışırken MİT tarafından tespit edilerek, imha edildiğini duyurmuştu.
Buna rağmen Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı MİT'in yeni raporunda, işgal rejimi İsrail'in politikalarına karşı çıkan Filistin ve Lübnan uyruklu 77 kişi aleyhinde bilgi toplayan MOSSAD'ın casusluk ağının  bu ülkede 56 aktif üyesi olduğu, MİT'in mayıs ayında bunlardan 17'sini gözaltına almayı başardığı ifade edildi.
Bu bağlamda Türkiye'nin eski başbakanlarından ve Refah Partisi lideri merhum Necmeddin Erbakan 1992 yılında şöyle demişti: ABD ve İsrail rejimi, Irak'ın kuzeyindeki Kürt bölgelerinde tümüyle kendi emirlerinde olan bir özerk bölge kurmaya çalışıyorlar. Onlar ardından bu yapıyı Türkiye'nin güneydoğusuna kadar yaymaya çalışacaklardır."
Türkiye güvenlik yetkilileri zaman zaman, siyonist İsrail rejiminin bölge ve dünya ülkelerinden birine karşı faaliyet yapan Siyonist İsrail casuslarını yakaladığı haberini duyurmakla, bazı siyasi, askeri ve ekonomik hedefler takip ettiği anlaşılıyor. Örneğin MİT geçen Mayıs  ayında, MOSSAD tarafından yönlendirilen ve İran'a karşı faaliyet yapan bir casusluk ağını daha çökerttiğini duyurmuştu.
Hiç kuşkusuz Siyonist İsrail rejiminin Türkiye'deki casusluk faaliyetleri, hem bu ülke ve hem faaliyet yaptığı diğer ülkelere karşı girişimler sayılıyor. Ancak korsan işgal rejimi birinci derecede, Türkiye'yi parçalama hedefini bu faaliyetler sayesinde izlemekte. Ancak AKP başkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimi döneminde işgal rejiminin bu hedefine ulaşabileceği hiç düşünülmüyor.
Türkiye'de iktidar değişirse Siyonist rejim topladığı bilgiler ve casusluk faaliyetlerini bu ülkeye karşı planlarını hayata geçirmek için kullanabileceğini ifade etmek gerek. Türkiye'nin eski başbakanı rahmetli Necmeddin Erbakan 1992 yılında, ABD ve korsan rejim İsrail'in Irak'ın kuzeyinde kendilerine tamamen bağlı olan özerk bir Kürt bölgesi kurmak ve ardından bu yapılanmayı Türkiye'nin güneydoğu sınırlarına doğru genişletmeye çalıştığına dair uyarıda bulunmuştu.
ABD'nin eski başkanı Bill Clinton'un ikinci dönem başkanlığında Dışişleri Bakanı görevini üstlenen Madeleine Albright açık şekilde, "Türkiye, Türklere bırakılmayacak kadar değerlidir" ifadesini kullanarak, Amerika'nın şom planlarını ortaya koymuştu. Bu tür açıklamalar ve bebek katili İsrail rejiminin Türkiye'nin çeşitli kentlerindeki casusluk faaliyetleri, normal bir konu sayılamaz çünkü ABD liderliğindeki Batılı devletler, Türkiye'yi parçalamak için çeşitli yolları denemekte ve ellerinden geleni yapmaktalar.
Sonuç itibarıyla, Türkiye'deki mevcut şartlar dikkate alınırsa, şöyle ifade etmek gerekiyor ki, Türk siyasetçileri, Müslüman milletlere karşı taraflarla ilişkilerini geliştirdikçe, orta ve uzun vadede Türkiye'nin milli çıkarlarını zan altında bırakacaklar, başka bir ifade ile, Siyonist rejim İsrail ve ABD ile dostluk politikalarından pek çıkar elde etmezken üstelik zararlı da çıkacaklardır./