Türkiye'de ekonomik kriz ve Merkez Bankası'nın yeni başkanının istifası
Türkiye'deki ekonomik kriz olduğu gibi devam ederken, Türkiye Merkez Bankası başkanı Bayan "Hafize Gaye Erkan”ın beklenmedik istifası, Türkiye piyasasını yeni ve büyük bir şokla karşı karşıya bıraktı.
Türkiye meseleleri uzmanları, ileri sürdükleri görüşlerinde, Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan'ın beklenmedik istifasının nedenlerinden birinin, başörtülü bir kadın çalışanın Merkez Bankası başkanının babası tarafından işten çıkarılması olduğunu ifade ediyorlar.
Türkiye haber çevreleri, Hafize Gaye Erkan’ın Merkez Bankası başkanlığından istifa ettiği üzerinde ısrarla dururken, görünüşe göre Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Merkez Bankası başkanını istifaya zorladığı anlaşılıyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni kararında Gaye Erkan’ın istifaya mecbur bırakıldığı anlaşılıyor.
Gaye Erkan, sosyal medya hesabından yayınladığı mesajda "Sayın Cumhurbaşkanımızdan ilk günden beri şerefle yürüttüğüm görevimden affımı talep etmiş bulunuyorum" dedi. Gaye Erkan istifa ettiğini söylese de gece yarısı yayımlanan Resmî Gazete'de Erkan'ın "görevden alındığı" belirtildi.
Türkiye Cumhurbaşkanı, daha önce merkez bankası başkanlarının görevden alınma nedenlerine ilişkin yaptığı bir konuşmada "Kabine üyeleri ve çeşitli bakanlıkların başkanlarının ona itaat etmeleri gerektiğini" açıkça belirtti.
Türk ekonomi uzmanları, Erdoğan'ın bu yanlış stratejiyi benimsemesinin ve para, finans ve döviz politikalarının belirlenmesine doğrudan müdahalesinin, Türk ekonomisine 100 milyar dolardan fazla zarar verdiğini ifade ediyorlar. Bu yüzden Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve TCMB’nın müstafi başkanı Hafize Gaye Erkan, ancak cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onların işine karışmaması şartı ile bu sorumlulukları kabul ettiklerini belirttiler.
Mevcut durumda, Hafize Gaye Erkan’ın görevden alınmasının temel nedeninin, üst düzey ekonomi yetkililerinin Türkiye'deki parasal ve mali krizi kontrol edememesi olduğu görülüyor.
Şimdi TCMB başkanının beklenmedik istifası ardından, bu ülkenin ekonomi alanında tanınmış simaları, kendi görüş ve değerlendirmelerini sosyal medyadan paylaşırken, ekonomi çevrelerinde çeşitli görüşleri gündeme taşıyorlar. Görünen o ki Türkiye ekonomisi kendi ayakları üzerinde durma gücünü kaybettiği noktaya varmıştır. Hiç şüphesiz, enflasyon oranındaki benzeri görülmemiş artışın yanı sıra, ulusal para birimindeki değer kaybı, işsizliğin artması ve iş arayan gençlerin istihdamının azalması, beyinlerin, yerli ve yabancı sermayenin ülkeden kaçışına yol açmışken bu süreç devam edecektir. Bu durumda Ankara hükûmetinin askerî gücünü kuvvetlendirme çabaları, Suriye ve Irak'ı işgal etme politikası ve Kafkasya'daki askerî varlığı, Türkiye'nin ekonomik sorunlarını önemli ölçüde ağırlaştırmıştır.
Ekonomik krizin yol açtığı sorunların sona ermesi için Türk yetkililerinin askerî politikalardan vazgeçmek ve komşu ülkelerin işgaline son vermekten başka çaresi yok. Ankara hükûmetinin Türkiye'deki ekonomik krizi çözmeye yönelik çabaları kısa vadeli ve orta vadeli politikalarda özetlense de, bu politikaların bu ülkenin mevcut ekonomik krizine cevap olmadığı konusunda şüphe yoktur.
Tüm bu gerçeklere dayanarak, Erdoğan hükûmetinin, üst düzey ekonomi yetkililerini görevden alarak ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetinin güvendiği kişileri hassas görevlere getirmekle ülkenin ekonomik krizini sona erdiremez. Ankara hükûmet yetkilileri, Türk ordusunun Suriye ve Irak'a girmesinden bu yana Türkiye'nin ekonomik sorunlarının yoğunlaştığının farkında.
Aynı zamanda, eski Amerika Başkanı Donald Trump'ın tehdidinden bu yana Türkiye'nin ekonomik krizi de artıyor. Aslında Türkiye’nin günümüzde yaşadığı ekonomik kriz, bu ülke ekonomisinin yumuşak karnının Amerika ve Avrupa Birliği tarafından bilinmesidir. /