Türkiye ile Avrupa ilişkileri zorlu yolda
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i64760-türkiye_ile_avrupa_ilişkileri_zorlu_yolda
Türkiye ile Avrupalı ülkeler arasında anayasa değişikliği referandumu ile ilgili miting krizi devam ediyor. Bu bağlamda, Berlin de Türk siyasetçilerin bu ülkeye ziyaretinin engellenebileceğini duyururken, Ankara da AB ile göç anlaşmasını iptal edebileceğini bildirdi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mart 16, 2017 03:18 Europe/Istanbul
  • Türkiye ile Avrupa ilişkileri zorlu yolda

Türkiye ile Avrupalı ülkeler arasında anayasa değişikliği referandumu ile ilgili miting krizi devam ediyor. Bu bağlamda, Berlin de Türk siyasetçilerin bu ülkeye ziyaretinin engellenebileceğini duyururken, Ankara da AB ile göç anlaşmasını iptal edebileceğini bildirdi.

Almanya Başbakanı Özel Kalem Müdürü Peter Altmayer, Berlin yönetiminin Türk politikacıların Almanya’ya girişini engelleme yetkisine sahip olduğu uyarısında bulundu. Ankara yetkililerinin çıkardığı gerginliği sert bir dille eleştiren Altmayer, Türkiyeli yetkililerin Almanya’da seçim politikalarını ve bu ülke hakkında Nazi benzetmesi yapmasına tepki gösterdi. Altmayer, Berlin yönetimi Nazi benzetmesini ve tuhaf suçlamaları asla tahammül etmeyeceğini, ancak karşı tarafın sorumsuz davranışları iki ülke arasındaki ilişkileri tehlikeye atmasına müsaade etmeyeceğini vurguladı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, Avrupa Birliği tarafından Türk vatandaşlarına vize muafiyeti getirilmemesi halinde, Türkiye ile AB arasındaki göç anlaşmasının lağvedilebileceğini ima etti.

Almanya başta olmak üzere Avrupalı ülkeler ile Türkiye ilişkilerindeki gerilim, Erdoğan yönetiminin Avrupalı ülkelerdeki Türkleri anayasa değişikliği referandumu ile ilgili mitinge katılmaya teşvik etmek ve Türk bakanları, bu ülkelere göndermek suretiyle, milliyetçi duygularını galeyana getirerek, referandumda Türklerin evet oyunu kazanmaya çalışmasının ardından başladı.

Avrupa'da 5 milyonu aşkın Türk'ün yaşadığı ve 2 milyondan fazlasının da oy kullanma şartlarına sahip olduğu ifade ediliyor. Yurt içinde ve dışındaki Türkler'in anayasa değişikliği referandumuna evet oyu vermesi halinde, Türkiye, parlamento sisteminden başkanlık sistemine geçmiş olacak ve Cumhurbaşkanı olaran Recep Tayyip Erdoğan'ın yetki alanı da önemli ölçüde artmış olacak.

Almanya ise, Türkiye'de gücün Erdoğan'ın elinde toplanmasına olumlu bakmıyor ve güvenlik gerekçesiyle, bu ülkede yaşayan Türklerin propaganda yapmasına karşı çıkıyor. Hollanda, Avusturya, İsviçre ve İsveç de, bu bağlamda Almanya'nın yolunda gitmeyi tercih etmiş bulunuyorlar. Ancak Avrupalı hükümetler, güvenlik nedenlerin yanısıra, Erdoğan yönetiminin Avrupa'nın Türkiye'de 15 Temmuz başarısız darbe girişimine destek vermek suçlamalarının sürmesinden endişe duymaktalar. 

Bundan önce de, bazı Türk diplomat ve askerlerin Almanya'ya sığınması, iki ülke ilişkilerini zaten germişti. Avrupalı ülkelerin Erdoğan yönetiminin bu ülkelerde referandum mitingi düzenlemesine engel olmaları, Ankara yönetiminin Almanya ve Avrupalı ülkeleri ifade özgürlüğü ve demokrasi ilklerini ihlal etmekle suçlamasına neden oldu. Erdoğan yönetimi, Almanya ve diğer Avrupalı ülkelerini, Türkiye'nin iç işlerine karışmak, seçim sürecine yön vermek, faşizm, Nazizm  ve terörizme destek vermekle de suçlamıştır.

Türkiye ile Avrupa ilişkilerinde gerilim çıkması ardından AB, Türkiye'nin göç anlaşmasından geri çekilebileceğinden endişe duymaktadır.Diğer yandan, Türkiye, AB'ye üye olmaya çalışıyor ve bu birlik, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı sayılıyor. Ayrıca, Türkiye'ye seyahat için gelen turistlerin büyük kısmını Avrupa vatandaşları teşkil ediyor. Görünen o ki Türkiye ve Avrupa ilişkilerindeki bu mülahazalara rağmen, Erdoğan yönetiminin Türklerin milliyetçi duygularını harekete geçirmek için Nisan ayında düzenlenecek referanduma kadar Avrupa'yı eleştirmeye devam edecek.

Buna ilaveten, Erdoğan, AB ile sorun yaşayan Trump başkanlığındaki ABD'nin, Avrupa'da yeni rol ifa edebileceğini temenni ediyor. Erdoğan yönetimi ayrıca, Avrupa'nın baskıları karşısında, Rusya ile ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor.

Avrupa ülkelerinde düzenlenecek seçimler ve seçmenlerin baskın kısmının göçmen karşıtı aşırı sağcılara yönelmesine göre, Avrupalı devletlerin aşırı sağcıları zayıflatmak için en azından seçimlere kadar, Türkiye'nin eleştirileri karşısında geri adım atmayacağı ifade edilebilir./