Türkiye'den AB'ye yeni tehdit!
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i67556-türkiye'den_ab'ye_yeni_tehdit!
Türkiye dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Birliği ile varılan mülteciler anlaşmasının, Türkiye vatandaşlarına vize verilmemesi halinde feshedilebileceği uyarısında bulundu.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Nisan 15, 2017 07:54 Europe/Istanbul
  • Türkiye'den AB'ye yeni tehdit!

Türkiye dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Birliği ile varılan mülteciler anlaşmasının, Türkiye vatandaşlarına vize verilmemesi halinde feshedilebileceği uyarısında bulundu.

Çavuşoğlu, dün yaptığı açıklamada, Türkiye'den mültecilerin Avrupa gidişlerinin durdurulması ve Türkiye vatandaşlarına vizenin kaldırılmasının anlaşmanın aynı anda yapılması gereken maddesi olduğunu belirterek bunlardan birinin ihlal edilmesi halinde Türkiye'nin anlaşmayı yeniden gözden geçirme ve askıya alma hakkının olduğunu söyledi. 

Mart 2016 tarihinde Türkiye ve Avrupa Birliği arasında varılan anlaşmaya göre, Avrupa Birliği, Ege denizinden Yunanistan'a kaçak giden bütün mültecilerin Türkiye'ye iade edilmesini kabul etmiş ve buna karşı da Avrupa Türkiye'de bulunan Suriyeli binlerce mültecinin Avrupa'ya girmesine izin vermeyi ve bir kaç milyar Euroluk yardımda bulunmayı kabul etmişti.

Bu arada Türkiye ve Avrupa Birliği arasında 2013 yılında yapılan müzakerelerde Avrupa'ya gitmek isteyen Türkiye vatandaşlarına 90 gün için vizesiz giriş izni konusu ele alınmıştı ve geçen yıl mart ayında da  iki taraf yeniden bu konuyu ele almış ama bu zamana kadar Türkiye vatandaşlarının Avrupa'ya vizesiz girmeleri uygulamaya girememiştir. 

Türkiye'de 15 Haziran 2016 başarısız darbe girişimi ardından ülkede yaşanan geniş çaplı tutuklama, işten atma ve temizlik operasyonları ardından AB'den Erdoğan'a ve Ankara hükümetine sert eleştiriler gelmiş ve bu mesele ikili arasındaki ilişkiler düzeyini oldukça düşürmüş ve ciddi anlaşmazlıkların baş göstermesine neden olmuştur. Özellikle son dönemde, Erdoğan ve bazı Türk makamlarının AB liderlerine yönelik ağır eleştiriler yöneltmesi, hatta Merkel gibi bazı Avrupalı yetkiliyi Nazi suçlamaları ve ardından referandum çalışmalarıyla ilgili bir takım üst düzey Türk yetkilinin Avrupa ülkelerinde miting düzenleme girişimlerinin engellenmesi Ankara ile bilhassa Almanya, Hollanda ve Avusturya ilişkilerini büsbütün germiş ve ciddi krize neden olmuştur. Zira başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkeleri için yapılan 'Nazi' ve 'Faşist' gibi tanımlamalar Avrupa ülkeleri için kabul edilemezdi.

Türkiye ve AB ilişkilerinin giderek krizi girmesi ise AB yetkilileri tarafından Ankara yönetimi ve bilhassa Erdoğan hakkında sert eleştirilerin gelmesine neden olmuştur. Nitekim Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son dönemdeki söylemlerini ağır bir dille eleştirdi.

Müslüman kökenli göçmenler için “Ülkemiz ve vatanseverliğimiz için özel zorluklar oluşturuyorlar” diyen Schäuble, bu nedenle Almanya’da on yıl önce İslam Konferansını başlattıklarını söyledi. Uyum konusunda geriye doğru bir gidiş olduğunu kaydeden Schäuble,” Şu anda biz aslında acı bir gerileme yaşıyoruz. Erdoğan’ın söylemleri beni hayrete düşürüyor. Bu söylem, Almanya’da uyum konusunda onlarca yılda elde edilen gelişmeleri kısa sürede yok ediyor. Oluşan zararın giderilmesi uzun yıllar alacak” ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalar sonrası şimdi ise Türkiye Dışişleri bakanı Çavuşoğlu son açıklamasıyla AB'yi iki ülke arasındaki anlaşmaları gözden geçirmekle tehdit ederek gelinen noktayı daha belirsiz bir konuma sürmektedir. AB'nin üst düzey yetkilileri Türkiye'yi defalarca mülteciler meselesini kendi siyasi amaçları doğrultusunda kullanmakla suçlamış ve Ankara'nın şantajları karşısında teslim olmayacaklarını bildirmişlerdir.

Diğer yandan Türk uzmanlar da Türkiye-AB ilişkilerinde bugün yaşanan krizin, 1997’den farklı olarak, siyasi-ekonomik, kültürel-idari boyutların tümünü kapsayan ve geri dönüşü çok zor olabilecek 'büyük ve bütünsel kriz' riskini taşıdığını bildirmekteler. Ankara AB'yi yapılan anlaşma metnine uymamak ve vize konusunda kendi üzerine düşeni yapmamakla suçlayarak bu anlaşmanın asıl bel kemiğini oluşturan mülteciler meselesini Türkiye'nin gözden geçirebileceğini belirtmekteler. Şimdiye kadar AB'nin Türkiye ile ilgili asıl kaygısını mülteciler anlaşmasına bağlı kalıp kalmayacağı oluştururken şimdi bir de yeni Osmancılık ve Türkiye idari sisteminin parlamento sisteminden başkanlık sistemine değiştirilmesi kaygısı eklenmiş ve bu da ikili ilişkileri belirsiz bir havaya bürümüştür.