AB'den Türkiye'ye Uyarı: Ulusal mutabakat sağlanmalı
https://parstoday.ir/tr/news/turkey-i67776-ab'den_türkiye'ye_uyarı_ulusal_mutabakat_sağlanmalı
AB Türkiye anayasa değişikliği referandumu sonrası yaptığı ilk açıklamada anayasa değişikliğinin az bir farkla kabul edilmesinin dikkate alınarak ulusal mutabakatın sağlanması gerektiğini bildirdi.
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Nisan 17, 2017 11:44 Europe/Istanbul
  • AB'den Türkiye'ye Uyarı: Ulusal mutabakat sağlanmalı

AB Türkiye anayasa değişikliği referandumu sonrası yaptığı ilk açıklamada anayasa değişikliğinin az bir farkla kabul edilmesinin dikkate alınarak ulusal mutabakatın sağlanması gerektiğini bildirdi.

AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, halk oylaması sonucuna ilişkin ortak yazılı bir açıklama yaptı.

Sonucun not alındığının belirtildiği açıklamada, "usulsüzlük iddiaları" dahil Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın (AGİT) Uluslararası Gözlem Misyonunu'nun değerlendirmesinin beklendiği kaydedildi.

Anayasa değişikliğinin ve özellikle de pratikteki uygulamasının, Türkiye'nin AB adayı bir ülke ve Avrupa Konseyi üyesi yükümlülükleri ışığında değerlendirileceği ifade edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:"Türkiye'yi, Avrupa Konseyi'nin olağanüstü hale ilişkin de olmak üzere endişeleri ve önerilerini ele almaya teşvik ediyoruz. Halk oylamasının yakın sonucu ve anayasa değişikliğinin kapsamlı sonuçlarına bakarak, Türk yetkilileri (anayasa değişikliğini) uygulamada mümkün olan en geniş kapsamlı uzlaşıyı aramaya davet ediyoruz." 

Türkiye anayasa değişikliği referandumu sonuçları, defalarca bu değişikliğe karşı çıkan AB yetkililer için bir şok etkisi yarattığı gibi hatta bu durumu Türkiye'nin AB'den uzaklaşması ve tecridi yönünde son darbe olarak nitelemek mümkündür. Bu referandum sonuçlarının Türkiye ile AB arasındaki üyelik görüşmeleri bağlarını tamamen koparabileceği belirtilmekte.

Daha doğrusu şimdiye kadar Türkiye yönetiminin AB'ye üyelik yarışında geri kalmasından tedirginlik duyan AB yetkilileri şimdi bu yeni anayasa değişikliğinin kabul edilmesiyle ülkenin idari sisteminin parlamento sisteminden tek adamlık idare sistemi ve diktatörlüğe dönüşmesi karşısında ciddi kaygılar taşıdığını her fırsatta dillendirmektedir.

AB yetkilileri Türkiye'de hükümet sisteminin parlamento sisteminden başkanlık sistemine geçmesi ve özellikle başbakanlık kurumunun kaldırılarak tüm bakanların tek bir kişiye bağlanması karşısında ciddi kaygı duymaktalar. Nitekim bu kaygılardan ötürüdür ki AB liderleri ortak yazılı açıklamasında Ankara yönetiminden mevcut şaibeler ve kaygıların giderilmesi konusunda gerekli adımları atması ve bu kaygılara son son vermesi istenmiştir.

Bilindiği üzere Türkiye hükümeti ile AB arasındaki ilişkiler ikili ilişkiler tarihinde hiç olmadığı kadar ihtilaflı ve kritik geçmektedir. Özellikle son referandum öncesi bazı Türk makamlarının Avrupa ülkelerinde seçmenlere yönelik miting düzenlemek istemelerine izin verilmemesi ardından bu anlaşmazlıklar zirveye tırmanmış ve bunun üzereni Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya başbakanı Merkez ve diğer bazılarının nazicilik ve faşizmlikle suçlamıştır. Buna karşılık AB yetkilileri ise daha önce Türk hükümetinin AB'yi 15 Temmuz başarısız darbeyi desteklemek veya Mart 2016 anlaşmasında belirtilen vaatlerin AB tarafından yerine getirtilmediği iddialarının asılsız olduğunu ve gerçekleri yansıtmadığını belirterek özellikle Türkiye'nin gerek Suriyeli sığınmacılar konusunda sağlanan anlaşmaya bağlı kalmaması ve gerekse de yeni anayasa değişikliğinde tek kişilik yönetim tarzına geçilerek tüm yetkilerin tek bir kişinin kontrolü altında toplanmasına şiddetle karşı çıkmaktadır.

AB yetkilileri açısından Erdoğan son anayasa değişikliği ve referandumda kabul edilmesiyle aşırı bir yetki ve güç elde edip ve ülke idaresinde tek kişilik dönemi başlamış bulunmaktadır.

Erdoğan artık bu yetkililerle bakanları rahatlık atayabilir veya görevden alabilir ve kendi arzu ve icraatını rahatlıkla halka tahmil ettirebilir. Bu yeni anayasa değişikliğiyle ayrıca yargı artık önümüzdeki dönemde kendi bağımsızlığını kaybederek hükümetin kontrolü altına geçecektir.

Dolayısıyla AB liderleri açısından bu mesele Türkiye'nin üyelik konusunda AB kriterlerinden geri adım atması anlamında olabileceği gibi hatta siyasi ve devlet alanında bir nevi geri dönüş manasındadır da.