Alman yetkilinin Türkiye'ye silah ihracatının durdurulması talebi
Yeşiller Partili Almanya Meclisi Başkan Yardımcısı Claudia Roth, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın diktatörleşmek istediğine işaretle, Türkiye'ye silah ihracatının durdurulması ve bu ülke ile imzalanan göç anlaşmasının iptal edilmesini istedi. Sözkonusu Alman yetkili, çok sayıda Türk vatandaşın Almanya'da yaşamasını Erdoğan'ın istismar ettiğini belirtti.
Almanya Meclisi'nin Yeşil Partili Başkan Yardımcısı, Berlin ile Ankara arasında giderek derinleşen anlaşmazlıklar ve Türkiye'nin Alman vekillere bu ülkedeki askeri üsleri ziyaret etmelerine izin vermemesinin ardından Ankara'ya yönelik sert açıklamalarda bulundu.
Türkiye son sıralarda bir kez daha Konya'daki bir hava üssünde bulunan Alman askerleri ziyaret etmek isteyen Alman vekillere vize vermekten kaçındı.
Türkiye'nin bu girişimi, Alman yetkililerini derinden öfkelendirdi, nitekim bazı Alman yetkiler ve parti liderleri ayrı ayrı açıklamalar yaparak, Ankara'ya tepki göstermiş oldular.
Birkaç ay önce de Ankara, Alman vekillere, İncirlik Üssü'nü ziyaret etmelerine izin vermedi.
Türkiye'nin bu girişiminin ardından Berlin kendi askerlerini İncirlik'ten çekerek, Ürdün'deki bir üsse konuşlandırmış oldu.
Türkiye'nin bu göstermelik girişimden amacının özelde Almanya ve genelde AB'nin talepleri karşısında teslim olmayacağı mesajını vermek olduğu düşünülüyor.
Türkiye, Alman vekillere izin vermemesi ile ilgili kararını izah ederken, Berlin ve Ankara'nın ilişkilerinin ciddi biçimde gerildiği için bu ziyareti ertelediğini bildirdi.
Ankara'nın Berlin'ın taleplerine karşı izlediği bu tutum yüzünden Almanya Meclisi Başkan Yardımcısı, Türkiye'ye silah ihracatının durdurulmasını istedi.
Aynı Alman yetkili, Türkiye askerlerinin Kürt bölgelerde şiddetine devam ettiğine temasla, bu şartlar altında Almanya'nın Türkiye'ye silah ihraç etme politikasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Esasında, Berlin' askerlerini İncirlik'ten çekip, Ürdün'deki üsse konuşlandırmak suretiyle, Türkiye'nin AB ve NATO'daki konumuna darbe vurmuş oldu.
Türkiye ile AB ilişkilerinin etkisi altında Berlin ile Ankara münasebetleri geçtiğimiz bir senede birçok olumsuz gelişmelere sahne oldu.
Birinci mesele şu ki Türkiye'deki 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından Ankara, Almanya başta olmak üzere AB'nin darbe karşısında duyarsız kaldığı için sert şekilde eleştiride bulundu.
Sürecin devamında AB ve Almanya yetkilileri de, Türkiye yönetiminin darbecilere karşı tutumu ve de AB'ye üyelik süreci ile ilgili yükümlülüklerini ihlal etmesini sert şekilde eleştirdi.
İkinci mesele ise, Almanya Başbakanı ve Dışişleri Bakanı başta olmak üzere üst düzey Avrupalı yetkililerin yoğun eleştirisini beraberinde getiren Türkiye'de Nisan 2016'ta düzenlenen anayasa değişikliği referandumu oldu. Almanlar'a göre, sözkonusu referandum ve onu takip eden girişimler, Türkiye'de büyük bir gerileme ve yozlaşma sayılıyor.
Buna karşı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hiç görülmemiş şekilde, Almanya yönetiminin girişimlerini Nazilerinkilere benzeterek, Berlin'e sert tepki gösterdi.
Ayrıca, Türkiye'de idam cezasının geri getirilmesi referandumunun gündeme getirilmesinin ardından, Almanya'daki Sosyal Demokrat ve Hristiyan Demokrat partileri, idam cezasının getirilmesi halinde Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nden çıkarılması tehdidinde bulundular.
Sözkonusu Almanya merkezli partiler, idam cezasının yeniden getirilmesini, Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinden çıkacağı ve Avrupa Konseyindeki üyeliğinin son bulacağı anlamında olacağını düşünüyorlar.
Böylece Almanya ile Türkiye ilişkileri mevcut dönemde çök kötü durumda bulunuyor.
Bu Bağlamda Alman gazeteci-yazar Piter Philip, Şafakna haber ajansına verdiği demeçte, Türkiye yetkililerinin üslubunun değişmesi gerektiğini belirterek, Ankara siyasilerinin Almanya'nın politikasını Nazi dönemine benzettikleri sürece, iki ülkenin münasebetlerinin iyileşmesinin beklenmediğini kaydetti.
Türkiye'nin girişimleri ve Alman yetkililerin yaptığı açıklamaları göz önünde bulundurulduğunda, Berlin ile Ankara arasındaki gerilimin daha da artacağı ifade edilebilir.
Gerilimin tırmanması ise Almanya'nın AB'deki nüfuzuna göre, Türkiye'nin AB'ye üyelik şansının azalması anlamına geliyor.