Merkel’in Türkiye’yi tehdit etmesi üzerine
-
Merkel’in Türkiye’yi tehdit etmesi üzerine
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye’de iki Türk asıllı Almanya vatandaşının tutuklanmasına gösterdiği tepkide Ankara ile ilişkileri yeniden gözden geçirmekle tehdit etti.
Nuremberg kentinde düzenlediği basın toplantısında Berlin yönetimi bundan önce Ankara ile ilişkilerini ıslah ettiğine işaret eden Almanya Başbakanı Angela Merkel, iki Almanya vatandaşının tutuklanmasına kesin bir şekilde tepki vermeleri gerektiğini kaydetti. Merkel, Türkiye’de son gelişmeler ve oluşan şartlar ve iki vatandaşlarının tutuklanması Berlin yönetimini Ankara ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmeye sevk ettiğini kaydetti. Merkel ayrıca Türkiye’nin davranışlarına işaret ederek bu ülkenin AB ile gümrük anlaşmasını genişletmesi ile ilgili müzakerelerin durdurulduğuna değindi.
Son aylarda bir çok alanda yaşanan çeşitli gelişmeler Almanya ile Türkiye ilişkilerinde gerginlik yarattığı gözleniyor. Türkiye yönetiminin 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen başarısız darbe girişiminden sonra muhaliflere karşı uygulamaları, Ankara ile Berlin ilişkilerinde gerginliklerin başladığı nokta oldu. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nur cemaati lideri Fethullah Gülen’i 15 Temmuz askeri darbesinden sorumlu tutuyor. Ankara yönetimi başarısız darbenin ardından binlerce kişiyi tutukladı ve on binlerce kişiyi de yargı, askeri, güvenlik ve eğitim kurumlarından ihraç etti. Türkiye’de tutuklanan kişilerin arasında 12 Almanya vatandaşı da bulunuyor. tutuklanan bu kişiler darbecilerle işbirliği yapmakla suçlanıyor. Bu arada tutuklanan Almanya vatandaşları arasında dört kişinin çifte vatandaşlığı bulunduğu anlaşılıyor. Bunlardan ikisi ise 31 Ağustos Perşembe günü Antalya havaalanında tutuklandı. Ancak bu tutuklamalar Almanya’da geniş tepkilere neden oldu.
Almanya Başbakanı Angela Merkel bundan önce de Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sert eleştiriler yöneltmişti. Erdoğan ise Alman başbakana gösterdiği tepkide onu Nazilere benzetti. Ancak Almanya’da Türkiye’ye yönelik eleştiriler sadece hristiyan demokrat parti ile sınırlı kalmadığı anlaşılıyor.
Almanya’da 24 Eylül’de parlamento seçimleri düzenleniyor ve bu ülkenin siyasi partileri daha sert sloganları gündeme getirerek Erdoğan karşıtı oluşan atmosferden azami ölçüde yararlanmaya çalışıyor. Almanya’nın osyal demokrat partisinden başbakanlık adayı olan Martin Schultz ise Berlin yönetimine sunduğu öneride, AB’nin Türkiye’ye bu birliğe üyeliği doğrultusunda hiç bir para ödememesini gündeme getirdi.
Sosyal hristiyan partinin lideri Horst Zihover de Türkiye’de iki Almanya vatandaşının tutuklanmasına gösterdiği tepkide, artık bu sürece dur deme zamanı geldiğini, AB ve Berlin yönetimi Ankara’ya açık ve net mesajlar göndermeleri gerektiğini belirtti. Alman politikacı ayrıca Türkiye’nin AB üyelik müzakereleri ve birliğin bu yönde Türkiye’ye yaptığı mali yardımların durdurulması gerektiğini vurguladı.
Almanya’nın sol partisi de Berlin yönetimini Ankara yönetimine karşı kesin tavır koymakta tereddütlü devranmakla suçlaya ve Alman vatandaşların Türkiye seyahati konusunda resmen uyarılmasını istedi.
Bu arada son aylarda Almanya ve Türkiye’nin karşılıklı birbirini ağır suçlarla suçladığı da belirtilmelidir, gerçi bu suçlamalara verilen tepkilerin de sadece tehdit ve uyarı seviyesinde kaldığı anlaşılıyor. Zira her iki taraf siyasi, iktisadi ve güvenlik açılarından birbirine muhtaç olduklarının bilincindedir. AB ile Türkiye arasında en önemli işbirliği anlaşması Türkiye’nin Avrupa’ya sığınmacı akınını durdurmakla ilgili anlaşmadır. Bu anlaşma Merkel karnesinde önemli bir başarı olarak yer alıyor. Bu yüzden ve iki tarafın birbirine ihtiyacı yüzünden mevcut gerginliğin uyarı seviyesini aşmayacağı anlaşılıyor.